Headstream türkçesi Headstream nedir

  • Kaynak akıntısı.
  • Nehri oluşturan kaynak akıntı.

Headstream ingilizcede ne demek, Headstream nerede nasıl kullanılır?

Headstrong : Burnunun dikine giden. İnatçı. Dikbaşlı. Bildiğini okuyan. Kafasının dikine giden. Dik başlı. Dik kafalı. Dediğim dedik.

Headstall : Dizgin başlığı. Yular. Başlık. Lento. Dizgin.

Headstalls : Dizgin başlığı. Lento. Başlık. Yular. Dizgin.

Headstand : Baş aşağı durmak. Başaşağı durma. Amuda kalkmak. Baş amudu.

Headstands : Baş amudu. Baş aşağı durmak. Amuda kalkmak. Başaşağı durma.

Headstock : Ayna (torna). Baş dayak. Beşik. Telli çalgılarda tellerin direncinin karşılanabilmesi için genellikle sapa göre daha büyük ve açılı tutulan, burguların da bulunduğu sapın uç kısmı. Torna başı. Dişli kutusu. Kafa. Mesnet. Şasi başlığı.

Headstone : Mezartaşı. Köşe taşı. Temel taşı. Köşetaşı. Mezar taşı.

Headstones : Temel taşı. Mezartaşı. Mezar taşı. Köşe taşı. Köşetaşı.

Reversed headstock : Görünüm amaçlı olarak burgularının tümü alt tarafında konumlandırılmış çalgı kafası. Ters kafa.

Headstay : Baş istralya. Pruva ana istralyası. Gemi direğinin ön halatı. (gemide) pruva ana istralyası.

İngilizce Headstream Türkçe anlamı, Headstream eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Headstream ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Stream : Bilgisayar, uzay alanlarında kullanılır. Bir topluluğun (yıldız ya da cisimler) belli bir doğrultudaki devinmesi. Akıtmak. Akmak. Akarsu. Dereden büyük, ırmaktan küçük akarsu. Dere. Sel gibi akmak. Akın halinde gitmek. Uçuşmak.

Watercourse : Akarsuyun kaynaktan ağza değin içinde aktığı, ağza doğru eğimli, dar; ancak, çok uzun oluk biçimli yol. Nehir yatağı. Ana suyolu. (ark veya kanal gibi üstü açık) suyolu. Su yolu. Yatak. Akarsu çığırı. Akarsu ya da kanal. Dere.