Sweaters türkçesi Sweaters nedir

  • Hırka.
  • Az paraya çok çalıştıran işveren.
  • Üç kuruşa işçi çalıştıran patron.
  • Sömüren işveren.
  • Süveter.
  • Köle gibi çalıştıran patron.
  • Pulover.
  • Kazak.

Sweaters ile ilgili cümleler

English: Jale is wearing two sweaters under her coat.
Turkish: Jale ceketinin altında iki kazak giyiyor.

English: All sweaters of this type are out of stock now. We'll order them from the main store in Tokyo.
Turkish: Şu anda bu tür tüm kazaklar bitti. Onları Tokyo'daki ana mağazadan sipariş edeceğiz.

Sweaters ingilizcede ne demek, Sweaters nerede nasıl kullanılır?

Turtleneck sweater : Boğazlı kazak.

Sweater : Pulover. Süveter. Üç kuruşa işçi çalıştıran patron. Hırka. Kazak. Sömüren işveren. Az paraya çok çalıştıran işveren. Köle gibi çalıştıran patron.

Sweated : Sömürülen işçinin ürettiği. Sömürülen. Az ücretle çalışan. Üç kuruşa çalışan.

Sweated labor : Az ücretli iş.

Sweat band : Ter bandı.

Sweat it out : Terleyerek veya terleterek atmak. Korkuyla beklemek. Zorla ağzından almak. Zor kullanarak bülbül gibi öttürmek. (zor kullanarak) konuşturmak. Gergin beklemek. Endişeyle beklemek.

Sweat off : Ter atmak.

Sweat shirt : Eşofman.

Sweat shop : Çalışanların az maaş aldıkları kötü çalışma koşullarına sahip işyeri.

 

Sweat joint : Terleme ek. Bakır boruların eklenmesinde kullanılan bir lehimli ek.

İngilizce Sweaters Türkçe anlamı, Sweaters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sweaters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Individual : Birey. Kişi. Belirli bir tür içinde kimi özellikleriyle öbürlerinden ayrılan ve bölünmez bir bütünlüğü olan varlık. 2-bir toplumu oluşturan birimlere verilen ad. Fert. Tek kişilik. Kimse. Zat. Başlıbaşına. Şahsi. Kişisel.

Garment : Elbise. Kılıf. Giysi. Kisve. Giyecek. Esvap. Örtü. Giyim. Giyim eşyası. Giydirmek.

Slipovers : Düğme veya diğer bağlayıcı malzemeler kullanmaksızın yapılan ve kolaylıkla giyilip çıkarılabilen elbiseler. Süeter.

Jumper : Kazak üzerine giyilen kolsuz elbise. Geçici bağlantı teli. Matkap. Kaya matkabı. Kazak (kadın için). Atlatıcı. Bebek önlüğü. Bluz ya da kazak üzerine giyilen kolsuz elbise.

Masterful : Amir. Amirane. Buyurgan. Egemen. Ustalıklı. Ustaca. Hakim. Dediğini yaptıran. Zorba.

Turtle : Kaplumbağa (su). Tosbağa. Su kaplumbağası. Sukaplumbağası. Kaplumbağa. Deniz kaplumbağası. Denizkaplumbağası. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri.

Someone : Bir kimse. Biri. Şahsiyet. Önemli kimse. Kimse. Birisi.

Cardigan : Yün ceket. Örme yün ceket. Örgü ceket. Ceket. Galler'de yerleşim yeri.

Turtleneck : Dik yaka. Balıkçı yaka. Balıkçı kazağı. Kaplumbağa boynu. Dik yakalı kazak. Yüksek yaka.

Woolies : Yün fanila. Yün iç çamaşırı. Yünlüler. Yün çamaşır. Tüylü (bitki). Yünlü giysi. Yüne benzeyen. Yün giysiler. Yünlü kumaş.

Sweaters synonyms : perspirer, mortal, jerseys, jumpers, wooly, cossacks, pullovers, cardie, somebody, soul, cossack, neckband, sweatshirt, polo neck, slipover, kazakh, cossach, jersey, neckline, pullover, sweater, woolly, woollies, person, cardigans.