Suspense türkçesi Suspense nedir
- Erteleme.
- Bir oyunda seyircinin merakını uyandıracak geciktirme.
- Muallak.
- Geciktirim.
- Şüpheli beklenti.
- Tereddüd.
- Merakta kalma.
- Askıya alma.
- İzleyiciye herhangi bir olayın ortaya çıkacağını duyurmak, fakat sonucu durmaksızın geciktirerek onu sürekli bir bekleme, gerginlik, sıkıntı, yürek oynaması içinde bırakmak, soluk kesici bir durum yaratmak biçiminde kendini gösteren anlatım çeşidi.
- Askıda kalma.
- Endişe.
- Belirsizlik.
- Kararsızlık.
- Merakla bekleme.
- Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır.
- Tereddüt.
- Kesilme.
Suspense ile ilgili cümleler
English: Ali couldn't stand the suspense any longer.
Turkish: Ali belirsizliğe daha fazla katlanamadı.
English: The suspense is killing me!
Turkish: Beklemek beni öldürüyor!
Suspense ingilizcede ne demek, Suspense nerede nasıl kullanılır?
Suspense account : Muallak hesap. Geçici muallak hesap. Muallaktaki hesap. Edimli olarak yapılmış bir işlemin sonucunu göstermeyip diğer sayışımların düzen ve tutarlılığını sağlamağa öteki sayışımlardaki kimi işlem ya da bilgileri toplamağa ve birleştirmeye yarayan sayışım. Askıdaki hesap. Düzenleyici sayışım. Askıda tutulan hesap. Geçici hesap. Muvakkat hesap.
Suspense accounts : Bir alış verişin gerçek sonucunu göstermeyip sadece sayışım gereği ve değerleri izlemek amacıyla açılan sayışımlar. Düzenleyici sayışımlar. Geçici hesaplar.
Anxious suspense : Merakta kalma. Endişeli bekleyiş.
In suspense : Muallakta kalarak. Endişeyle. Tereddütle. Gergin (kimse). Merakla. Muallakta. Askıda. Tereddüdle. Sinirli.
Keep in suspense : Muallakta bırakmak. Endişelendirmek. Endişe uyandırmak. Merakta bırakmak.
Suspension clause : Askıya alma hükmü. Askıya alma şartı.
Keep someone in suspense : Merakta bırakmak. Birini merakta bırakmak. Birini meraklandırmak.
Suspens : Heyecan. Oyunun seyirci üzerinde uyandırdığı gerilim duygusu.
Suspension bridge : Asma köprü.
Suspenseful : Süspans dolu. Merak uyandıran. Meraklandıran. Endişeli. Şüpheli. Merak içinde.
İngilizce Suspense Türkçe anlamı, Suspense eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Suspense ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cunctation : Tehir. Geciktirme.
Continuances : Devam etme. Sürüp gitme. Temdit. Kalıcılık. Devam. Süreklilik. Uzatma. Süre.
Demur : Karşı çıkmak. Etmek. Duraksama. Tereddüt etmek. Karşı koymak. İtiraz etmek. Kabul etmemek. İtiraz. Zorluk çıkarmak.
Deferral : Ertelenme. Tecil. Vade. Gecikme. Henüz gerçekleşmemiş bir gelirin veya giderin hesaplarda izlenmesi. Borcu ödemede gecikme. Henüz gerçekleşmemiş bir gelirin veya giderin bilançoda izlenmesi. Daha sonraki tarihe alma.
Cold feet : İsteksizlik. Çekinmek. Korku.
Dither : Eli ayağına dolanmak. Eli ayağı titremek. Telaşa kapılmak. Kararsızlık ve heyecana kapılmak. Panik yapmak. Telaş. Tereddüt etmek. Duraksamak. Titremek.
Dubiety : Kuşkululuk. İkirciklik. Şüphelilik. Şüpheli olma.
Hesitancy : Hezitansi. İkircim. Duraksama. İkircik.
Adjourning : Sonraya bırakmak. Ertelemek. Geciktirmek. Sonraya bırakma. Dağılmak. Geçmek (bir yere). Son vermek (oturum vs).
Cessation : Durdurulma. Duruş. Fasıla. Mola. İnkıta. Ara. Ara verme. Sona erme. Durma.
Suspense synonyms : amputation, fluctuations, pending, hesitation, fluctuation, concern, ambiguity, amphibiousness, pend, dread, concernment, equivocacy, changeability, demurring, darks, abscissions, fickleness, doubt, equivocalities, ambivalence, amphiboly, abeyant, limbo, agita, deferment, anxiousness, deferments, abscission, hesitations, demurral, incertitude, amputations, dimness.
Suspense zıt anlamlı kelimeler, Suspense kelime anlamı
Certainty : Açıklık. Kuşkusuzluk. Belirli olma. Emniyet. Belirlilik. Kesin olan şey. Katiyet. Muhakkak. Olasılık kuramında bir olayın gerçekleşme olasılığının tam, yani 1'e eşit olması ya da gerçekleşmesinin kesinliği, bk. gerçekleşmeme olasılığı. Gerekirlik.
Suspense ingilizce tanımı, definition of Suspense
Suspense kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Indetermination. Indecision. As, the suspense of a person waiting for the verdict of a jury. Held or lifted up. The state of being suspended. Held or prevented from proceeding. Specifically, a state of uncertainty and expectation, with anxiety or apprehension.

Bu kısımda Suspense kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Suspense ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Suspense anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Suspense ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.