Stridency türkçesi Stridency nedir

Stridency ingilizcede ne demek, Stridency nerede nasıl kullanılır?

Strident : Keskin. Ciyak ciyak. Cırlak. Gürültülü. Rahatsız edici. Tiz. (ses) keskin. Gıcırdayan. Katı (ifade). Sert (ifade).

Stridently : Gıcırtılı bir şekilde.

In strident tones : Yüksek ve rahatsız edici seslerler. Gıcırtılı tonlarda. Gürültülü tonlarda.

Stride out : Uzun adımlarla yürümek. Büyük adımlar atmak.

Stride out of : Uzun adımlarla bir yerden çıkmak. Uzun adımlarla yürüyerek -den çıkmak.

Astride of a road : Yolun karşı tarafına.

Stride over : Bir adımda (birşeyin) üstünden geçmek.

Giant stride : Sırık (jimnastik veya spor terimi). Dev adım.

Take something in stride : Bir şeyin üzerinde durmamak. Normal karşılamak. Doğal karşılamak. Üstünde durmamak. Bir şeyi mesele yapmamak. Mesele yapmamak.

Astride a road : Yolun karşı tarafına.

İngilizce Stridency Türkçe anlamı, Stridency eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stridency ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Quality : Kaliteli. Mizaç. Yetenek. Soyluluk. Vasıf. Ses rengi. Yapı. Önermenin niteliği. Nesnelerin sayıya vurulamayan ya da sözlü olarak dile getirilebilen özelliği. Çeşit.

Timber : Yetişmekte olan kerestelik ağaçlar. Ağaç. Malzeme. Tını. Kalas. Payanda vurmak. Biçilmiş ağaç. Fizik, madencilik alanlarında kullanılır. Kereste. Bir cismin titreşiminden çıkan sesi, başka nitelikteki bir özdeğin aynı yükseklikteki sesinden ayıran özellik.

 

Timbre : Tını. Ses tonu. Gitar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir çalgı aletini veya insan sesini ona özgü kılan, frekansına göre değişmeyen ve göreceli olmayan, dinleyicinin aynı şiddet, nota ve frekans düzenine sahip iki sesi ayırt edebilmesini sağlayan nitelik. Ses rengi. Bir sesin, kendisini oluşturan çalgıdan ya da araçtan aldığı ve öbürlerinden ayırt ettiren özellik. Ses tınısı. İnsan sesini belirginleştiren nitelik. yüksekliği, yeğinliği aynı olan sesleri birbirinden ayıran nitelik. Müzikal tını. Tınnet.

Tone : Bir sesin diklikle belirlenen özelliği. iki ses arasındaki aralığı ölçmede kullanılan birim. Renközü. Perde. Yumuşatmak. Tonunu ayarlamak. Rengin üç değişkeninden biri (öbürleri: parlaklık, doyma). karmaşık bir ışığın, ağır çeken dalga uzunluğu, dolayısıyla bu dalga uzunluğuna uygun düşen rengi. herhangi bir rengin; kırmızı, sarı, yeşil, mavi ve yeniden kırmızı olarak çembersel biçimde sıralanan renklerden birine olan benzerliği. (siyah, beyaz ve gri, renközü bulunmayan ışıklardır). tv. renkli televizyonda, renklilik bilgisini oluşturan öğelerden biri. Güç. Tonlamak. Konuşma sırasında seslerin titreşimlerindeki yükselip alçalma farklarından kaynaklanan perdelenme olayı, ses perdelenmesi; hecenin tiz veya pes söylenişi: || — bu? «bu mu?» (yükselen ton) — bu. «evet bu» (alçalan ton) — sorularımıza cevap verecek misin? (yükselen ton) — sorularımızı dinledi ve gitti (alçalan ton) gibi. Titrem.

Shrillness : Yüksek ve tiz olma özelliği. Delip geçen. Tizlik. Keskin (bir ses hakkında).

Stridency synonyms : stridence.