Syllable türkçesi Syllable nedir

  • Seslem.
  • Bilgisayar, gramer alanlarında kullanılır.
  • [#hece Hecelemek].
  • Bir nefes hamlesi içinde çıkan, tek bir ses veya ses grubundan oluşan, yalnız başına kelime olabilen veya kelime oluşumunda görev alabilen ses birliği, türkçenin kök kelimeleri genellikle tek hecelidir: o teklik şahıs zamiri, üz- «üzmek», al- «almak»; bu, şu; yüz- «yüzmek» süz- «süzmek»; alp «alp, yiğit», art, ant; kurt, yurt, sarp, tar-; ya-pı tar-tı vb.
  • Soluk-vuruşu.
  • Hece.
  • Soluk-vurgusu.
  • Nota.

Syllable ile ilgili cümleler

English: In Esperanto, the second-to-last syllable is accentuated.
Turkish: Esperanto'da sondan ikinci hece vurguludur.

English: Which syllable receives the stress in the word "Australia"?
Turkish: "Avustralya" kelimesinde hangi hece vurgu alır?

English: In Esperanto, the penultimate syllable is stressed.
Turkish: Esperanto'da sondan bir önceki hece vurguludur.

English: In Esperanto, the penultimate syllable is always stressed.
Turkish: Esperantoda sonuncudan bir önceki hece her zaman vurgulanır.

English: In Esperanto, the syllable before the last one is always stressed.
Turkish: Esperantoda, sonuncusundan önceki hece daima vurgulanır.

Syllable ingilizcede ne demek, Syllable nerede nasıl kullanılır?

Syllable approah : Heceleri birleştirme temeline dayanan bir okuma yolu. Heceleyerek okuma yöntemi.

 

Syllable hyphen : Hece ayırma çizgisi. Hece kesme.

Syllable limit : Birden fazla heceden oluşan bir kelimenin telaffuzunda, ciğerlerden gelen hava akımının başlangıç noktası ile bitiş noktasını birleştiren aralığı; kelimenin telaffuzundaki hava akımında nefes baskısının en düşük olduğu nokta. örnek olarak eksik kelimesinde hece sınırı / k / ve / s /, köprü kelimesinde / p/ ve /r/ sesleri arasında, çalışmak ve buluşmak kelimelerinde ise ş’den sonradır. Hece sınırı.

Syllable structure : Hece yapısı.

Accented syllable : Vurgulu hece. Vurgulanmış olan kelime.

Stressed syllable : Kelimelerde vurguyu üzerinde bulunduran hece: okumuş’ıluk ‘gitme!, ‘yazma, kapı’ya ‘gelmeyiniz, ‘pekala! ey’vah! vb. Vurgulu seslem. Vurgulu hece.

Long syllable : Uzun hece. Ünlüsü uzun olan hece: alim (a-lim), inayet (ina-yet), mevcudiyet (mevcudiyet), rica (rica), ilmi (ilmi), ailevi (ailevi) vb. karşıtı kısa hece’dir. Uzun seslem.

One peaked syllable : Tek doruklu hece. Duyulma gücü en yüksek olan sesin bir veya iki yanında açıklık derecelerine göre sıralanan seslerden oluşan hece. türkçenin bütün heceleri tek dorukludur ve hecenin doruğu da her zaman bir ünlüdür. al, alt, yol, denk, yurt, bu, su vb.

Unstressed syllable : Kelimelerde üzerinde vurgu bulunmayan, ötekilere oranla daha güçlü nefes baskısı taşımayan yan hece: okumuşluk, gitme, yazma, kapıya, gelir ken, bile mem vb. yukarıdaki örneklerin aralıklı dizilmiş heceleri vurgusuz hecelerdir. Vurgusuz seslem. Vurgusuz hece.

Short syllable : Kısa seslem. Yalnızca ünlü veya ünsüz+ünlü kuruluşunda olan hece; ünlüsü kısa olan hece: o-lu-şum, ki-şi, bi-ze, i-yi vb. bir de bk. açık hece. Kısa hece.

 

İngilizce Syllable Türkçe anlamı, Syllable eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Syllable ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Memorandum : Genelge. Andıç. Not. Bir işlem için, hatırlatma yazılımı; unutulmaması gerekli işleri yazmağa yarar günlemeçli yazılık. Muhtıra. Ansıtaç. Tecimde kullanılan yazılım kağıdı yarısı kadar bir kağıt üzerine genişlemesine ekleme biçiminde yazılan uyarı. Memorandum.

Articulate : Eklemli. Anlaşılır. Söylemek. Açık seçik konuşmak. Eklemlerle birleştirmek. Açıkça söylemek. Boğumlu. Açık seçik belirtmek. Tane tane söylemek.

Note : İşaretlemek. Bir sesin konumu ve perdesi ile biçimi ve süresini gösteren işaret. Fatura. Söz etmek. Belirti. Yazıntı. Senet. Pusula. Belge.

Spelled : Anlamına gelmek. Diye okunmak. Hecelenen. Nöbetini devretmek. Yerine çalışmak. Hecelenmiş. Etkilemek. Büyülemek. İmlasını yazmak.

Reduplication : Pekiştirme. İki misline çıkma. Artırma. İki misline çıkarma. Tekrar ikiyle çarpma. İkileme. İki katına çıkma. Tekerrür. İki katına çıkarma.

Antepenultimate : Sondan üçüncü hece. Sondan üçüncü.

Spell out : Ayrıntılı olarak açıklamak. Bir bir anlatmak. Güçlükle sökmek. Ayrıntılarıyla açıklamak. Heceleyerek okumak. Harf harf okuma. En anlaşılır veya ayrıntılı biçimde açıklamak.

Ultima : Son hece.

Intonations : Tonlama. Tonlanma. Ses tonunun yükselip alçalma şekli. Ses uyumu. Şive. Titremleme. Ses perdesi. Ezgileme işlemi.

Spell : Büyü. Çalışma sırası. Harf harf kodlamak. Kısa mesafe. Kısa süre. Sökmek. Sıra. Dönem. Diye okunmak. Büyülemek.

Syllable synonyms : antepenultima, language unit, solfa syllable, linguistic unit, penultima, syllabise, intonation, syllabled, expletive, syllabicate, written music, syllabifies, syllabics, syllabify, penultimate, music, musics, articulates, word, penult, syllabic, syllabize, syllabifying, syllabified, antepenult, articulating, syllables, diplomatic note.

Syllable ingilizce tanımı, definition of Syllable

Syllable kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To pronounce the syllables of. To articulate. To utter. An elementary sound, or a combination of elementary sounds, uttered together, or with a single effort or impulse of the voice, and constituting a word or a part of a word. In other terms, it is a vowel or a diphtong, either by itself or flanked by one or more consonants, the whole produced by a single impulse or utterance. One of the liquids, l, m, n, may fill the place of a vowel in a syllable. Adjoining syllables in a word or phrase need not to be marked off by a pause, but only by such an abatement and renewal, or reënforcement, of the stress as to give the feeling of separate impulses. [Bakınız: Guide to Pronunciation], §.