Subjective türkçesi Subjective nedir
- Sübjektif.
- Yalnızca hasta tarafından hissedilen.
- Düşsel.
- Özneyle ilişkisi olan; öznede oluşan. nesnelerin gerçeği yerine öznenin düşünce ve duygularına dayanan.
- Yalnız hasta tarafından algılanan.
- Kişiye göre değişen.
- Subjektif.
- Hayali.
- Öznel.
- Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır.
- Kişisel bakış açısı ile ilgili.
Subjective ile ilgili cümleler
English: His writing is very subjective.
Turkish: Onun yazısı çok özneldir.
English: It's not subjective.
Turkish: Öznel değil.
English: Beauty is subjective.
Turkish: Güzellik özneldir.
Subjective ingilizcede ne demek, Subjective nerede nasıl kullanılır?
Subjective camera : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Öznel anlatış. Alıcının, konuyu kişilerden birinin görüş noktasından, onun ağzından anlatmasıyla ortaya çıkan durum. nesnel anlatışın karşıtı. (öznel anlatışta alıcının merceği bu kişinin yerini alır; dolayısıyla izleyici de olayları, varlıkları, durumları bu kişinin görüş noktasından izler; izleyicinin görüşü bu kişinin görüşüyle birleşir. bundan dolayı, öznel anlatış, tekil birinci kişinin anlatışı özelliğini taşır).
Subjective case : Yalın durum. Özne durumu.
Subjective criterion : Öznel ölçüt.
Subjective demand curve : Tekelci rekabet piyasalarında temsili firmanın fiyatını değiştirmesi halinde, aynı mal grubunu üreten diğer firmaların fiyatlarını değiştirmeyecekleri varsayımı altında, firmanın kendi malına yönelik olduğunu düşündüğü istem eğrisi. bu istem eğrisinin eğimi, nesnel istem eğrisine göre daha düşüktür. Öznel istem eğrisi.
Subjective error : Öznel hata. Gözlemde bulunan ya da veriler üzerinde çalışan bir kimsenin bilinçli ya da bilinçsiz olarak yan tutması nedeniyle ortaya çıkan yanlış. Öznel yanlış.
Subjective intention of creator : Yaratmacının iyice olgunlaştırdığı ve bölük pörçük olarak ortaya koyduğu niyeti. Yaratmacının öznel yasanı.
Subjective public right : Bulgu belgesi üzerinde, kamunun var kabul edilen hakkı. Sübjektif kamu hakkı. Öznel kamu hakkı.
Subjective sign : Öznel belirti. Hastalar tarafından hissedilen ve hekime bildirilen belirtiler, subjektif belirti. Subjektif belirti.
Subjective poverty : Öznel yoksulluk. Toplumun kabul edebileceği enaz gönenç düzeyinin anketlerle belirlendiği ve belirlenen bu gönenç düzeyi ile gelir arasında bağlantı kurularak tanımlanan, diğer bir deyişle bireylerin algılamasına bağlı olarak belirlenen yoksulluk.
Subjective performance : Öznel başarım.
İngilizce Subjective Türkçe anlamı, Subjective eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Subjective ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Assumed : Farzedilen. Farz olunan. Zannedilen. Varsayılan. Var sayılan. Farzolunan. Sözde. Takma. Sözümona.
Unverifiable : Doğrulanamaz. Onaylanamayan. Onaylanamaz. Onaylanabilir olmayan. Doğrulanabilir olmayan. Doğrulanamayan.
Faerie : Periler ülkesi. Masallar diyarı. Peri. Periler ile ilgili.
Oneiric : Düşlerle ilgili.
Immanent : Her yerde mevcut. Her yerde bulunan. Hazır ve nazır. İçkin. Mündemiç. Özünde var olan. Doğasında olan.
Fanciful : Hayal ürünü. Düşe dayanan. Acaip. Kaprisli. Gerçek dışı. Acayip. Fantastik. Garip.
Chimeric : Aldatıcı. Yanıltıcı. Farazi. Yanılsamalı.
Delusive : Aldatıcı. Gerçek dışı. Yanıltıcı. Asılsız.
Fantastic : Müthiş. Şahane. Fantastik. Gülünç. Olağanüstü. İnanılmaz. Harika. Hayal ürünü. Çok büyük.
Fictional : Kurgusal. İmgesel. Kurmaca. Romana ait. Uydurma.
Subjective synonyms : unobjective, airiest, visionary, romantic, fabled, aerial, nominatives, unreal, airy, flight of imagination, prejudiced, utopian, delusion, aeriform, deceptious, designative, fabulous, imaginary, airier, cardboard box, dreamlike, personal, airy fairy, utopians, nominative, visionaries, chimerical.
Subjective zıt anlamlı kelimeler, Subjective kelime anlamı
Objective : Nesne merceği. Amaçlanan. Eğitim, fizik, uzay, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir edim, işlem ya da sürecin kısa ya da uzun dönemde varmak istediği son aşama, ulaşmayı amaçladığı ürün ya da sonuç. İnsan bilincinin dışında ve ondan bağımsız olan (şey). Yansız. Hedef. Tarafsız. Eğitim alanında bir etkinliğe, bir eyleme ya da bir işe başlarken erişilmek istenilen, öğrenim sürecine bütünlük ve anlam kazandıran sonuç. 2-eğitim görevlilerince saptanan ve düzenlenen programlar sonucu öğrenci davranışında gerçekleşmesi istenilen değişme. Irakgörürlerde ışığı toplayan yakınsak mercek dizgesi.
Subjective antonyms : transeunt.
Subjective ingilizce tanımı, definition of Subjective
Subjective kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to a subject.

Bu kısımda Subjective kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Subjective ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Subjective anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Subjective ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.