Run up türkçesi Run up nedir

  • Koşturmak.
  • Gelişme alanı.
  • Birden artmak.
  • Artırmak.
  • Kısalmak.
  • Çekmek (bayrak).
  • Koşuşmak.
  • Dikivermek.
  • Artırmak (güç vb.).
  • Yüklü bir hale getirmek (ödenecek bir faturayı).
  • Daralmak (elbise).
  • Yukarıya koşmak.
  • Bayrağı göndere çekmek.
  • Çekmek.
  • Atma ya da atlamadan önce yarışçının yürüme, sıçrama, koşma gibi hız kazanma yollarını denediği gerilme alanı. bu alan, uzun atlamada 15 m., üç adım ile sırıkla atlamada 40 m., cirit atmada 30 m.-36.5 m. uzunluğunda olur.
  • Fırlamak.
  • Şişirmek (hesap).
  • Yükseltmek.
  • Çabucak dikmek.
  • Atletizm alanında kullanılır.
  • Borcun birikmesi.

Run up ingilizcede ne demek, Run up nerede nasıl kullanılır?

Run : Geçerli olmak. Yayınlamak. Taşımak. Bilgisayar, bilişim, iktisat alanlarında kullanılır. Yarışmak. Oynatmak. Gitmek (gemi). Göstermek (film). Koşarak geçmek. Aday olmak.

Run up against : Göğüs germek.

Run upon : Rastlamak.

Run a blockade : Bir engel ve maniadan kurtulmak ve sıyrılmak. Ablukayı yarmak. Bir kuşatmadan kaçmak. Bir ablukadan kaçınmak.

Run a boundary : Sınırı geçmek.

Run a business : İşi yönetmek. İşi çekip çevirmek. Bir işi yönetmek. Çekip çevirmek.

İngilizce Run up Türkçe anlamı, Run up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Run up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Bursts : Fışkırmak. Çatlamak. Yarılmak. Aniden açmak. Boşanmak (gözyaşı). Patlak vermek. Patlamak. Atılmak. Ortaya çıkmak. Had safhaya gelmek.

Enhance : Abartmak. Çoğaltmak. Artırmak (değer, fiyat vb'ni). Arttırmak. Büyütmek. Güzelleştirmek. Geliştirmek.

Aggrandise : Gücünü veya konumunu yükseltmek. Daha büyük yapmak. Yüceltmek. Zenginliğini çoğaltmak. Abartmak. Uzatmak. Ayrıntı eklemek (ayrıca aggrandize). Bir şeyin daha yüce görünmesini sağlamak. Yapmacık bir şekilde birinin itibarını pekiştirmek veya abartmak. Genişletmek.

Attract : Cezbetmek. Çekmek (çekici olma vb). Celp etmek. Cazip gelmek. Mıknatısın demir tozlarını çekmesi. Kendine çekmek.

Abide : Yaşamak. Beklemek. Tahammül etmek. Sadik kalmak. Çıdamak. Sakin olmak. Dözmek. Sadık kalmak. Dayanmak.

Scamper away : Kaçışmak. Kaçmak.

Breeding ground : Üreme alanı. Yeşerme alanı.

Gallops : Dörtnala gitme. Eştirmek. Dört nala koşmak. Eşmek. Acele götürmek. Dört nala gitmek. Dörtnala koşmak. Dörtnala gitmek. Dörtnala koşturmak.

Enhances : Büyütmek. Artırmak (değer, fiyat vb'ni). Arttırmak. Abartmak. Çoğaltmak. Güzelleştirmek. İyileştirmek. Geliştirmek.

Abidden : Baki kalmak. Sadık kalmak (vaade veya karara). Katlanmak. Durmak. İkamet etmek. Beklemek. Dayanmak. Uymak. Sadık kalmak.

Run up synonyms : drive up, abided, scurries, bustles, attracts, hoisted, bustle about, frisks, accite, skyrocketed, angle of flight, bounce, boom, coursed, advancing foot, rush, frisking, baton, hoists, amplifying, allures, arrest, bar clearence, abrook, run, burst, elevates, frisk, absorbs, shortens, augment, bid up, darted.