Stream erosion türkçesi Stream erosion nedir

  • Sel suları, dere ve nehirlerin yaptığı aşındırma.
  • Akarsu aşındırması.
  • Jeoloji alanında kullanılır.

Stream erosion ingilizcede ne demek, Stream erosion nerede nasıl kullanılır?

Stream : Akmak. Genellikle yazın kuruyan küçük akarsu. Çay. Akın halinde gitmek. Akıntı. Akıtmak. Dalgalanmak. Akıp gitmek. Bilgisayar, uzay alanlarında kullanılır. Aralıksız sürmek.

Erosion : Belli bir yüzey üzerindeki epitelin kaybı, deri veya mukoza üzerinde sınırlı bir bölgenin epitelden yoksun oluşuyla belirgin durum. dişte mine tabakasının aşınması. Aşınım. Belli bir yüzey üzerindeki epitelin kaybı, deri veya mukoza üzerinde sınırlı bir bölgenin epitelden mahrum oluşuyla belirgin durum, erozyon. ekolojik faktörler nedeniyle toprağın verimli tabakasının bulunduğu yerden, su, rüzgar, dalga ve buz gibi etkenlerle taşınması. Çoğunlukla kayaçların akarsu, yel, buzul ve dalga etkisiyle aşındırılması, kazılması ve kum, toz gibi birbirine yapışık olmayan dağınık maddelerin süpürülerek kaldırılması olayları. Kemirme. Ekolojik faktörler nedeniyle toprağın verimli tabakasının bulunduğu yerden, su, rüzgar, dalga ve buz gibi etkenlerle taşınması. Yalama. Toprak aşınımı. Sarsma. Aşındırma.

Stream bed : Dere yatağı. Nehir yatağı. Akarsu yatağı.

 

Stream editor : Akım düzenleyici. Linux'ta metin editörü. Metin editörü. Akım düzenleyicisi. Duraksız düzenleyici.

Stream of consciousness : Bilinç akışı. Bilinçakışı. Bilinçlilik akışı. Bilinç akımı.

Stream of consciousness novel : Sözle dışarıya vurulan fikir ve duyguları ve onlarla birlikte içten geçenleri de bir arada alarak bilinç akışını kesiksiz ve eksiksiz bir şekilde anlatan, yirminci yüzyıl roman türü. Bilinç akışı romanı.

İngilizce Stream erosion Türkçe anlamı, Stream erosion eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stream erosion ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absolute age : Kesin yaş. Mutlak yaş. Salt yaş. Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı.

Alcalic fumarole : Alkali tüten. 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller.

After shock : Artçı şok. Art sarsıntı. İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı. Artçı deprem (depremden sonra). Artçı sarsıntı.

River erosion : Akarsuların yataklarını, su gücü ve taşıdığı katı öğeler yardımıyla kıyıdan ve dipten kemirmesi olayı. Akarsu erozyonu.

Adventive cone : İlerleme konisi. Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi. Parazitik koni. Ek koni. İlerleme hunisi.

Alkali rocks : Alkali kayaç. Alkali kayaçlar. Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar.

 

Abysal environment : Derin ova. 2000 m.nin altındaki derin deniz dibi ortamı.

Algonkian : Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.). Algonkiyen. Bir prekambriyen sistemi. Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi. Alkongien.

Abyss : Varta. Derinlik. Boşluk. Abis. Cehennem. Dipsiz gibi görünen yer. Dibi olmayan çukur. Hufre. Yerde bulunan, çok derin ve dipsiz kuyu.

Agricultural geology : Tarım yerbilimi. Tarımsal jeoloji. Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı.

Stream erosion synonyms : acrozone, fluvial erosion, acid fumarole, adjacent rock, absolute chronology, advance of aglacier, aggregats, abrasive power.