Stripy türkçesi Stripy nedir

Stripy ingilizcede ne demek, Stripy nerede nasıl kullanılır?

Strip cartoon : Karikatür serisi. Çizgi roman.

Strip chart recorder : Şeritli kayıt cihazı. Şeritli kayıt aygıtı.

Strip club : Striptiz kulübü.

Strip cup : Sütün fiziksel muayenesi sırasında kullanılan siyah zeminli kap. Strip kap.

Strip down : Soyunmak.

Strip mining : Toprak kaldırarak kömür çıkarma. Açık maden ocağı işletmeciliği. Açık işletme. Madenin üstünü kazarak kömür çıkarma.

Strip to the skin : Çırılçıplak soyunmak. Tamamen soyunmak.

Strip thrust fold : Örtü kıvrımı. Katmanların kayıcı bir taban üzerinden ayrılmış kıvrılmalarıyla oluşan yüzeysel örnekte kıvrım.

Strip mine : Açık kömür ocağı.

Strip off : Çıkarmak. Elinden almak. Soymak.

İngilizce Stripy Türkçe anlamı, Stripy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stripy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Striped : (kumaş) çizgili. Yollu ince şerit. Tekir (kedi). Çubuklu. Çizgi çizgi. Şeritli.

Dashed : Berbat bir şekilde. Kesikli çizgi. Çizgi biçimi. Kahredici. Altüst olmuş. Berbat. Alt üst olmuş. Kahreden. Fırlayan.

Liniest : Kırışık. Buruşuk.

Streaking : Çizgi çizgi boyamak. Çırılçıplak geçmek. Yayma. Damarlı. Hızlı gitmek. Yol oluşumu. İz oluşumu. Acele etmek.

 

Banded : Şeritli. Bantlı. Rubane. Damarlı. Bağlı.

Brindle : Kahverengi. Gri. Kahve renkli. Benekli. Benekli veya çizgili hayvan. Çizgili renk. Kahve renkli olan.

Patterned : Örneğe göre yapmak. Örnek almak. Desenli. Numune olarak yapılmış.

Liney : Buruşuk. Kırışık.

Brindled : Kahve renkli. Benekli. Kahve rengi.

Slut : Paçoz. Şırfıntı. Pasaklı kadın. Hafifmeşrep kadın. Ahlaksız kadın. Bitli kokuş. Tembel kadın. Küçük orospu. Sürtük.

Stripy synonyms : brindles, liny, linier, lined, furrowy, crossed, fasciated, streaky, slag, streaked, ruled, barred, ribboned.

Stripy zıt anlamlı kelimeler, Stripy kelime anlamı

Plain : Sadelik. Düz ya da azıcık eğimli, az çok kalın taşınmış toprak ve lığlarla örtülü, akarsularla parçalanmamış, daha yüksek yer biçimleriyle çevrelenmiş ve oluşum kökenleriyle ayrımlı türleri bulunan ana yer biçimlerinden biri. Sade. Yalın bir dille. Vuzuh. Düz. Yalın. Açıklık. (sürekli) şikayet etmek. Süssüz.