Breeding ground türkçesi Breeding ground nedir

Breeding ground ingilizcede ne demek, Breeding ground nerede nasıl kullanılır?

Breeding : Islah. Doğurma. Üretme. Görgü. Dönüşüm oranı 1 'den büyük olan işlem. Soy. Kuluçka. Yavrulama. Hayvancılık. Görgü kuralları.

Ground : (gemi) karaya oturmak. Temel neden. Hukuk, jeoloji alanlarında kullanılır. Toprak. Kent içinde, dışında ya da kent sınırları yakınında tarım etkinliklerine ayrılmış ya da bölünerek ve altyapısı hazırlandıktan sonra kentsel yerbölümler durumuna getirilmeye elverişli geniş yerlere verilen ad. Uçurtmamak (uçağı). Topraklamak. Kırsal toprak. Yere indirmek. Zemin.

Breeding cattle : Damızlık sığır.

Breeding gain : Kuluçka oranının 1’den küçük olması. Kuluçka kazancı.

Breeding parasitism : Bazı arılar (chrysididae, mutillidae vb.), bazı kın kanatlılar (meloidae) ve bazı kuşların (guguk kuşu) bir başka türün kuluçka odalarına ya da yuvalarına girip yumurtalarını, larvalarını ya da besinlerini yemeleri ya da kendi yavrularını baktırıp büyütmeleri durumu. Kuluçka paraziti. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kuluçka parazitizmi. Kimi arılar (chrysididae, multillidae vb.), kimi kın kanatlılar (meloidae) ve kimi kuşların (guguk kuşu) bir başka türün kuluçka odalarına veya yuvalarına girip yumurtalarını, larvalarını veya besinlerini yemeleri veya kendi yavrularını bırakıp büyütmeleri durumu.

 

Breeding range : Yetiştirme bölgesi. Türlerin yetiştirildiği bölge veya coğrafi bölgeler.

İngilizce Breeding ground Türkçe anlamı, Breeding ground eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Breeding ground ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Development area : İskana açılmış alan. Geliştirim alanı. Yerleşme alanı. Bir kentin ya da kasabanın düzentasarının sınırları içinde kalan ve düzentasar yazanağında belirtilen süre için kentin gelişmesine ayrılan alan. İngiltere'de, londra'nın kalabalıklığını ve yükünü azaltmak, gelişmesi yavaşlamış yöreleri canlandırmak ve bölgeler arasında gelişme bakımından bir denge sağlamak için, kamunun öncülüğünde, yeni işleyim kuruluşlarının yöneltileceği yörelere verilen ad. Genişletilen veya geliştirilen alan. Pilot bölge. Geliştirme bölgesi. Bir kentin düzentasarında, yapı yapılmasına olur verilen alan. bk. yapı bölgesi. Kalkınmada öncelikli bölge.

Run up : Artırmak. Çekmek. Artırmak (güç vb.). Koşturmak. Yükseltmek. Daralmak (elbise). Dikivermek. Yüklü bir hale getirmek (ödenecek bir faturayı). Kısalmak. Fırlamak.