Suffocating türkçesi Suffocating nedir

  • Bunaltıcı.
  • Boğucu.

Suffocating ile ilgili cümleler

English: This room's so small and hot that I'm suffocating.
Turkish: Bu odanın böyle küçüklüğünden ve havasızlığıdan, ben boğuluyorum.

Suffocating ingilizcede ne demek, Suffocating nerede nasıl kullanılır?

Suffocatingly : Bunaltıcı bir şekilde.

Suffocation : Boğulmak suretiyle ölüm. Sufokasyon. Boğma. Bunalma. Boğuntu. Boğulma. Nefes alamama sonucu boğulma.

Suffocative : Boğucu.

Suffocate : Söndürmek. Boğulmak. Hava alamamak. Bunalmak. Tıkamak. Tıkanmak. Havasızlıktan ölmek. Bunaltmak. Boğmak.

Suffocated : Boğmak. Tıkanmak. Boğulmak. Hava alamamak. Bunalmak. Söndürmek.

Feel suffocated : Bunalmak.

Suffocates : Söndürmek. Bunalmak. Boğmak. Havasızlıktan ölmek. Boğulmak. Hava alamamak. Tıkanmak. Tıkamak. Bunaltmak.

İngilizce Suffocating Türkçe anlamı, Suffocating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Suffocating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Muggy : Boğucu hava. Sıcak ve rutubetli. Kapalı. (hava) kapalı. Sıkıntılı (hava). Nemli.

Muggier : Nemli. (hava) kapalı. Kapalı. Sıkıntılı (hava). Boğucu hava. Sıcak ve rutubetli.

Choking : Tıkama. Dolma. Tıkanma. Şok. Boğma. Kısma.

Airless : Havasız. Sakin. Durgun.

 

Boring : Bayıcı. Bıktırıcı. Usandırıcı. Delik. Can sıkıcı. Sıkıcı. Bıktıran. Sondaj. Tuzsuz.

Depressing : Üzücü. Hüzünlü. Moral bozucu. İç karartıcı. Acıklı. Kasvet verici. Düşürme etkisi yapma. Kasvetli. Can sıkan.

Chokier : Tıkayan.

Draining : Bıktırıcı. Akıtan. Yorucu. Fazlalık suyu boşaltma işi. Süzdürme. Süzme. Dökme. Bezdirici. Boşaltma.

Overpowering : Baskın. Bayıltıcı (sıcak). Zararsız kılma. Bayıltıcı (koku). Yıkıcı. Çok kuvvetli (bir neden). Zaptedilemeyen (duygu vb). İnsanı bunaltan. Kahredici.

Suffocating synonyms : dyspneal, dyspnoeal, dyspnoeic, stifling, smothery, oppressive, closer, asphyxiating, mind bending, cloying, choky, overwhelming, asphyxiant, smothering, depressives, dyspneic, suffocative, jammers, jammer, mindbending, depressive, dreary, bleakish, breathless, muggiest.

Suffocating zıt anlamlı kelimeler, Suffocating kelime anlamı

Breathing : Hasret. Karın boşluğu ile ciğerlere yeterli ölçüde hava alıp verme. Soluk alma. Tümselme. Teneffüs. Solunum. Soluma. Biyoloji, jimnastik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir nefeslik süre. Söyleme.