Subjection türkçesi Subjection nedir
- Boyun eğme.
- Özgürlükten yoksunluk.
- Tabi olma.
- Hükmü altına alma.
- Buyruğu altına alma.
- Tabi kılma.
- Kontrolü altına alma.
- Bir baskın öğe, durum ya da koşula bağlı olarak bir alt konumda bulunma ya da bir alt düzeyi oluşturma durumu, bk. baskınlık.
- İtaat.
- Uyrukluk.
- Bağımlılık.
Subjection ingilizcede ne demek, Subjection nerede nasıl kullanılır?
Be in subjection to somebody : Bağımlı olmak.
Subjecting : Maruz bırakmak. Çektirmek. Etmek. Boyun eğdirmek. Mecbur etmek.
Subjective : Sübjektif. Hayali. Özneyle ilişkisi olan; öznede oluşan. nesnelerin gerçeği yerine öznenin düşünce ve duygularına dayanan. Subjektif. Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yalnızca hasta tarafından hissedilen. Yalnız hasta tarafından algılanan. Kişiye göre değişen. Kişisel bakış açısı ile ilgili. Düşsel.
Subjective camera : Alıcının, konuyu kişilerden birinin görüş noktasından, onun ağzından anlatmasıyla ortaya çıkan durum. nesnel anlatışın karşıtı. (öznel anlatışta alıcının merceği bu kişinin yerini alır; dolayısıyla izleyici de olayları, varlıkları, durumları bu kişinin görüş noktasından izler; izleyicinin görüşü bu kişinin görüşüyle birleşir. bundan dolayı, öznel anlatış, tekil birinci kişinin anlatışı özelliğini taşır). Öznel anlatış. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Subjective case : Özne durumu. Yalın durum.
Subjective poverty : Toplumun kabul edebileceği enaz gönenç düzeyinin anketlerle belirlendiği ve belirlenen bu gönenç düzeyi ile gelir arasında bağlantı kurularak tanımlanan, diğer bir deyişle bireylerin algılamasına bağlı olarak belirlenen yoksulluk. Öznel yoksulluk.
Subjective idealism : Nesnel çevrenin insanın bilme etkinliğinden ve araçlarından bağımsız bir varlığı olamıyacağını savunan görüş. Öznel düşüncecilik. Öznel idealizm.
Subjective factors : Öznel etkenler. Bireylerin, türlü kurumların, toplumsal kümelerin ve genel olarak halk yığınlarının etkinliklerini, bilinçlerini, eylemde bulunma istenç ve yetilerini içeren toplumsal gelişim koşulları.
Subjective intention of creator : Yaratmacının öznel yasanı. Yaratmacının iyice olgunlaştırdığı ve bölük pörçük olarak ortaya koyduğu niyeti.
Subjective probability : Bir olayın gerçekleşeceğine duyulan kişisel güven düzeyi, bk. nesnel olasılık. Öznel olasılık.
İngilizce Subjection Türkçe anlamı, Subjection eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Subjection ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Fixations : Katılaşma. Sabitleşme. Saplanma. Bağlama. Tespit etme. Tespit. Katılaştırma. Tesbit. Düşkünlük.
Slavery : Kölelik. Kulluk. Esaret. Kölelik düzeni. Bazı bireylerin diğerlerinin üzerinde mülkiyet hakkına sahip olduğu bir tür toplumsal katmanlaşma biçimi. Başlıca toplumsal sınıfları beylerle kölelerden oluşan, kölelerin toplumdaki baş üretim gücü olduğu toplumsal-ekonomik düzen. Esir tutma. Esirlik. Ağır iş. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır.
Dependency : Sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Bağıllık. Bağlı olma. Olaylar ya da değişkenler arasında, birindeki değişmelere bağlı olarak ötekinin de değişmesini içeren bağlaşı. Sömürge. Bir kişi, toplumsal küme ya da toplumun siyasal, ekonomik, ekinsel vb. bakımlardan başka kişi, küme ya da toplumların güdüm ve yönetimi altına girmesi durumu.
Observance : Töre. Yapma. Yönteme, düzene uyma, boyun eğme. Gözetim. İfa. Riayet. Görenek. Uyma.
Interdependence : Karşılıklı bağımlılık. Karşılıklı dayanışma. Dayanışma. Bağımlaşıklık. Birbirine bağlı olma. Birbirine bağlılık. Bağlılık. Birbirine muhtaç olma.
Citizenship : Yurttaşlık. Tabiiyet. Vatandaşlık. Hemşerilik. Hemşehrilik.
Peonage : Borcunu ödeyene kadar borcun alacaklısı için çalışma durumu. Kulluk. Kölelik.
Deference : Sperma kanalı. (saygıdan dolayı) itaat. Hürmet. Riayet etme. Saygı gösterme. Saygı. Uyma. Riayet. Saygıdan kaynaklanan itaat.
Confinement : Hapis. Kapatma. Plazma parçacıklarının tokamak adı verilen düzenek yardımıyla, bir bölgede tutulması. Kapanış. Sınırlandırma. Tutukluluk. Sınırlama. Hapsetme. Kapatılma. Bağlı kalma (eve veya yatağa).
Conquering : Fetih. Kazanan. Fethetme. Galip.
Subjection synonyms : indulgences, thrall, bows, dependencies, gaining control, captivity, subjugation, compliance, conquest, bow, obeying, abidance, addiction, indulgence, nationality, compliancy, enslavement, submittance, saying amen, thraldom, fixation, obeyance, subordination, obedience, habit, tameness, subordinations, dependance, dependence, bondages, addictions, resignation, submission.
Subjection ingilizce tanımı, definition of Subjection
Subjection kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of subjecting, or of bringing under the dominion of another. The act of subduing.

Bu kısımda Subjection kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Subjection ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Subjection anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Subjection ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.