Sycophant türkçesi Sycophant nedir

Sycophant ingilizcede ne demek, Sycophant nerede nasıl kullanılır?

Sycophantic : Dalkavukluk gibi. Dalkavukça. Yağcı gibi. Yalakalık yapan. Yaltaklanan.

Sycophantically : Dalkavukça.

Sycophanticly : Dalkavukça.

Sycophants : Dalkavuk. Parazit. Parazitlik.

Sycophancy : Parazitlik. Yağcılık. Dalkavukluk. Yalakalık.

İngilizce Sycophant Türkçe anlamı, Sycophant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sycophant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crawler : Bebek tulumu. Sümüklüböcek. Tırtıl. Krol yüzücü. Böcek. Yaltakçı. Paletli araç. Tırtıl zincirli makine.

Cadger : Beleşçi. Otlamak. Dilenci. Otlakçı. Anaforcu.

Lackey : Çuhadar. Uşak. Yalaka.

Parasitism : Vücutta parazitlerin yol açtığı hastalık. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Parazitizm. Asalaklık. Bir ortak yaşama tipi olup bir arada yaşayan iki farklı organizmadan birinin diğerinin zararına ortaklıktan yararlanması; herhangi bir konak üzerinde yaşama. 2.organik bileşik yapma yeteneğini kaybetmiş bazı bitkilerin besin ihtiyaçlarını emeçleri ile üzerinde yaşadıkları konak bitkiden sağlaması. parazitlik. Parazitlerden kaynaklanan hastalık. Bitki bitki, bitki hayvan ya da hayvan hayvan arasında olabilen ve parazitin konukçudan faydalanması sonucu konukçunun zarar görmesi. Bir ortak yaşama tipi olup bir arada yaşayan iki farklı organizmadan birinin diğerinin zararına ortaklıktan yararlanması, asalaklık, antagonistik simbiyozis. simbiyontun fayda gördüğü ancak konağın zarar gördüğü simbiyozis. parazitlerin neden olduğu enfeksiyon veya enfestasyon. Asalak yaşama durumu; ektilik, yelmeşiklik.

 

Coaxers : Sataşan kimse. Takılıp kızdıran kimse. Tatlı sözlerle kandıran kimse.

Droned : Asalak. Homurdanmak. Tekdüze bir sesle aralıksız konuşmak. Tembelce yaşamak. Başkasının sırtından geçinmek. Monoton bir sesle söylemek. Vızıldamak. Tembellik etmek. Haylazlık etmek.

Adulators : Yaranmaya çalışan kimse. Yalaka.

Fawners : Kıç yalayıcı. Yağdanlık. Yalaka. Yaltakçı.

Deadheads : Boş kalkan otobüs. Bedavacı. Sıkıcı tip. Bir yere giriş parası vermeden giren kimse. (çiçek) ölü başları temizlemek. Giriş kartı sahibi. Kuruyan çiçekleri toplamak. Biletsiz yolcu veya seyirci.

Cadgers : Anaforcu. Otlakçı. Otlamak. Dilenci. Beleşçi.

Sycophant synonyms : goody goody, bumsucker, entozoon, cestoid, fawner, bloodsuckers, brown nose, cringing, atmospherics, drones, cajolers, entozoan, cajoler, creeper, butteries, fetus in fetu, toady, endoparasite, cestodes, helminth, flatterer, brownnoser, deadhead, buttery, adulator, ass kisser, truckler, coaxer, cestode, drone, groveller, sycophancy, bootlickers.

Sycophant ingilizce tanımı, definition of Sycophant

Sycophant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A talebearer. An informer. To play the sycophant. Hence, to calumniate. To inform against.