Sweep rate türkçesi Sweep rate nedir

  • Süpürüm hızı.
  • Eksicik ışınları borusunda, eksicik demetinim ışılışıldanır bürgüyü tarama hızı.
  • Fizik alanında kullanılır.
  • Tarama hızı.
  • Süpürme hızı.

Sweep rate ingilizcede ne demek, Sweep rate nerede nasıl kullanılır?

Sweep : Süpürüp atmak. Dönemeç. Süpürme. Tarama. Tarayıcı. Hepsini almak. Ocakçı. Erim. Kerata. Sürüklemek.

Rate : Fiyat belirlemek. Fırça atmak. Sınıflandırmak. Hak etmek. Farzetmek. Demografi ve epidemiyolojide en sık kullanılan ölçümler olan, incelenen nüfusta belirli bir sürede görülen belli bir olay sayısının, bu olay bakımından risk altında bulunan nüfus dilimine bölünmesiyle elde edilen ve çoğunlukla on binde veya binde şeklinde ifade edilen ölçüt. Değer biçmek. Göreli hız. Kur. Layık olmak.

Sweep along : (yelkenli vb) süzülmek. Süpürüp gitmek.

Sweep aside : Kenara süpürmek. Bir kenara kaldırmak.

Sweep away : Coşturmak. Yok etmek. Ortadan kaldırmak. Silip süpürmek. Heyecanlandırmak. Sürüklemek. Alıp götürmek. Süpürüp temizlemek. Süpürmek. Süpürüp atmak.

Sweep before one : Sürüklemek. Önüne katmak.

İngilizce Sweep rate Türkçe anlamı, Sweep rate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sweep rate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Abnormal reflection : Üşeryuvar (iyonosfer) katmanının dönüşül sıklığının üstündeki telsiz dalgalarının yansıması. Olağandışı yansıma.

Refresh rate : Yenileme oranı. Yenileme hızı. Ekran yenilenme sıklığı. Ekran tazelenme sıklığı. Ekran tarama sıklığı.

Accumulation coefficient : Bir yüzeyde yüzerilen özdecik yoğunlaşması artış hızının, söz konusal özdeciklenin değişim evresindeki yoğuşumuna oranı. Birikim katsayısı.

Absorption loss : Emme kaybı. Soğurma kaybı. Absorpsiyon kaybı. Bir ortamdan geçen ya da bir ortamın yüzeyinden yansıyan bir erke türünün bir kesiminin başka bir erkeye dönüşerek yitimi. Emme yitmesi. Soğurum yitimi. Emme yitiği.

Acoustic absorptivity : Ses soğurganlığı. Ses emiciliği katsayısı. Bir yüzey tarafından soğurulan ses erkesinin yüzeye vuran erkeye oranı. Ses emiciliği.

Absorptivity : Soğurma katsayısı. Bir ortamın, bu ortamın sınırlarının hiç bir etkisi olmamak koşulu ile, birim kalınlığının iç yutma çarpanı. Emebilirlik. Bir yüzeye vuran ışınım erkesinin yüzeyce soğurulan bölüğünün ölçüsü. Emme sığası. Soğurganlık. Yutma katsayısı. Emme yetkesi. Yutuculuk. Emme kapasitesi.

Accelerometer : İvmeyi ölçen aygıt. İvmelenmeyi ölçen cihaz. Gösteren ve kaydeden bir cihaz (havacılık). İvme ölçer. Doğrusal ya da dönel ivmeyi ölçme işinde kullanılan aygıt. İvme ölçme aleti. Devinen bir cismin ivmesini ölçen aygıt. İvmeölçer. İvmeyi ölçen.

Absolute units : Salt birimler. Temel kütle. Temel birimler olarak uzunluk, zaman ve kütleyi alan birimler kümesi. Saltık birimler.

Absolute zero : Salt sıfır. Saltık sıcaklık ölçeğinde sıfır noktası : -273°c. Mutlak sıfır. Saltık sıfır. Mutlak sıfır noktası (eksi 273 derece santigrat).

 

Abcoulomb : Saltık birimler dizgesindeki elektrik yükü birimi. Saltık coulomb. Cgs sisteminin elektromanyetik birimi. Abkulon. On kulon.

Sweep rate synonyms : absolute concentration, absorption band, acoustic feedback, absorptiometer, absorption edge, absolute magnitude, abampere.