Boğulmak nedir, Boğulmak ne demek

  • Boğma işine konu olmak.
  • Bunalmak.
  • Kumarda hileli oyun sonunda her şeyini yitirmek.
  • Havasızlıktan ölmek

"Boğulmak" ile ilgili cümleler

  • "Kumarbaz tabirince boğulmak demek, hile ile soyulup soğana çevrilmek demektir." - R. C. Ulunay
  • "Denize düşmeden boğulacağız diye haykırıyordu." - Halikarnas Balıkçısı
  • "Bu misalleri görüp de Boğaziçi tepelerinin apartman yığınları ile boğulduklarına yanmaz mısınız?" - F. R. Atay

Boğulmak tanımı, anlamı:

Boğulma : Boğulmak işi.

Ayrıntıda boğulmak : İlgilenilen herhangi bir konunun aslından uzaklaşmak. gereksiz ayrıntılarla ilgilenmek zorunda kalmak.

Çaydan geçip derede boğulmak : Büyük güçlükleri yenmişken önemsiz bir sebepten başarısızlığa uğramak.

Denizden geçip çayda boğulmak : Bir işte büyük güçlükleri yendikten sonra önemsiz bir sebeple başarısızlığa uğramak.

Gözyaşına boğulmak : Çok ağlamak.

Boğma : Boğmak işi.

Havasız : Göz alıcı, çekici olmayan. Havası olmayan, hava almayan. Havası iyi veya yeterli olmayan.

Ölmek : Bazı sebeplerle çok sıkıntı veya acı çekmek. Değerini, geçerliğini, gücünü yitirmek, kullanılmamak. Bitki, solmak. Yaşamaz olmak, hayatı sona ermek, can vermek.

Bunalmak : Soluk alması güçleşmek. Çok sıkılmak, çok tedirgin olmak.

 

Kumar : Ortaya para koyarak oynanan talih oyunu.

Hileli : Hilesi olan, içine hile karışmış, hile ile yapılmış.

Oyun : Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Kumar. Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Hile, düzen, desise, entrika. Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes.

Konu : Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje. Üzerinde konuşulan şey, bahis.

Olmak : Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Yetişmek, olgunlaşmak. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Sarhoş olmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Yol açmak. Herhangi bir durumda bulunmak. Sürdürmek, yürütmek. Uymak, tam gelmek. Geçmek, tamamlanmak. Gerçekleşmek veya yapılmak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Bulunmak.

 

Boğulmak ile ilgili Cümleler

  • O sadece boğulmak için oraya yüzmeye gitti.
  • Bir kızı boğulmaktan kurtardığı için ona ödül verildi.
  • Çocuğu boğulmaktan kurtarmak için onun cesareti övgü üstü.
  • Az önce kedini boğulmaktan kurtardım.
  • Boğulmaktan korkuyorum.
  • En büyük korkum boğulmaktır.
  • Ali Mary'nin gözyaşlarına boğulmak üzere olduğunu görebiliyordu.
  • Ali bir köpeği boğulmaktan kurtardı.
  • Boğulmaktan korkarım.

Diğer dillerde Boğulmak anlamı nedir?

İngilizce'de Boğulmak ne demek? : v. choke, smother, stifle, suffocate; be drowned, get drowned

Fransızca'da Boğulmak : se noyer, étrangler, s'asphyxier, suffoquer

Almanca'da Boğulmak : ersticken; ersaufen, ertrinken

Rusça'da Boğulmak : v. глохнуть, тонуть, утопать, задыхаться, давиться, заглохнуть, затонуть, потонуть, утонуть, задохнуться