Watercourse türkçesi Watercourse nedir

  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Dere.
  • Su yolu.
  • Akarsu ya da kanal.
  • Akarsuyun kaynaktan ağza değin içinde aktığı, ağza doğru eğimli, dar; ancak, çok uzun oluk biçimli yol.
  • Suyolu.
  • (ark veya kanal gibi üstü açık) suyolu.
  • Akarsu çığırı.
  • Çay.
  • Su.
  • Nehir yatağı.
  • Ana suyolu.
  • Yatak.

Watercourse ingilizcede ne demek, Watercourse nerede nasıl kullanılır?

Watercourses : Nehir yatağı. Suyolu. Çay. Dere.

Watercolor : Suluboya resim. Akvarel. Suluboya.

Watercolor painting : Suluboya resim.

Watercolorist : Suluboya ressamı.

Watercolour : Akvarel. Suluboya resim. Suluboya.

Watercolours : Suluboya resim. Suluboya. Akvarel.

Watercooled : Suyla soğutmalı (motor).

Watercolourists : Suluboya ressamı.

Watercolourist : Suluboya ressamı.

İngilizce Watercourse Türkçe anlamı, Watercourse eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Watercourse ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rivulet : Derecik.

Bedding : Hayvan yatağı. Madencilik, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Katmanlaşma. Nevresim. Rodaj destek yerleştirme. Altlık. Yatak takımı. Tabakalaşma. Yataklama. At, sığır, tavuk ve evcil hayvanların barınakları zeminine nem ve dışkıyı emmesi veya hayvanı temiz tutması, kaydırmaması amacıyla serilen ot, saman, lastik, kauçuk, plastik vb. malzemeler.

 

Bournes : Hedef. Diyar. Amaç. Ülke. Gaye. Memleket. Sınır.

Gully drain : Çukur. Oluk. Kanalizasyon.

Aboriginal population : Yerli nüfus. Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus.

Eaves trough : Yağmur deresi. Saçak oluğu.

Fluid : Bilgisayar, fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Akış özellikleri gözlenebilen sıvı ya da gaz evresindeki özdek. Sıvı. Gazlar, sıvılar ve camsı yapılılar gibi akma özelliği gösteren özdeklerin genel adı. Akıcı. Akışkan madde. Sulu. İstikrarsız. Değişken.

Canallers : Oyuk. İçinden sinir geçen yol. Ark. Kanal. İçinden sıvı geçen yol. Ocak oluğu. Yapay suyolu. İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. İçinden damar geçen yol.

Bearing : Katlanma. Taşıyan. İlişki. Bedenin duruşu. Rota. İlinti. Taşıma. Duruş. Dayanma. Mil yatağı.

Air route : Uçuş rotası. Havayolu. Günümüzde, özellikle yolcu taşımacılığında çok kullanılan ve yeryüzünün her yanını havalimanlarıyla birbirine bağlayan yoğun ulaşım ağı.

Watercourse synonyms : tidewater river, tidewater stream, tidal stream, body of water, water line, dales, fluming, assister, abandoned meander, water, waterway, abrasion platform, channel, river, bourn, agrarian geography, berths, aqueous, brooked, bourne, run, watercourses, rille, meander, brooklet, canals, conduits, brooklets, beddings, way, agricultural production, berth, aquatic.

Watercourse ingilizce tanımı, definition of Watercourse

Watercourse kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One of the holes in floor or other plates to permit water to flow through.