Suspens türkçesi Suspens nedir

  • Heyecan.
  • Oyunun seyirci üzerinde uyandırdığı gerilim duygusu.
  • Tiyatro alanında kullanılır.

Suspens ile ilgili cümleler

English: The suspense is killing me!
Turkish: Beklemek beni öldürüyor!

English: The student was given a three day suspension.
Turkish: Öğrenciye üç günlük bir uzaklaştırma verildi.

English: Ali couldn't stand the suspense any longer.
Turkish: Ali belirsizliğe daha fazla katlanamadı.

Suspens ingilizcede ne demek, Suspens nerede nasıl kullanılır?

Suspens account : Temelli sayışımlarda henüz yer almamış özdekleri kapsayan sayışım. Temelsiz sayışım.

Suspense : Askıda kalma. Tereddüt. Askıya alma. Tereddüd. Geciktirim. Şüpheli beklenti. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Belirsizlik. Merakta kalma. Kararsızlık.

Suspense account : Askıda tutulan hesap. Edimli olarak yapılmış bir işlemin sonucunu göstermeyip diğer sayışımların düzen ve tutarlılığını sağlamağa öteki sayışımlardaki kimi işlem ya da bilgileri toplamağa ve birleştirmeye yarayan sayışım. Geçici hesap. Düzenleyici sayışım. Muallaktaki hesap. Muvakkat hesap. Askıdaki hesap. Muallak hesap. Geçici muallak hesap.

Suspense accounts : Bir alış verişin gerçek sonucunu göstermeyip sadece sayışım gereği ve değerleri izlemek amacıyla açılan sayışımlar. Geçici hesaplar. Düzenleyici sayışımlar.

 

Suspenseful : Merak içinde. Şüpheli. Süspans dolu. Merak uyandıran. Endişeli. Meraklandıran.

Suspension chaine : Işıldağı ya da herhangi bir aygıtı demir boruya bağlayan zincir. Askı zinciri.

Suspension culture : Süspansiyon kültürü. Sıvı kültürde çoğaltılmış hücre topluluğu.

Suspension clause : Askıya alma hükmü. Askıya alma şartı.

Suspension of payments : Ödemenin durdurulması. Ödemeleri durdurma.

Suspenses : Kararsızlık. Askıya alma. Tereddüt. Merakla bekleme. Merakta kalma. Muallak. Endişe. Belirsizlik. Kesilme. Erteleme.

İngilizce Suspens Türkçe anlamı, Suspens eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Suspens ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ardors : Heves. Hararet. Şevk. Gayret. Ateşlilik. Ateş.

Dramas : Acıklı oyun. Dramatik özellik. Tiyatro edebiyatı. Dramatik durum. Tiyatro eseri. Drama. Oyun. Tiyatro sanatı. Piyes. Dram.

Ardours : Hararet. Gayret. Şevk. Ateşlilik. Ateş. Heves.

Abstract theatre : Önce resim sanatında kullanılan "soyut" terimi daha sonra, biraz değişik anlamda tiyatroya girmiştir. olaylar dizisini ve oyuncu türünü gerçekçilik erklerinden ve alışılagelmiş mantık düzeninden kurtarmak amacını güden, bir bütünlüğü olan tiyatro türü. iç dünyayı gerçek olarak alır. konuşmalar ve oyun kişileri biçimsel ve anlamsal yoldan bozulur (deforme edilir), karikatürleştirilir. Soyut tiyatro. Olay dizisini ve oyunculuk anlayışını gerçekçilik erklerinden ve alışılagelmiş mantık dizgesinden soyutlamak amacını güden tiyatro. iç dünyayı gerçek olarak aldığından, oyun kişileri ve bunların konuşmaları anlamsal ve biçimsel açıdan bozularak karikatürleştirilir.

 

Allegory : Dokundurma. Yerine. Kinaye. Bir konunun yerine onunla benzerlikleri olan başka bir konuyu geliştirerek öbürünü anlatma. birtakım soyut ya da somut kavramları kişileştirerek seyirciye iletme. Alegori. Orunlama.

Arousals : Uyarılma. Uyarma. Canlandırma.

Animation : Animasyon. Hareket. Canlılık. Çizgi film yapma. Ruh. Şevk. Yaşam. Canlılık, hayatiyet.

Ardor : Şevk. Hararet. Heves. Ateşlilik. Ateş. Gayret.

Surmise : Kanaat. Kanı. Sanısına kapılmak. Kuşkulanmak. Sanmak. Tahmin etmek. Zan. Tahmin. Zannetmek. Kanıya veya kansısına varmak.

Absurd theatre : Absürt tiyatro. İnsanın yaşama, doğaya olan uyumsuzluğunu, doğadan kopmuşluğunu sezdirici bir yolla xx. yüzyıl ortasında yeni bir öz ve biçimle veren tiyatro türü. aristocu anlamda usla bağdaşmaz bir öz ve biçim kullanır. örn. samuel beckett ve eugene lonesco'nun ilk oyunları. (us-dışı tiyatro).

Suspens synonyms : resuspend, actor manager, act drop, alto, alter, venture, arousal, alley theme, commotion, agitation, after piece, acting style, active hero, buck fever, guess, modify, animations, commotions, change, drama, hazard, emotion, analyze, ardour, agitations, acting manager, amateur theater, acrobacy, adaptability, pretend, abstractionism.

Suspens zıt anlamlı kelimeler, Suspens kelime anlamı

Believe : Varsaymak. Güven duymak. Kanmak. İnancı olmak. İman etmek. Kani olmak. Güvenmek. Zannetmek. İnanmak. Sanmak.

Trust : Güven duymak. Ümit. İtimat. Bakım. Koruma. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Güvenilir kişi. Kredi vermek. İnanmak. Ümit etmek.

Certainty : Muhakkak. Katiyet. Kuşkusuzluk. Belirli olma. Kesinlik. Belirlilik. Açıklık. Gerekirlik. Emniyet. Kesin olan şey.