Surfeited türkçesi Surfeited nedir

Surfeited ingilizcede ne demek, Surfeited nerede nasıl kullanılır?

Surfeit : Tokluk. Fazlasıyla (yemek). Fazlalık. Fazlasıyla yedirmek. Tıka basa yedirmek. Fazlasıyla doldurmak. Çok fazla. Bıkkınlık. Aşırı yemek. Fazlasıyla içirmek.

Surfeiting : Fazlasıyla doldurmak. Tıka basa yedirmek. Aşırı yemek. Çok fazla. Fazlasıyla (yemek). Tokluk. Şişkinlik. Bıkkınlık. Fazlalık. Fazlasıyla içirmek.

Surfeits : Fazlasıyla içirmek. Tokluk. Fazlasıyla yedirmek. Şişkinlik. Çok fazla. Bıkkınlık. Fazlasıyla doldurmak. Aşırı yemek. Fazlasıyla (yemek). Fazlalık.

Surfed : Kırılma çizgisi ile kıyı arasındaki dalga faaliyeti. Kıyıya vuran köpüklü dalgalar. Sörf yapmak (internet üzerinde). Kıyıya çarpıp çatlayan dalgaların sesi. Dalga köpüğü. Kıyıya çarpıp çatlayan dalgalar. Kıyıya çarpıp çatlayan dalgalarda oluşan beyaz köpükler. Köpüklü dalga. Sörf yapmak. Çatlayan dalgalar.

Surfer : Sörfçü.

Surfers : Sörfçü.

Cybersurfers : Siber sörfçüler.

Bodysurfed : Vücut sörfü yapmak. Aletsiz sörf yapmak. Sörf tahtası olmadan dalgalarda süzülmek.

Windsurfers : Bir yelkenliye bağlı halde sörf tahtası üzerinde su yüzünde süzülen kimse. Rüzgar sörfü yapan kimse. Rüzgar sörfü yapan. Rüzgar sörfçüsü.

 

İngilizce Surfeited Türkçe anlamı, Surfeited eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Surfeited ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bellyful : Gereğinden fazla.

Excrescence : Ur. Şiş. Gereksiz. Normal dışı çoğalma. Fazla. Yumru.

Boredom : Afakan. Sıkıntı. Bir soruşturu ya da görüşmenin dönümcül sınırı aşacak düzeyde uzaması durumunda beliren ve yanıtların özgünlüğünü yitirmesine yol açan bıkkınlık. Usanç. İlinti. Bun. Sıkılma. Can sıkıntısı. Gına.

Incrementing : Artma. Zam. Artış aralığı. Gelir. Kazanç. Artırma. Artış. Artım. Arttırma.

De trop : Fazla. İstenmedik.

Incensement : Kızışma. Sinir. Çileden çıkma. Hiddet. Kızgınlık. Öfke.

Jadedness : Birşeylerin aşırı yenmesi yüzünden bıkkınlık. Yorgunluk. Tükenme. Bitkinlik.

Extravagantness : İleri gitme. Mübalağalı olma. Müfritlik. Aşırılık. Savurganlık. Müsriflik. Tutumsuzluk.

Dozens : Çok sayıda. Düzinelerce. Düzineler. Pek çok (örneğin, ı have told you dozens of times {sana pek çok defa söyledim}). Oldukça fazla sayıda (örneğin, ı have made dozens (many) new friends {oldukça fazla yeni arkadaşım oldu}).

Surfeited synonyms : indulge, surfeiting, bellyfuls, countless, inflation, excessively, accidies, bloatedness, exorbitant, render, margin, camber, provide, ennui, interloper, surfeits, excessiveness, toughness, margins, surfeit, sate, cloy, intumescence, knoll, beyond measure, repletion, boredoms, cambers, dyspepsy, luxuriate, cram, a lot, bloat.

Surfeited zıt anlamlı kelimeler, Surfeited kelime anlamı

Won : Kazanıldı. Kazanç. Kazanmak. Güney kore para birimi. Kazanan. Won (finlandiya terimi).

Emptiness : Boşluk.