Watercourses türkçesi Watercourses nedir

Watercourses ingilizcede ne demek, Watercourses nerede nasıl kullanılır?

Watercourse : Yatak. Akarsuyun kaynaktan ağza değin içinde aktığı, ağza doğru eğimli, dar; ancak, çok uzun oluk biçimli yol. Nehir yatağı. Akarsu ya da kanal. Çay. Ana suyolu. Suyolu. Akarsu çığırı. Su yolu.

İngilizce Watercourses Türkçe anlamı, Watercourses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Watercourses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Headstream : Nehri oluşturan kaynak akıntı. Kaynak akıntısı.

Creek : Irmak kolu. Küçük körfez. Med-cezir kolu. Koy. Küçük bir körfez veya liman.

Rill : Derecik.

Dike : Şedde. Set çekmek. Bent. Lezbiyen. Duvar. Hendek açmak. Sevici kadın. Set yaparak korumak. Siper.

Conduits : Boru. Nakil boru hattı. Kanal. Oluk.

Stream bed : Akarsu yatağı. Dere yatağı.

Way : Uzak mesafede. İnsanların, bir yerden başka bir yere gitmek üzere üzerinden ya da içinden geçtikleri, yerleşim yerlerinin gelişme doğrultusunu yakından etkileyen ve düzentasarlarda önemli bir öge oluşturan yerler. Taraf. Mesafe. Huy. Başarmak. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. Tarz. Davranış tarzı. Civar.

Glen : Vadi. Mississippi eyaletinde yerleşim yeri. New york eyaletinde yerleşim yeri. Küçük vadi. Dar vadi.

 

Canaller : İçinden sinir geçen yol. Ark. Kanal. İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. İçinden sıvı geçen yol. Ocak oluğu. İçinden damar geçen yol. Oyuk. Yapay suyolu.

Dikes : Siper. Lezbiyen. Bent. Set. Hendek. Set çekmek. Sevici kadın. Şedde. Ark. Kazmak.

Watercourses synonyms : body of water, tidewater river, tidewater stream, tidal stream, couloir, canal, diked, ford, culverts, dale, riverbeds, stream, headrace, dykes, tailrace, brooking, culvert, brooklets, eaves trough, rille, riverbed, canallers, flume, duct, channel, water, dyke, streamlet, the channel, watercourse, bed, river, meander.