Suffocated türkçesi Suffocated nedir

Suffocated ile ilgili cümleler

English: Many of the victims either burnt to death or suffocated.
Turkish: Kurbanların çoğu ya yanarak yada boğularak öldü.

English: Ali suffocated Mary with a feather pillow.
Turkish: Ali bir kuş tüyü yastıkla Mary'yi boğdu.

English: She suffocated him with a pillow.
Turkish: O, onu bir yastıkla boğdu.

English: Ali suffocated Mary with a plastic bag.
Turkish: Ali plastik bir torba ile Mary'yi boğdu.

Suffocated ingilizcede ne demek, Suffocated nerede nasıl kullanılır?

Feel suffocated : Bunalmak.

Suffocate : Havasızlıktan ölmek. Hava alamamak. Tıkanmak. Boğmak. Tıkamak. Boğulmak. Söndürmek. Bunalmak. Bunaltmak.

Suffocates : Söndürmek. Boğulmak. Bunaltmak. Boğmak. Tıkamak. Bunalmak. Havasızlıktan ölmek. Tıkanmak. Hava alamamak.

Suffocating : Boğucu. Bunaltıcı.

Suffocatingly : Bunaltıcı bir şekilde.

Suffocative : Boğucu.

Suffocation : Sufokasyon. Boğuntu. Bunalma. Boğma. Nefes alamama sonucu boğulma. Boğulmak suretiyle ölüm. Boğulma.

İngilizce Suffocated Türkçe anlamı, Suffocated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Suffocated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Chokes : Nefesini kesmek. Boğarak öldürmek. Tutmak. Ölmek. Nefes darlığı. Baskılamak. Tıkamak. Tıkanma.

Deflate : Boşaltmak (havasını vb). Gururunu kırmak. Burnunu sürtmek. Yükselişe müdahele etmek. Havasını boşaltmak. Havasını boşatmak. Yükselişe müdahale etmek. Piyasadaki para miktarını azaltmak. Gazını boşaltmak.

Attenuate : Sindirmek. Kısmak. Seyreltmek. İnceltmek. Dar. Hafifleştirmek. Daraltmak. Zayıflatmak. Azaltmak.

Inundates : Sel basmak. Su basmak. Garketmek. Gark etmek.

Be stopped : Durdurulmak.

Burked : Susturmak. Bastırmak. Ölmüş. Örtbas etmek.

Come to a deadlock : Yerinde saymak. Olduğu yerde saymak. Çıkmaza girmek.

Smother : Havasızlıkdan ölmek. Bastırmak. Bunaltmak (duman veya havasızlık). Havasız bırakarak söndürmek (yangını). Kontrol altına almak. Gelişmesini engellemek. Boğarak öldürmek. Boğularak ölmek (dumandan veya havasızlıktan). Kaplamak.

Asphyxiate : Boğarak öldürmek. Oksijensiz bırakmak. Boğularak ölmek.

Choke : Kodes. Nefesini kesmek. Boğazlamak. Boğma. Kısmak. Baskılamak. Boğarak öldürmek. Tıkabasa doldurmak.

Suffocated synonyms : glutted, be snowed under, clogged, damped, be jammed, deflated, clogs, get drowned, asphyxiated, gluts, dampening, clods, stifle, smothering, choke up, smothered, damp down, glutting, inundating, swelters, clod, clog up, dampens, dampen, glut, kill, cover, strangle, damps, damp, feel suffocated, inundate, deflates.

Suffocated zıt anlamlı kelimeler, Suffocated kelime anlamı

Uncover : Örtüsünü ya da kapağını açmak. Örtüsünü açmak. Meydana çıkarmak. Deşifre etmek. Ortaya çıkmasını sağlamak. Örtüsünü kaldırmak. Açmak. Kapağını açmak. Su yüzüne çıkarmak. Açmak (örtü, kapak vb).

Stimulate : Kamçılamak. Gayrete getirmek. Teşvik etmek. Güdülemek. Sinirlendirmek. Uyarmak. Tahrik etmek. Canlandırmak. Kışkırtmak. Uyandırmak.