Suppers türkçesi Suppers nedir

  • Hafif akşam yemeği.
  • Akşam yemeği.

Suppers ingilizcede ne demek, Suppers nerede nasıl kullanılır?

Supper club : Seçkin gece kulübü.

Supper clup : Gece klübü.

Buffet supper : Açık büfe yemek. Yiyeceklerle dolu bir masadan bir kimsenin kendi kendine servis yaptığı yemek.

Have supper : Akşam yemeği yemek.

Last supper : Hazreti isa'nın son akşam yemeği.

Supper : Son akşam yemeği. Akşam yemeği. Hafif akşam yemeği.

Supplanter : Zorla alan kimse. El koyan kimse.

Supplanted : Yerine geçmek. Gölgede bırakmak. Ayağını kaydırmak. Yerini almak. Alt etmek.

Supplant by : Yerini almak.

Supped : Akşam yemeği yemek. Yudumlamak. Yudum. Yudum yudum içmek. Kaşıkla içmek.

İngilizce Suppers Türkçe anlamı, Suppers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Suppers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Endorse : “destek” anlaşması yapmak. Desteklemek. Tecimsel belgitlerden doğacak hakları bir başkasına geçirmek. Aktarmak. Gitar, ekonomi alanlarında kullanılır.

Advance : Atamak. Öndelik. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İleri sürmek. Öne sürmek. Daha önceki bir tarihe almak. İlerlemek. İleri gitmek. Alacağına sayılmak üzere önceden yapılan ödeme. Öne almak.

Encourage : Cesaret vermek. Gayretlendirmek. Desteklemek. Teşvik etmek. Korumak. Özendirmek. Cesaretlendirmek. Yüreklendirmek. Takviye etmek.

 

Meal : Un gibi. Yemek. Kaba un. Küspe. Elenmemiş kaba un. Yağlı tohumların veya meyvelerin hidrolik pres, devamlı pres, solvent özütleme yöntemi gibi usullerle yağı alındıktan sonra geriye kalan proteince zengin ürün. Yemek vakti. Öğün yemeği. Öğün.

Sponsor : Destek sağlamak. Himaye etmek. Korumak. Ünalgı-sınalgı bağdarlamasının masraflarını karşılayıp reklam yapan firma. Kefil olmak. Vaftiz babalığı yapmak (çocuğa). Kefil. Sponsorluğunu yapmak. Belirli koşulları taşıyan bir filmin ya da televizyon izlencesinin gerçekleştirilmesini, parası karşılığı isteyen kimse. Siparişçi.

Back : Ayak arkası. Gövdenin, ense ile kuyruksokumu arasındaki ve ayrıca cimnastikte bir devinim grubunun alanı olan bölümü. Arka çıkmak. Art. Arkaya. Kasalı çalgılarda kasanın arka tarafında kalan ve genellikle birbirine yapıştırılmış iki simetrik parçadan oluşan ağaç tabakası. Sırt. Geri. Futbol, gitar, jimnastik, madencilik alanlarında kullanılır. Arkasını imzalamak.

Caff : Kafe. Kafe (ingiliz dilinde resmi olmayan kullanım). (ingiliz argosu) kafe.

Assist : İmdat. Yardımcı olmak. Hazır bulunmak. Yardım etmek. Muavenet. Sayı yaptırma. Asiste etmek. Desteklemek. Asistanlık yapmak.

Second : Bir dakikalık sürenin altmışta biri. Desteklemek. İkinci çelgi. Göreve getirmek (brit. ask.). Yardım etmek. Defolu mal. Düelloda şahit. Üç savutta da gövdenin aşağı-dışarı kesimini (doğrultusunu) korumak için uygulanan çelgi. (namlu ucu biraz yere eğik, savut tutan el göğüsten az aşağıda ve dışta, tırnaklar yere dönüktür. kesici kılıçla uygulamada namlunun kesici yüzü dışa doğrudur.). İkinci.

 

Supper : Son akşam yemeği.

Suppers synonyms : passover supper, shop at, buy at, help, back up, further, patronize, frequent, shop, the supper, indorse, dinner, promote, boost, aid, dinners, patronise, seder, repast, undergird.

Suppers zıt anlamlı kelimeler, Suppers kelime anlamı

Boycott : Boykot etmek. Direniş. Mal almamak. Bir ülkenin siyasi anlaşmazlık içinde bulunduğu bir ülkeden mal alıp satmayı yasaklaması. Boykot. Ticaret yapmama boykotu. Boykot yapmak.

Take : Kabul edilmek. Reaksiyon. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kavramak. Tutuş. Alıntı. Tepki. Pay. Tutulan balık miktarı. Götürmek.