Sunups türkçesi Sunups nedir

  • Güneş doğduğu zaman.
  • Güneşin doğuşu.
  • Gündoğumu.

Sunups ingilizcede ne demek, Sunups nerede nasıl kullanılır?

Sunup : Güneşin doğuşu. Güneş doğduğu zaman. Gündoğumu.

Sun animacules : Bir hücrelilerin (protozoa), kök ayaklılar (rhizopoda) sınıfından, tatlı sularda yaşayan, küre biçiminde, çoğunluk bir örtü ya da iskeletle örtülü, sitoplazması iç ve dış olmak üzere 2 katlı olan, çok ağır hareket eden, aktinosferyum (actinosphaerium) cinsi iyi bilinen bir takım. Güneş hayvancıkları.

Sun arc : Işıldak. Bir görünçlüğün aydınlatılmasında kullanılan, güçlü bir ışık kaynağı bulunan, özel yapısıyla bu ışık kaynağından çıkan ışık demeti düzenlenebilen ışıtaç. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Sun arc light : Işıldak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir görünçlüğün aydınlatılmasında kullanılan, güçlü bir ışık kaynağı bulunan, özel yapısıyla bu ışık kaynağından çıkan ışık demeti düzenlenebilen ışıtaç.

Sun bath : Güneş banyosu.

Sun blind : Güneşlik (pencere). Tente. Güneş tentesi. Güneş storu.

Sun deck : Güneş güvertesi. Güneşlenmeye elverişli güverte. Güneşlenme güvertesi.

Sun bathing : Güneş banyosu. Güneşlenme.

Sun dried : Gün kurusu. Güneşte kurutulmuş.

 

Sun drawing water : Güneş ışık demeti.

İngilizce Sunups Türkçe anlamı, Sunups eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sunups ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Passage : Kültür mikroorganizmalarının taze bir besi yeri ortamına aktarma işlemi. Akış. Koridor (ingiliz ingilizcesi). Mürur. Bent. Yolculuk (uçak, gemi). Alt kültür. Seyircilerin yerlerine gitmeleri için seyir yerinde bulunan geçiş yeri. Koridor. Dehliz.

Sunrise : Gün doğmasj. Güneş'in gözerimi üstüne çıkması. Güneş'in doğmasına yakın doğu gözerimi üstünde görülen kızıllık. Güneş doğması. Sabah kızıllığı. Gün doğumu. Güneşin doğması.

Dayspring : Şafak sökmesi. Tan. Gün içinde güneşin ufuk üzerine yükseldiği zaman. Günün ilk ışığı.

Fistula : İki epitelyal yüzey arasında oluşan anormal kanal. Çıban. Deri yüzeyi ile vücut boşlukları arasında oluşan anormal kanal. Fistül. Akarca. Doğuştan veya sonradan oluşan,bir organdandiğerine veya deri yüzeyine uzanan, iki ucu açık, normal dışı tüp benzeri geçiş veya kanal. Akınak. Fistül (medikal tıp terimi).

Run up : Çabucak dikmek. Yüklü bir hale getirmek (ödenecek bir faturayı). Yükseltmek. Artırmak (güç vb.). Bayrağı göndere çekmek. Fırlamak. Daralmak (elbise). Çekmek. Gelişme alanı.

Increase : Zam yapmak. Eder artırımı. Yükselmek. Artırmak. Artışa geçmek. Üremek. Yükseklik, herhangi bir mal ya da nesneye ilişkin değerin arttırılması. Büyümek. Çoğaltmak.

Sunrises : Gün doğumu. Güneşin doğması. Sabah. Güneş doğuşu. Güneş doğması.

Day spring : Günün ilk ışığı. Gün içinde güneşin ufuk üzerine yükseldiği zaman. Tan. Şafak sökmesi.

 

Passageway : Koridor (ingiliz ingilizcesi). Koridor hol veya pasaj gibi geçiş için dar yol. Aralık. Geçiş yolu. Pasaj. Geçiş yeri. Geçit. Koridor.

Sunups synonyms : sunup.

Sunups zıt anlamlı kelimeler, Sunups kelime anlamı

Decrease : Düşüş. Azalmak. Eksiltmek. Eksilmek. Azaltmak. Küçültmek. Küçülmek. Düşüş göstermek. İnişe geçmek. Eksiltme.

Sunset : Gün batımı. Akşam. Güneş'in gözerimi altına inmesi. Güneş batması. Güneşin batışı. Gün batması. Günbatımı. Gurup. Güneş batımı. Çöküş.