Stripper türkçesi Stripper nedir

  • Striptizci.
  • Soyucu.
  • Sıyırıcı.
  • Rakle.
  • Sıyırıcı (makine).
  • Sıyırtıcı.
  • Verniği ve boyayı çıkaran madde.

Stripper ile ilgili cümleler

English: He's moonlighting as a stripper.
Turkish: O, bir striptizci olarak ek işte çalışıyor.

English: On my 25th birthday my sister arranged a surprise party. We went to see some male strippers and had a lot of fun.
Turkish: 25. doğum günümde ablam sürpriz bir parti düzenledi. Bazı erkek striptizcileri görmeye gittik ve çok eğlendik.

Stripper ingilizcede ne demek, Stripper nerede nasıl kullanılır?

Paint stripper : Boya çıkarıcı. Boya sıyırıcı.

Stripped : Kazımak. Sade. Boşaltmak. Açmak. Çıkarmak. Sütünü iyice sağmak. Tahliye etmek. Sadeleştirilmiş. Örtüsünü kaldırmak. Soymak.

Stripped atom : Soyulmuş öğecik. Çevre eksiciklerini yitirmiş öğecik. Nükleer atom. Elektronlarla çevrelenmemiş atom çekirdeği. Soyulmuş atom.

Stripped coating : Sıyrık örtü. Sıyrılmış kaplama. Sıyrık kaplama.

Stripped extraction meal of sunflower seed : Ayçiçeği tohumu soyulmuş ekstraksiyon küspesi. Kabuğu soyulmuş ayçiçeği tohumunun yağının bir çözücü işlemiyle alındıktan sonraki kalıntısının öğütülmesi sonucu elde edilen ürün.

Strippable coating : Sıyrılabilir kaplama.

Unstripped muscle : Çizgisiz kas.

 

Stripping down : Soyunmak.

Weatherstripped : Hava bandı. Sıkıntı veren hava veya diğer şeylerin geçişini engellemek amacıyla kapı veya pencere pervazlarına döşenen yalıtım. Kapı veya pencere contası. Hava yalıtımı. Kapı veya pencere yalıtımı. Conta. Hava şeridi.

Stripping : Kazıma. Örtüalım. Stripping. Sıyırım. Soyma. Soyunma. Soyulma. Fizik, madencilik alanlarında kullanılır. Sıyırma (kalıp). Bir kumaştan boyanın çıkarılması.

İngilizce Stripper Türkçe anlamı, Stripper eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stripper ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Oil well : Kuyu. Petrol kuyusu. Yeryağı kuyusu.

Peeler : Polis (ingiliz ingilizcesi). Soyma bıçağı. Aynasız (ingiliz ingilizcesi). Aynasız. Polis. Soyacak. Soyma makinesi. Kabuk soyucu.

Scalpers : Bilet karaborsacısı. Yüzücü. Oluklu kalem. Spekülatör. İlk elek. Madrabaz. Borsa spekülatörü. Vadeli işlemler piyasasında çok kısa dönemli fiyat dalgalanmalarına oynayan kişi.

Peelers : Kabuk soyucu. Aynasız (ingiliz ingilizcesi). Soyacak. Soyma makinesi. Polis (ingiliz ingilizcesi). Polis. Soyma bıçağı.

Chemical compound : Kimyasal bileşim. Kimyasal terkip. Kimyasallar karışımı. Kimyasal bileşik.

Ecdysiast : (mizahi kullanım) striptizci. Striptiz yapan kimse.

Compound : Birleşik. Bir bileşimi oluşturan öğelerden her biri ya da bileştirme sürecinin ürünü. Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Çeşitli öğelerin belirli oranlarda birleşmesiyle oluşmuş (özdek). Bileşik. Kimyasal tepkimeler sonucu iki ya da daha çok öğeden oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren özdek. Belirli öğeciksel yapıda, hep eş türde özdeciklerden oluşan kimyasal özdek. Birkaç elementden yapılmış madde.

 

Scraper : Kazıyıcı. Greyder. Skreyper. Raspa. Sistre. Küret. Sistire. Kazıma aleti. Madencilik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Oiler : Makinaları yağlayan kimse veya şey. Gresör. Yağdanlık. Yağlayıcı. Petrol kuyusu (konuşma dili). Denizde ikmal gemisi. Yakıt taşıyan gemi. Yağcı.

Stripper synonyms : stripper well, stripteaser, scalper, stripteasers.

Stripper zıt anlamlı kelimeler, Stripper kelime anlamı

Nonworker : Çalışmayan kimse. Çalışmayan. İşsiz güçsüz. İşsiz olan kimse.

Stripper ingilizce tanımı, definition of Stripper

Stripper kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, strips. Specifically, a machine for stripping cards. A cow that has nearly stopped giving milk, so that it can be obtained from her only by stripping.