Strengthing türkçesi Strengthing nedir

Strengthing ingilizcede ne demek, Strengthing nerede nasıl kullanılır?

Strength measurement sign : Dansçının gücünü belirten simge. Güç saptama simgesi.

Strength of character : Karakter gücü.

Strength of compression : Tazyik mukavemeti. Sıkışma dayancı.

Strength of current : Akım gücü. Akım yeğinliği. Akım şiddeti.

Strength of materials : Cisimlerin mukavemeti. Malzeme dayanımı. Mukavemet bilimi. Malzemenin dayanıklılığı. Gereçlerin dayancı. Malzemelerin mukavemeti. Materyallerin gücü. Gereçlerin dayanımı.

Strength of the current : Bir çevrim boyunca birim zamanda akan yüklerin ampere olarak tutarı. Akım yeğinliği.

Field strength indicator : Alan kuvveti göstergesi.

Strength of mind : Akıl.

A tower of strength : Güç kulesi. Güç abidesi. En büyük destekçi. Sırt dayanabilir ve daha fazla destek ve konfor sağlamak için güvenilebilir kimse.

Relative strength index : Göreli güç dizini. Hisse senedinin veya dizininin incelenen zaman aralığı içerisindeki kapanış değerlerinin bir önceki güne göre değişiminden hareketle göreli kazanç ve kayıplarını ölçen, yorumlanması kolay olması nedeniyle de oldukça sık kullanılan ve j. welles wilder tarafından geliştirilen teknik çözümleme göstergesi. Relatif güç indeksi. Göreli güç endeksi.

 

İngilizce Strengthing Türkçe anlamı, Strengthing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Strengthing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fortification : Düşman saldırısına karşı, türlü araç ve gereçlerle bir yerin direncini sağlamlaştırma. Temel. Berkitme. Sağlamlaştırma. Takviye. Esas. Tahkimat. Güçlendirme. Kuvvetlendirme. İstihkam.

Substantiate : İspat etmek. Gerçeklemek. Tahkik etmek. Doğrulamak. Tasdik etmek. Gerçekleştirmek. Doğruluğunu ispat etmek. Kanıtlamak. Desteklemek. Neden göstermek.

Buttress : Desteklik etmek. Payanda. Destek. Güçlendirici. Destekçi. Güçlendirmek. Desteklemek. Ayak. Payanda vermek. Perçinleştirmek.

Fortifying : Kuvvetlendirmek. Alkolle kuvvetlendirmek. Canlandırmak. Takviye etmek. Kuvvetlendirme. Desteklemek.

Vitalize : Güç vermek. Canlandırmak. Diriltmek. Hayat vermek.

Vitalise : (britanya ingilizcesi) canlandırmak. Canlandırmak. Oynatmak. Bir kimseyi veya şeyi canlı yapmak (vitalize olarak da yazılır). Hayat vermek. Güç vermek. Diriltmek. Can vermek.

Arbitrement : Uzlaşma. Hakem kararı. Arabulucu kararıyla halletme.

Brace up : Kuvvetlendirmek. Cesaret almak. Cesaretlenmek. Güç almak. Neşelendirmek.

Arbitraments : Karar verme yetkisi. Hüküm. Karar. Hakemin karar vermesi. İhtilafların hakem yoluyla çözülmesi. Hakem kararı.

Arbitrages : Döviz arbitrajı. İki yabancı para birimi arasında değişim veya bozdurma işlemi. Ara kazanç. Arbitraj yapmak. Arakazanç. Arbitraj yaptırmak. Hakemlik. Arbitraj. Hakem kararı.

Strengthing synonyms : ruggedise, restrengthen, ruggedize, batten down, fortify, change, consolidate, undergird, stabilise, toughen, reinforce, strengthening, modify, reenforce, batten, arbitrage, confirm, sandbag, arbitrament, commercial arbitration, stabilize, alter, back, secure, proof, steady, brace, beef up.

 

Strengthing zıt anlamlı kelimeler, Strengthing kelime anlamı

Devitalize : Şevkini kırmak. Güçsüzleştirmek. Cansızlaştırmak. Hevesini kırmak.

Weaken : Hafifletmek. Cansızlaştırmak. Güçsüzleşmek. Zayıf düşürmek. Zayıflamak. Güzsüzleştirmek. Güçsüz kılmak. Güçsüzleştirmek. Gücünü azaltmak. Güçten düşmek.

Stay : Ertelemek. ...olarak kalmak. Geciktirmek. Kalış. Germek. Kalma. Önlemek. Bastırmak (açlığı). Kalma süresi. Durmak.

Strengthing ingilizce tanımı, definition of Strengthing

Strengthing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A stronghold.