Surfed türkçesi Surfed nedir

  • Dalga köpüğü.
  • Kıyıya vuran köpüklü dalgalar.
  • Köpüklü dalga.
  • Kırılma çizgisi ile kıyı arasındaki dalga faaliyeti.
  • Sörf yapmak.
  • Sörf yapmak (internet üzerinde).
  • Çatlayan dalgalar.
  • Kıyıya çarpıp çatlayan dalgalarda oluşan beyaz köpükler.
  • Kıyıya çarpıp çatlayan dalgaların sesi.
  • Kıyıya çarpıp çatlayan dalgalar.

Surfed ile ilgili cümleler

English: I surfed the net late last night.
Turkish: Gece geç saatte internette gezindim.

Surfed ingilizcede ne demek, Surfed nerede nasıl kullanılır?

Bodysurfed : Sörf tahtası olmadan dalgalarda süzülmek. Vücut sörfü yapmak. Aletsiz sörf yapmak.

Surfeit : Aşırı yemek. Fazlasıyla doldurmak. Aşırı miktar. Çok fazla. Tıka basa yedirmek. Bıkkınlık. Fazlasıyla içirmek. Fazlasıyla (yemek). Tokluk. Şişkinlik.

Surfeited : Fazlasıyla yedirmek. Fazlalık. Fazlasıyla doldurmak. Fazlasıyla içirmek. Fazlasıyla (yemek). Tıka basa yedirmek. Tokluk. Şişkinlik. Bıkkınlık. Aşırı yemek.

Surfeiting : Çok fazla. Fazlasıyla (yemek). Fazlasıyla doldurmak. Aşırı yemek. Bıkkınlık. Şişkinlik. Fazlasıyla içirmek. Tokluk. Fazlasıyla yedirmek. Tıka basa yedirmek.

Surfeits : Tokluk. Şişkinlik. Fazlasıyla içirmek. Fazlasıyla (yemek). Fazlasıyla doldurmak. Aşırı yemek. Fazlasıyla yedirmek. Fazlalık. Bıkkınlık. Çok fazla.

 

Windsurfers : Bir yelkenliye bağlı halde sörf tahtası üzerinde su yüzünde süzülen kimse. Rüzgar sörfçüsü. Rüzgar sörfü yapan kimse. Rüzgar sörfü yapan.

Surfers : Sörfçü.

Surf board : Sörf tahtası.

Cybersurfers : Siber sörfçüler.

Surface active : Yüzey etkin. Yüzey aktif. Sürfaktif. Yüzeyetkin.

İngilizce Surfed Türkçe anlamı, Surfed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Surfed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Certain : Kimi. Sabit. Bazı. Ayrım. Falanca. Mutlak. Muhakkak. Güvenilir. Belli. Kuşkusuz.

See : Gereğini yapmak. Kavramak. Görmek. Seyretmek. Görüşmek. Uğurlamak. Dikkat etmek. Farketmek. Yolcu etmek. Papalık.

Confidence : İnanç. Gizlilik. Mahremiyet. Gizli şey. Görgül, mantıksal ya da sayımsal işlemlere dayanarak bir gözlemsel bilgi ya da bulgunun öyle olduğu ya da öyle kalacağı duygusu. İtimat. İman. Sır. Güvenirlik.

Tolerate : Katlanmak. Tolere etmek. Tahammül etmek. Hazmetmek. İdare etmek. Göz yummak. Takat getirmek. Tahammül etmek (organizma vb). Müsamaha etmek. Hoş görmek.

White horse : Beyaz at.

Convinced : İnandırılan. İnanmış. İnandırılmış. Emin. İkna edilmiş. Kani. Kani olmuş. İkna olmuş.

Endure : Uzun süre dayanmak. Göğüs germek. Tahammül etmek. Acıya dayanmak. Dişini sıkmak. Katlanmak. Sürmek. Çekmek. Sabretmek. Durmak.

White horses : Beyaz at.

Surfed synonyms : surf, surfs, experience, whitecap, go through, authority, assurance, confident, sureness, positive, self assurance, die, certainty, whitecaps, self confidence.

Surfed zıt anlamlı kelimeler, Surfed kelime anlamı

 

Uncertain : Değişebilir. Kuşkulu. Karar veremeyen. Bellisiz. Kesin olmayan. Emin olmayan. Belirsiz. Bilinmez. Güvenilmez. Şüpheli.

Uncertainty : Değişkenlik. Adem-i emniyet. Kuşku. Olayların gerçekleşme olasılığının bilinmediği durum. krş. risk. Kesin olmama. Kesinsizlik. Belirsizlik. Kararsızlık. Tereddüd. Şüphe.

Unsure : Riskli. Güvensiz. Belirsizlik. Emniyetsiz. Emin olmayan.

Surfed antonyms : enjoy.