Swimsuit türkçesi Swimsuit nedir

Swimsuit ile ilgili cümleler

English: Since Jale gained weight over the winter, I think it's likely her swimsuit won't fit her anymore.
Turkish: Jale kış boyunca kilo aldığı için, sanırım büyük olasılıkla onun mayosu artık ona uymayacak.

English: That swimsuit looks really good on you.
Turkish: O mayo sizde gerçekten iyi görünüyor.

English: I'm wearing my swimsuit under my clothes.
Turkish: Elbiselerimin altına mayomu giyiyorum.

English: Ali tried to return the swimsuit for a larger size, but the clerk told him that wasn't allowed.
Turkish: Ali mayoyu daha büyük bir bedenle değiştirmeye çalıştı fakat tezgahtar ona izin verilmediğini söyledi.

English: I ordered this swimsuit from France.
Turkish: Bu mayoyu Fransa'dan sipariş ettim.

Swimsuit ingilizcede ne demek, Swimsuit nerede nasıl kullanılır?

Swimsuits : Mayo. Kadın mayosu.

Swims : Islatmak. Yüzmek. Dönmek. Taşmak. Yüzdürmek. Dolmak.

Outswims : - den daha iyi yüzmek. -den daha hızlı yüzmek. Yüzme konusunda daha iyi olmak.

Swim against the current : Akıntıya kürek çekmek. Akıntıya karşı yüzmek. Burnunun dikine gitmek. Olmayacak duaya amin demek. Akıntıya karşı küre çekmek.

Swim against the tide : Çoğunluğa uymamak. Egemen olan görüşe karşı gelmek. Akıntıya kürek çekmek.

 

Swim like a brick : Yüzme bilmemek. Batmak.

Swim in : İçinde yüzmek.

Swim bladder : Balığın suyun içinde dengede durabilmesini sağlayan içinde gaz dolu olan organ. Birçok kemikli balıkta çeperi sindirim kanalıyla aynı yapıda, içi hava ve diğer gazlarla dolu olan, hidrostatik denge, solunum, ses çıkarma ve ses almada görevli yapı, yüzme kesesi, gaz kesesi. Gaz kesesi. Hava kesesi. (balıkta) hava kesesi. Yüzme kesesi. Birçok kemikli balıkta çeperi sindirim kanalı ile aynı yapıda, içi hava ve diğer gazlarla dolu olan, hidrostatik denge, solunum, ses çıkarma ve ses almada görevli yapı. yüzme kesesi.

Swim with : İle dolu olmak. Kaplı olmak.

Be in the swim : Haberdar olmak. Faal bir hayat sürmek. Faal bir sosyal hayatı olmak. Haberi olmak. Katılmak. Yer almak. Yeralmak.

İngilizce Swimsuit Türkçe anlamı, Swimsuit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Swimsuit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tank suit : Tek parça mayo. Monokini. Tank giysisi.

One piece bathing suit : Tek parça mayo.

Bikini : Pikinni mercanadası. Bikini mercanadası. Bikini. Pasifik okyanusu'ndaki marshall adaları'nda 1946-1958 yılları arasında birleşik devletler tarafından atom bombaları denenmiş bir mercan ada.

Bathers : Hamama giden kimse. Yüzmeye giden kimse.

Costume : Giysi. Tayyör. Kisve. Her türlü dış etkenlerden korunma, güzel ve çekici görünme, bağlı bulunduğu toplumsal sınıfı belirtme, yaşadığı ruhsal durumu dışa vurma, geleneklerin ve modanın etkisini yansıtma amacıyla giyilen, örtünülen, kuşanılan doğal ya da yapay nesnelerin tümü. Elbise giymek. Sahne elbisesi. Kıyafet. Kostüm.

 

Bather : Hamama giden kimse. Yüzmeye giden kimse.

Garment : Giyim. Giysi. Elbise. Esvap. Örtü. Kılıf. Giyim eşyası. Giyecek. Giydirmek. Kisve.

Swimsuit synonyms : maillot, swimming costume, bathing suit, bathing costume, beachwear, two piece, bathing dress, swimsuits, swimming trunks, costumes, bathing trunks, swimwear, swimming suit.