Suppurates türkçesi Suppurates nedir

  • İltihap toplamak.
  • Cerahat toplamak.
  • İrin akmak (yaradan).
  • İltihaplanmak.
  • Cerahat toplamak (yara).
  • Cerahatlenmek.
  • İrinlenmek.
  • Cerahat yapmak.
  • İrin toplamak.
  • Cerahat akmak (yaradan).

Suppurates ingilizcede ne demek, Suppurates nerede nasıl kullanılır?

Suppurate : İltihap toplamak. Cerahatlenmek. İrin akmak (yaradan). İrin toplamak. Cerahat toplamak. Cerahat yapmak. İltihaplanmak. İrinlenmek. Cerahat akmak (yaradan). Cerahat toplamak (yara).

Suppurated : İltihap toplamak. Cerahat yapmak. Cerahat toplamak (yara). İrinlenmek. İrin akmak (yaradan). Cerahat akmak (yaradan). İltihaplanmak. Cerahat toplamak. İrin toplamak. Cerahatlenmek.

Suppurating : İrinli. Cerahatli.

Suppuration : Süpürasyon. Süpurasyon. İrin. İrinleşme, irin. Supurasyon. Kanlı irin. Cerahat. İltihap.

Suppurations : Süpurasyon. Süpürasyon. Kanlı irin. İrin. Cerahat. İltihap.

Suppurative interstitial nephritis : Hematojen kökenli bakteriyel enfeksiyonlar sonucunda oluşan, böbreğin interstisyel dokusunun irinli yangısı. İrinli interstisyel nefritis.

Suppurative nephritis : İrinli nefritis. İrinli böbrek yangısı.

Nonsuppurative interstitial nephritis : İrinsiz interstisyel nefritis. Hafif nedbeleşme ve az miktarda lenfohistiyositik hücre içeren böbrek intersitisyumunun yangısı.

Suppurant : Süpurant.

 

Suppurative : İltihap (ilacı vb). Supuratif. İrin içeren, irin oluşturan, irinli. Süpüratif. İrin oluşumuna neden olan. İltihap oluşturan. İrin oluşturan. Süpuratif. İltihap yapan.

İngilizce Suppurates Türkçe anlamı, Suppurates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Suppurates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mattered : Önem taşımak. Fark etmek. Madde. Önemi olmak. Farketmek. Önemli olmak. Cisim. Konu. Mesele.

Inflame : İltihaplandırmak. Kızmak. Kışkırtmak. Kızdırmak. Tutuşturmak. Coşturmak. Tutuşmak. Azdırmak. Alev almak. Yanmak.

Exhaust : Çıkarmak. Yorgunluktan tüketmek. Egzoz. Boşalmak. Paçavrasını çıkarmak. Boşaltmak. Çok yormak. Yorulmak. Bitap düşürmek. Egzoz etmek.

Fester : Çürümek. Azmak. Kafasına takılmak. Küflenmek. Kokmak. Mikrop kapmak. Dert etmek.

Putrefies : Çürütmek. Kokmak. Çürümek. Sasımak. Kangren olmak. Çürüyüp kokmak. Bozulmak. Taaffün etmek. Kokutmak.

Draw : Yem. Çizmek. Berabere kalmak. Çekiliş. Devam etmek. Berabere biten oyun. İlgi çekici şey. Keşide. Çekme. Çekim.

Rankles : Acısı içinden çıkmamak. İçin için yanmak. Acısı geçmemek. İçine dert olmak. Yüreğine dert olmak. Acısı unutulmamak.

Maturates : Olgunlaşmak.

Mattering : Mesele. Önemli olmak. Farketmek. Önemi olmak. Konu. Fark etmek. Önem taşımak. Cisim. Madde.

Matter : Bilinçten bağımsız olarak var olan ve bilinçte yansıyan nesnel gerçekliği anlatan bir felsefe kavramı. Önem. Fizik, kimya, sosyoloji alanlarında kullanılır. Cisim. İrin. Önemli olmak. Özdek. Önemi olmak. Sebep.

Suppurates synonyms : inflames, maturated, discharge, get inflamed, release, putrefying, inflaming, eject, suppurated, maturate, festers, mature, rankled, rankling, gather, expel, putrefy, putrefied, suppurate, rankle, maturating.