Won türkçesi Won nedir
Won ile ilgili cümleler
English: Ali could've won if he'd wanted to.
Turkish: Ali eğer isteseydi kazanabilirdi.
English: Ali didn't tell anyone that he'd won the lottery.
Turkish: Ali piyango kazandığını kimseye söylemedi.
English: Ali dreamed that he had won the contest, but that his prize had been stolen.
Turkish: Ali yarışmayı kazandığını hayal etti fakat onun ödülü çalındı.
English: Adams won the presidency in 1796.
Turkish: Adams 1796'da başkanlığı kazandı.
English: Ali couldn't believe that he had just won the lottery.
Turkish: Ali az önce piyangoyu kazandığına inanamadı.
Won ingilizcede ne demek, Won nerede nasıl kullanılır?
Won acclaim : İltifat aldı. Övgü aldı. Övgü kazandı. Övüldü. Pozitif tepki aldı. Alkış aldı.
Won her heart : Onun kalbini kazandı. Onun sevgisini kazandı. Onun kendisini sevmesini sağladı. O kadının kalbini kazandı.
Won him over : Onun desteğini kazandı. Onu kendi davasını savunmaya ikna etti. Onu ikna ederek kendi tarafına çekti.
Won his affection : Onun düşkünlüğünü kazandı. Onun alakasını kazandı. Onu kendisine hayran bıraktı. Onun kendisini sevmesini sağladı.
Won his heart : Onun alakasını kazandı. Onu kendisine hayran bıraktı. Onun kendisini sevmesini sağladı. Onun kalbini kazandı. Onun düşkünlüğünü kazandı.
Hard won : Zor kazanılmış.
Won the title : Şampiyonluk unvanı kazandı. Muzaffer unvanı kazandı. Galip gelerek unvan kazandı.
Won the award : Ödülü kazandı. Ödül aldı.
Faint heart never won fair lady : Korkaklar asla hedefine ulaşamaz anlamında atasözü.
Wonder : Şaşılacak şey. Merak etmek. Merak. Mucizeler yaratan kimse. Şaşmak. Merak etmek (anlamayı istemek). Hayret. Büyük olay. Şüphe etmek. Şaşkınlık.
İngilizce Won Türkçe anlamı, Won eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Won ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Carry off : İletmek. Ölüme sebebiyet vermek. Başarılı olmak. Ölümüne yol açmak. Kapmak. Kolayca yapmak. Ödül kazanmak. Hakkından gelmek. Kapıp kaçırmak.
Capital : Klasik ekonomiye göre, zenginliklerin yaratılmasında, ekonomik işlerin görülmesinde kullanılan ve bir üretim birimi ya da işletme için zorunlu olan özdeksel nesneler. 2-marksçı ekonomiye göre, ücretli işçi çalıştırmanın ve böylece artık değeri almanın aracı. Baş. Üretim olaylarına dayanak olan para. Başmal. Sermaye ile ilgili. Cezası ölüm olan. Bir devletin yönelti ve yönetim özeği bir ülkedeki en büyük ve en önemli kent. anakentlerin en büyüğü. Kapital. Önde gelen. Kimi ayrılıklar dışında, bir devletin, hükümet ve parlamentosunun yerleştiği, devlet başkanının oturduğu, siyasal ve yönetsel özeği olan kent.
Attaining : Varmak. Ulaşmak. Ulaşma. Gelmek. Varma. Muvasalat. Elde etmek. Erişmek. Varış.
Conquerors : Fatihler. Fatih. Final maçı. Fetheden kimse.
Conqueror : İslam devletlerinde bir ülkeyi ya da bir kenti düşmandan alan komutan ve hükümdara verilen yüceltme sanı: mısır fatihi, revan fatihi gibi. istanbul'u türklere kazandıran osmanlı padişahı ıı. sultan mehmet'in sanı. Fatih. Fetheden kimse. Final maçı.
Defeaters : Galip. Mağlup eden kimse. Uran kimse. Fatih.
Achieved : Erişmek. Ulaşmak. Gerçekleştirmek. Elde etmek. Erişilen. Başarmak. Meydana getirmek.
Acquires : Sonradan kazanmak. Yakalamak. Elde etmek. Almak. Edinmek. İktisap etmek. Ele geçirmek. Sahip olmak.
Achieve : Başarmak. Elde etmek. Ulaşmak. Üstesinden gelmek.
Advantageousness : Karlılık. İşe yarar şey. Yardımseverlik. Yarar.
Won synonyms : south korean monetary unit, south korean won, chon, north korean won, north korean monetary unit, acquirer, awardee, conveniences, be in pocket, credit, top dog, convenience, achieving, gainers, gainer, the conqueror, earnings, acquire, awardees, victor, asset, bring in, woning, carry the day, attain, achieves, bread, acquirement, attained, acquisition, acquisitions, attains, booty.
Won zıt anlamlı kelimeler, Won kelime anlamı
Lost : Kaybolmuş. Gaip. Yitirilmiş. Mahvolmuş. Kaçırılmış. Zayi. Düşünceye dalmış. Kayıp. Geçmiş. Kaybetmek.
Cheap : Ucuz. Kıytırık. Kalitesiz. Cimri. Asan. Elisıkı. Değersiz. Adi. Kolay. Aciz.
Won ingilizce tanımı, definition of Won
Won kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To dwell or abide. Dwelling. Wone.

Bu kısımda Won kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Won ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Won anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Won ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.