Stream bed türkçesi Stream bed nedir

  • Akarsu yatağı.
  • Nehir yatağı.
  • Dere yatağı.

Stream bed ingilizcede ne demek, Stream bed nerede nasıl kullanılır?

Stream : Dereden büyük, ırmaktan küçük akarsu. Dere. Bilgisayar, uzay alanlarında kullanılır. Akım. Akmak. Çay. Sel gibi akmak. Genellikle yazın kuruyan küçük akarsu. Akıntı. Sürmek.

Bed : Temel. Gömmek. Yerleşmek. Yatacak yer. Sabitleştirmek. Katman. Yatak yapmak. Yatak. Bir su kütlesinin dip bölgesine verilen ad. Genel olarak, birkaç katmandan oluşmuş kayaç birimi.

Stream editor : Metin editörü. Duraksız düzenleyici. Linux'ta metin editörü. Akım düzenleyici. Akım düzenleyicisi.

Stream erosion : Sel suları, dere ve nehirlerin yaptığı aşındırma. Akarsu aşındırması.

Stream of consciousness : Bilinç akışı. Bilinçakışı. Bilinç akımı. Bilinçlilik akışı.

Stream of consciousness novel : Bilinç akışı romanı. Sözle dışarıya vurulan fikir ve duyguları ve onlarla birlikte içten geçenleri de bir arada alarak bilinç akışını kesiksiz ve eksiksiz bir şekilde anlatan, yirminci yüzyıl roman türü.

İngilizce Stream bed Türkçe anlamı, Stream bed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stream bed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Riverbeds : Irmak yatağı.

 

Watercourses : Dere. Suyolu. Çay.

Riverbed : Irmak yatağı.

Beds : Mezar. Çiçeklik. Yatak. Zemin. Temel. Yatacak yer. Tarh. Katman. Tabaka.

Waterway : Su kanalı. Kanal. Genellikle ırmak ve kanallarda seyahatamacıyla kullanılan rota. Seyre elverişli su yolu. Akarsu yolu. Suyolu. Su üstü taşımacılık yapılabilecek su kaynağı (nehir, kaynak vs). Suyolu (seyre elverişli). Su geçidi.

Bed : Çiçeklik. Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Yatacak yer. Sabitleştirmek. Zemin. Yatacak yer sağlamak. Mezar. Bir su kütlesinin dip bölgesine verilen ad. Katman. Genel olarak, birkaç katmandan oluşmuş kayaç birimi.

Channel : Elektriksel imlerin aktarılmasında kullanılan, tek ya da iki yönde olabilen tek yol (alıcı oluğu, ses oluğu, seslendirme oluğu, yinelenim oluğu, vb.). tv. bir televizyon yayınında resim yayını ile buna bağlı ses yayınının kapsadığı yinelenim kuşağı; televizyon kuşaklarının ayrıldığı bölümlerden her biri. Oymak. Yöneltmek. Kanala dökmek. Hat. Kanal açmak. Yönlendirmek. Maceraya sevketmek. Bilgisayar, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır.

The channel : Kanal. Oymak. Kanala dökmek. Hat. Bağlantı. Maceraya sevk etmek. Yönlendirmek. Kanal açmak. Yöneltmek.

River bed : Irmak yatağı. Talveg. Bir nehrin altı veya dibi. Akak. Akımlık.

Watercourse : Akarsuyun kaynaktan ağza değin içinde aktığı, ağza doğru eğimli, dar; ancak, çok uzun oluk biçimli yol. Akarsu ya da kanal. Suyolu. Ana suyolu. Dere. Çay. Su. Akarsu çığırı.