Suffix türkçesi Suffix nedir

  • Kelime kök veya gövdesinin sonuna eklenen ek. türkçenin ekleri son eklerdir: baş + lı, baş + lık, başlık + sız, yaş + a-, yaşlı + lık, demir + ci, demirci + lik, gec + ik-, gecik-tir-, bak-ış, anla-y-ış vb.
  • Son ek.
  • Sontakı.
  • Takı.
  • Sonek.
  • Altdamga.
  • Sonek olarak yazmak.
  • Bilgisayar, gramer alanlarında kullanılır.
  • Ardek.
  • Eklemek.
  • Sonuna eklemek.

Suffix ile ilgili cümleler

English: The suffix "da" is added to the noun "araba" to give the meaning of "in the car."
Turkish: "da" eki "arabanın içinde" anlamı vermek için araba ismine eklendi.

English: Is "ing" an example of a suffix?
Turkish: "İng" bir sonek örneği midir?

Suffix ingilizcede ne demek, Suffix nerede nasıl kullanılır?

Suffix of relation : Arapça ve farsça adlardan, bağlandığı adla ilgili sıfatlar yapmaya yarayan ek (i): ilmi, tarihi, siyasi, ruhi, içtimai, idari, milli, mülki vb. || türkçe sözlerde, fransızca kökenli +sal eki; anıtsal, biçimsel, duygusal, ruhsal, tarihsel, vb. Nispet eki.

Domain suffix search order : Etki alanı son ek arama düzeni.

Diminutive suffix : Küçültme eki.

Directive suffix : Yön gösterme eki. Fiildeki oluş ve kılışın yönünü göstermek için yönle ilgili yer ve zaman adlarını yön gösterme durumuna sokan ek: + garu, + arı, + ra ekleri: et. tabgaç+garu «çin’e doğru», kün+gerü «güneye doğru», san+garu «sana doğru»; iliniz+gerü «sizin ilinize doğru»; eat. anaru berü «oraya, buraya»; göksi+re «göksüne, göksüne doğru»; depesi + re «tepesine, tepesine doğru»; derhal yügürü taşra çıktı «derhal koşarak dışarıya çıktı» vb. +arı ve+ra ekleri türkiye türkçesinde artık canlı bir çekim eki olmaktan çıkmış, sayılı kelimelerde kalıplaşmış olarak kalmıştır: sonra, taşra, üzere, üzre, dışarı, beri, geri vb.

 

Genitive suffix : Tamlayan eki. İlgi eki (ilgi durumu eki). Eklendiği ad ile başka bir ad arasında, asıl görevi itibarıyla ilgi bağı kuran ek, +ın, / +un, +nın, / +nun ekleri: ev+in, yılan+ın, okul+un, söz+ün; kişi+nin, kapı+nın, çocuğ+un, sürü+nün vb. hareket bir insanın giyindiği şekil olur (a. h. tanpınar, yaşadığım gibi, s. 327). ahmet haşim'in büyük ve esrarlı kıymeti, halis bir şair olarak doğmuş olmasıydı (a. ş. hisar, ahmet halim-yahya kemal'e veda, s. 152). lalanın odasında yaz kış bir saç mangal bulunur, bu mangalın üzerinde kulpsuz bir ibrik kaynardı (r. n. güntekin, kızılcık dalları, s. 47). başındaki dağınıklığın eklemlerindeki kesikliğin, hiç değilse hafiflemesini uzun süre bekledi (t. buğra yalnızlar, s. 51). doğruluğun ve güzelliğin kaynağı, bu duru ve sessiz mıntıka değil de neresidir (y. k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından, s. 32) vb.

Suffice : Kafi gelmek. Elvermek. Çıkışmak (yetmek). Yetişmek (yetmek). Doyurmak. Gitmek (yetmek). Yeterli olmak. Yeterli gelmek. Yetmek.

Sufficiencies : Uygunluk. Kifayet. Yeterli bir miktar. Elverişlilik. Yeterli şey. Yeterlilik. Yeterlik. Yeterli olma. Yeterli miktar.

 

Suffices : Çıkışmak (yetmek). Yetişmek (yetmek). Gitmek (yetmek). Yetmek. Yeterli olmak. Elvermek. Yeterli gelmek. Kafi gelmek.

Sufficed : Yeterli gelmek. Gitmek (yetmek). Elvermek. Yeterli olmak. Yetmek. Kafi gelmek. Çıkışmak (yetmek). Yetişmek (yetmek).

Suffixing : Eklemek. Sonuna eklemek. Sonekleme. Sonek olarak yazmak.

İngilizce Suffix Türkçe anlamı, Suffix eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Suffix ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mycetes : Mantar.

Colors : Üniforma. Forma. Renkliler. Renkli. Şapka. Sancak. Simgesel giysi (okul veya takım). Renkler. Bayrak.

Accreted : Artmak. Yapışmak. Katılımlarla büyümek. Büyümek. Birleşmek.

Termination : İptal. Uçlandırma. Ad veya fiil soylu kelimeler üzerine gelerek, bağlı oldukları kelime gruplarına göre, kelimeler arasında durum, iyelik, çokluk, kip, zaman, şahıs, sayı vb. ilişkiler kuran ek: ev+ler, oda+da, kapı+sı+nı, çalış-ıyor-um, gel-me-di, oku-y-acak-mı?, bekliyor-lar-mış vb. Ad ve fiil kök veya gövdeleri üzerine gelerek durum, sayı, zaman, kişi gibi gramer ilişkileri kuran ekler. ad çekimi, iyelik, teklik çokluk, fiil çekimi, fiil çekimindeki zaman ve şahıs ekleri işletme ekleridir: bu insan-lar-ı bir uykusuzluk gece-si-n-de sadece bir gölge gibi gör-müş-t-üm. şimdi bu gölge-ler beni yavaş yavaş, daha öte-ler-e ve derin-ler-e çağır-ıyor. baş-lar-ı-n-ın etraf-ı-n-da-ki aydınlık değiş-i-yor, muamma-lar-ı-n-ı çözme-y-e çalıştıkça bir yığın çetrefil meseleyle karşılaş-ıyor-um. (a. h. tanpınar, yaşadığım gibi, s. 89) vb. Sonlandırma. Düşme nedenleri. Doğum. Son hece. Sınırlama.

Suffixing : Sonekleme.

Colours : Üniforma. Renkli. Renkler. Sabah kızıllığı. Bayrak. Kişilik. Bayrak veya sancak. Simgesel giysi (okul veya takım). Karakter (ayrıca colors). Renkler kombinasyonu (rozette, üniformada, vs.).

Jewelries : Mücevherat. Kuyum. Kuyumculuk. Mücevher. Ziynet eşyası. Bijuteri. Ziynet eşyaları. Cevahir.

Annexes : Topraklarına katmak. Müştemilat. Habersiz almak. Eklentiler. İlave etmek. Katmak.

Ish : İmsi. İmtrak.

Suffix synonyms : postfixing, add, adjoins, terminations, append, postfix, accretes, affixes, terminal, endings, ending, suffixed, formative, jewellery, annex, add on, jewel, suffixes, jewelry, case endings, add to, adornment, case ending, add up to, affixing, accrete, postfixes, adjoin, garnitures, terminals, garniture, habiliments, ornament.

Suffix zıt anlamlı kelimeler, Suffix kelime anlamı

Prefix : Alan kodu. Önek. Öntakı. Önek koymak (sözcük başına). Başına eklemek. Önek koymak. Ön ek. Önüne eklemek. Bazı yabancı dillerde, genellikle kelime türetmede veya çekim esnasında rastlanan kök kelimenin başına ön sesten önce gelen ve kelimeye belirli bir anlam katan ek: ing. ordinary "olağan" /extra-ordinary "olağanüstü"; countable "sayılabilen" / un-countable "sayılamayan"; fr. attendu "beklenilen" / in-attendu "beklenilmeyen", heureux "mutlu" / mal-heureux "mutsuz"; almanca scheinen "parlamak" / be-scheinen "ışıklandırmak"; kennen "bilmek, tanımak" / erkennen "farkına varmak, hüküm vermek"; national "milli" / inter-national "milletlerarası"; in-land "memleket içi", aus-land "memleket dışı"; ar. zi-kıymet "kuymetli"; far. bi-perva "pervasız, korkusuz"; bi-kes "kimsesiz"; na-reside "yetişmemiş, olgunlaşmamış"; na-tamam "bitmemiş" vb.

Suffix ingilizce tanımı, definition of Suffix

Suffix kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A letter, letters, syllable, or syllables added or appended to the end of a word or a root to modify the meaning. To append. To add or annex to the end, as a letter or syllable to a word. A postfix.