Stowed türkçesi Stowed nedir

Stowed ile ilgili cümleler

English: He bestowed a large amount of money on the institute.
Turkish: Enstitüye büyük miktarda para bağışladı.

English: Guide us to the straight path – the path of those upon whom You have bestowed favor, not of those who have evoked Your anger or of those who are astray.
Turkish: Hidayet eyle bizi doğru yola, o kendilerine nimet verdiğin mutlu kimselerin yoluna; o gazaba uğramışların ve o sapmışların yoluna değil.

English: The college bestowed an honorary degree on him.
Turkish: Üniversite ona fahri doktora unvanı verdi.

Stowed ingilizcede ne demek, Stowed nerede nasıl kullanılır?

Bestowed : Bağışlanmış. Vermek. Hediye etmek. Bağışlamak. Verilmiş. Yerine koymak. Bağışlayan.

Harriet beecher stowe : (1811-1896) zenci amerikalı yazar ve kölelik karşıtı. Tom amcanın kulübesi kitabının yazarı.

Stower : İstifçi. İstifçi işçi. İstifleme yapan işçi. İstif eden.

Bestower : Hediye eden. Bağışlayan.

Stow away : Kaçak yolculuk yapmak. Kaçak yolcu olarak saklanmak. Biletsiz yolculuk etmek. Yerine kaldırmak. Saklamak. Bir şeyi düzenli bir şekilde (bir yere) koymak. Gemide saklanmak. Çok yemek (yemek). Kaçak olarak binmek.

 

Stowaways : Uçağa kaçak binen yolcu. Biletsiz kaçak yolcu. Biletsiz yolcu. Gemiye kaçak binen yolcu. Kaçak yolcu. Gemi ya da uçakta kaçak yolcu. Saklanarak kaçak yolculuk yapan kimse. Ücretsiz yolculuk yapabilmek umuduyla bir taşıta binip saklanan kimse.

Stowage : İstif ücreti. İstif. Depolama. Yükü istif etme. Yük. İstifleme yeri. İstif yeri. İstifleme. İstif vergini. İstifçilik.

Stowing machine : Dolgu makinesi.

Hydraulic stowing : Sulu dolgu. Hidrolik ramble.

Stows : Durdurmak. İstif etmek. Sakınmak. Saklamak. Kaçak olarak binmek. İstiflemek. Gemide saklanmak. Kaçınmak. Yerleştirmek. Vazgeçmek.

İngilizce Stowed Türkçe anlamı, Stowed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stowed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Millinery : Kadın şapkacılığı. Tuhafiye. Kadın şapkaları.

Become established : Kökleşmek. Yerleşmek.

Cryptic : Gizemli. Örtülü. Kriptik. Şifreli. Esrarlı. Gizli. Hafi. Mestur. Örtük.

Toyshop : Oyuncak dükkanı. Oyuncakçı dükkanı.

Abdicate : Feragat etmek. Terk-i saltanat etmek. İstifa etmek. El çekmek. Boynundan atmak. Tahttan çekilmek (kral veya kraliçe). Bırakmak. İmtina etmek. Tahttan çekilmek.

Abort : Erken doğum yapmak. Bebek düşürmek. Başarısızlıkla bitmek. İmtina etmek. Lağvetmek. Yarımcık saklamak. Dölütünü düşürtmek. (bilgisayar) prosedürü durdurmak. Tamamlamadan durdurmak.

Salon : Dükkan. Misafir odası. Salon. Sergi salonu. Galeri. Eskiden yazarlar ve düşünürler tarafından yapılan toplantı. Kültür toplantısı.

 

Repair shop : Onarım işliği. Tamirhane. Tamirci dükkanı. Tamir atölyesi. Onarım atölyesi.

Collocate : Sıraya koymak. Düzenlemek. Yanyana koymak. Yan yana yerleştirmek. Birlikte bulunmak. Sıralamak. Yan yana koymak. Dizimlemek.

Avoids : İptal etmek. Savuşturmak. Korunmak. Önlemek. Uzak durmak.

Stowed synonyms : chemist's shop, building supply house, mens store, food shop, pizza shop, chemist's, stack away, thriftshop, building supply store, loan office, fix it shop, victual, pet shop, pizza parlor, apothecary's shop, novelty shop, pawnbroker's shop, hive away, dress shop, ironmonger's shop, specialty store, liquor store, haberdashery store, florist shop, cliquier, tobacco shop, aggregate, computerise, confined, hardware store, hush, gift shop, store up.

Stowed zıt anlamlı kelimeler, Stowed kelime anlamı

Lose : Yitirmek. Heba etmek. Azıtmak. Geri kalmak. Kaçırmak. Mahrum etmek. Şaşırmak. Kazanamamak. Kaybolmak. Zayi etmek.