Strangle türkçesi Strangle nedir

Strangle ile ilgili cümleler

English: Ali couldn't quite bring himself to strangle Mary.
Turkish: Ali Mary'yi boğazlamak için tamamen hazır değildi.

English: I'd like to strangle her.
Turkish: Onu boğmak istiyorum.

English: I didn't strangle her.
Turkish: Onu boğmadım.

English: I'd like to strangle him.
Turkish: Onu boğarak öldürmek istiyorum.

English: I didn't strangle Tom.
Turkish: Tom'u boğarak öldürmedim.

Strangle ingilizcede ne demek, Strangle nerede nasıl kullanılır?

Strangle hold : Boğucu hakimiyet.

Strangled : Boğuk. Boğmak. Bastırmak. Tutmak. Boğazlamak. Gelişimini engellemek. Boğarak öldürmek. Boğulmuş.

Stranglehold : Boğazından yakalama. Bastırma. Engelleme. Bir kişi veya durum üzerinde mutlak güç. Boğma vaziyeti.

Strangles : Tutmak. Su sakağısı. Çanak stratejisi. Boğarak öldürmek. Boğulmak. Gırtlaklamak. Gelişimini engellemek. Boğmak. Atlarda streptococcus equi tarafından oluşturulan, ateş, üst solunum yollarında irinli yangı, mediyastinal ve mezenteriyal lenf yumruları, karaciğer, akciğer, böbrekler, dalak, eklemler ve beyinde hematojen metastatik apse oluşumlarıyla belirgin, akut bakteriyel hastalık, gurm, hlk. engi.

 

Have a stranglehold on somebody : Boğazından yakalamak.

Strange to say : Ne garip. Hayret. Ne tuhaf.

Strange looking : Tuhaf görünüşlü.

Stranglings : Boğma.

Strange : Acayip. İşe yabancı. Tuhaf. Alışık olmayan. Yabancılık. Yabansı. Acayiplik. Yeni. Bilinmeyen. Alelacayip.

Strange attractor : Yabancı etkileyici.

İngilizce Strangle Türkçe anlamı, Strangle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Strangle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Garrotes : Boğma cezası. Boğarak idam etmek.

Capture : Kapma. Yakalamak. Esir alınma. Çekim alanına almak. Esir alma. Esir etmek. Almak. Birbirine komşu iki akarsudan birinin, ötekinin yatağını kendisine çevirmesi olayı. Yansıtmak. Egemen olmak.

Smothering : Yenilmek. Boğma. Boğucu. Boğarak öldürme. Kontrol altına almak.

Appeases : Yatıştırmak. Gönlünü almak. Gidermek. Doyurmak. Hafifletmek. Bastırmak (açlığı vb). Açlığını gidermek. Sakinleştirmek. Azaltmak. Tatmin etmek.

Bind : Yapıştırmak. Tutturmak. Ciltlemek. Bilgisayar, eskrim alanlarında kullanılır. Yan çapraz. Fazla sıkmak. Yapışmak. Takyit etmek. Yasal olarak bağlamak. Engel olmak.

Halter : Yular. Kement. Asma. Yular takmak. Dizgin. Korkuluk. İpe çekmek. İp. Asmak. Yedek.

Be asphyxiated : Oksijensiz kalmak. Havasızlıktan ölmek.

Book : (yer) ayırtmak. Defter. Senaryo. Rezervasyon yaptırmak. Ayırtmak. Peylemek. Liste. Deftere işlemek. Libretto.

Burked : Ölmüş. Örtbas etmek. Susturmak.

Asphyxiate : Boğularak ölmek. Oksijensiz bırakmak.

Strangle synonyms : amount to, binds, stifled, appeasing, scrag, burke, bear down, asswage, allays, choke, inundating, garroting, assuage, garotted, restrict, kill, butchers, garrotte, scragged, abide by, throttled, alleviated, bespeaks, contract, inundates, throttles, asphyxiates, allayed, trammel, strangles, get drowned, bespeaking, butchered.

 

Strangle zıt anlamlı kelimeler, Strangle kelime anlamı

Strangle antonyms : be well.

Strangle ingilizce tanımı, definition of Strangle

Strangle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To choke to death by compressing the throat, as with the hand or a rope. To compress the windpipe of (a person or animal) until death results from stoppage of respiration. To be strangled, or suffocated.