White horse türkçesi White horse nedir

  • Köpüklü dalga.
  • Beyaz at.

White horse ile ilgili cümleler

English: I've got a white horse.
Turkish: Beyaz bir atım var.

English: The girl has a white horse.
Turkish: Kızın beyaz bir atı var.

English: The white horse is taller than the black one.
Turkish: Beyaz at siyah olandan daha uzun.

English: The ancient Greeks believed that the Sun rode across the sky in a chariot drawn by four white horses driven by the god Heleius.
Turkish: Antik yunanlılar Güneşin tanrı Heleius tarafından sürülen dört beyaz at tarafından çekilen bir arabada gökyüzünü boydan boya geçtiğine inanıyorlardı.

English: The prince wants a white horse.
Turkish: Prens beyaz bir at istiyor.

White horse ingilizcede ne demek, White horse nerede nasıl kullanılır?

White : Gözün beyaz kısmı. Yumurta akı. Soluk benizli. Solgun. Sütlü kavhe. Beyaz. Göz akı. Beyaz ırktan olan.

Horse : Beygir. Sehpa. At koşmak. Bir taban üzerine yerleştirilmiş ve filmin eninden biraz daha aralıklı, koşut iki kolun ortasına bir eksen geçirilerek yapılan, film kangalının bu eksene takılarak çeşitli kurgu işlemlerinin gerçekleştirilmesini sağlayan araç. Film çıkrığı. Biyoloji, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. İskele sıpası. Atlama beygiri. Oynamak. At.

 

White horses : Köpüklü dalga. Beyaz at.

White adipose tissue : Hücrelerinin her birinde büyük bir yağ damlacığı bulunan, beyazdan koyu sarıya kadar rengi değişebilen, vücudun esas yağı olan bir yağ dokusu tipi. üniloküler doku, beyaz yağ. Beyaz yağ dokusu.

White admiral : Kelebek.

White alder : Kızılağaç.

İngilizce White horse Türkçe anlamı, White horse eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak White horse ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Whitecaps : Beyaz başlıklı kuş. Rüzgar etkisinde deniz yüzeyi köpüklenmesi. Kızılkuyruk.

Whitecap : Rüzgar etkisinde deniz yüzeyi köpüklenmesi. Beyaz başlıklı kuş. Kızılkuyruk.

Surf : Çatlayan dalgalar. Kıyıya vuran köpüklü dalgalar. Kıyıya çarpıp çatlayan dalgalarda oluşan beyaz köpükler. Dalga köpüğü. Kıyıya çarpıp çatlayan dalgaların sesi. Kıyıya çarpıp çatlayan dalgalar. Sörf yapmak. Sörf yapmak (internet üzerinde). Kırılma çizgisi ile kıyı arasındaki dalga faaliyeti.

Surfed : Sörf yapmak. Dalga köpüğü. Kıyıya vuran köpüklü dalgalar. Kıyıya çarpıp çatlayan dalgaların sesi. Kıyıya çarpıp çatlayan dalgalar. Kırılma çizgisi ile kıyı arasındaki dalga faaliyeti. Sörf yapmak (internet üzerinde). Çatlayan dalgalar. Kıyıya çarpıp çatlayan dalgalarda oluşan beyaz köpükler.

Whitehorse : Beyaz kaplı dalga.

Surfs : Sörf yapmak. Sörf yapmak (internet üzerinde). Kıyıya çarpıp çatlayan dalgalarda oluşan beyaz köpükler. Dalga köpüğü. Çatlayan dalgalar. Kıyıya çarpıp çatlayan dalgaların sesi. Kırılma çizgisi ile kıyı arasındaki dalga faaliyeti. Kıyıya vuran köpüklü dalgalar. Kıyıya çarpıp çatlayan dalgalar.

White horse synonyms : white horses.