Surprised türkçesi Surprised nedir

  • Hayret etmiş.
  • Şaşırmış.
  • Şaşmış.
  • Şaşkın.

Surprised ile ilgili cümleler

English: Ali didn't seem surprised by Mary's news.
Turkish: Ali Mary'nin haberine şaşırmış görünmüyordu.

English: "Remember me?" "No." "Well, well. I'm surprised you don't recognise me!" "Are we supposed to?"
Turkish: "Beni hatırlıyor musun?" "Hayır." "Hayret." Beni tanımamana şaşırdım!" " Tanımamız gerekiyor mu?"

English: Ali didn't seem surprised to see Mary here.
Turkish: Ali Mary'yi burada gördüğüne şaşırmış gibi görünmüyordu.

English: Ali didn't seem surprised when he heard that Mary and John had gotten married.
Turkish: Ali Mary ve John'un evlendiğini duyduğunda şaşırmış gibi görünmüyordu.

English: Ali didn't seem surprised to see me.
Turkish: Ali beni gördüğüne şaşırmış gibi görünmüyordu.

Surprised ingilizcede ne demek, Surprised nerede nasıl kullanılır?

Be surprised : Hayret etmek. Şaşırmak. Şaşmak.

Being surprised : Şaşkınlık.

Surprisedly : Şaşırmış bir şekilde. Şaşkınlıkla. Hayretle.

Unsurprised : Afallamamış. Şaşırmamış. Hayret etmemiş.

Surprise attack : Baskın taarruzu. Ani saldırı. Sürpriz saldırı.

Surprise somebody into something : Yapması için oyuna getirmek.

Take someone by surprise : Baskın yaparak birini yakalamak. Birini çok şaşırtmak. Birini şaşırtmak. Gafil avlamak. Birini gafil avlamak.

 

Make a surprise attack : Baskın düzenlemek.

Came as a total surprise : Tamamen beklenmedik olma. Umulmadık olma. Açık bir gökyüzünden ani çıkan bir fırtına gibi gelme.

To my surprise : Meğer. Ki. Meğerse. Bir de baktım ki.

İngilizce Surprised Türkçe anlamı, Surprised eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Surprised ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Beclouded : Bulutlanmış. Bulutlandırmak. Zorlaştırmak. Şaşkına dönmüş. Bulutla kaplı. İçinden çıkılmaz hale getirmek. Kafası karışmış. Karartmak. Kaplamak.

Aghast : Ödü patlamış. Dehşet içinde. Çok korkmuş. Ödü patlamış (argo terim). Korkmuş. Donakalmış.

Befogged : Sisle kaplanmış. Kafası karışmış. Karışmış. Karışık. Bulutla kaplı. Kafası dumanlanmış. Alkolün etkisiyle doğru düzgün düşünme yeteneğini yitirmiş.

Bedazzled : Şaşırtmak. Büyülemek. Serseme dönmüş. Afallamış. Gözü kamaşmış. Göz kamaştırmak. Büyülenmiş.

Dumbstruck : Hayrete düşmüş. Dili tutulmak. Dili tutulmuş. Söyleyecek söz bulamamak. Söyleyecek söz bulamayan. Şaşkınlıktan donakalmış.

Flabbergasted : Hayrete düşmüş. Şaşırtılmış. Çok şaşırmış. Şaşkına dönmüş.

All at sea : Şaşkına dönmüş.

At fault : Yanlış. Kusurlu. Kabahatli. Yanılmış. Hatalı. Doğru değil.

Openmouthed : Afallamış. Ağzı açık kalmış. Açgözlü. Dehşete düşmüş.

Dumfounded : Şaşkınlıktan dili tutulmuş. Şaşkına dönmüş.

Surprised synonyms : gobsmacked, dumbstricken, astounded, aback, jiggered, balled up, all out, abashed, baffled, bemused, absentminded, amazed, addled, bepuzzled, popeyed, at sea, at a loss, goggle eyed, addle headed, stupefied, dumbfounded, addlepated, startled, astonied, thunderstruck, agape, all abroad, befuddled, addle brained, addle pated, stunned, astonished, open mouthed.

 

Surprised zıt anlamlı kelimeler, Surprised kelime anlamı

Unsurprised : Şaşırmamış. Afallamamış. Hayret etmemiş.