Hece nedir, Hece ne demek

Hece; bir dil bilgisi terimidir. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Hece" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Oyunlar aruz ve hece olmak üzere iki kesime ayrılmıştı." - M. And
  • "Okumak sözünde üç hece vardır."

Yerel Türkçe anlamı:

Nice.

Dil bilgisi olarak anlamı:

Bir solukta çıkarılan ses veya ses birliği: Ah, oh, bak, üst, alt, kalk, dört, oda (o-da) , üzüm (ü-züm) , araba (a-ra-ba) , kelebek (ke-le-bek) , kanatlarını (ka-nat-la-rı-nı) ve benzeri

Gramer anlamı:

şahıs zamiri, üz- «üzmek», al- «almak»; bu, şu; yüz- «yüzmek» süz- «süzmek»; alp «alp, yiğit», art, ant; kurt, yurt, sarp, tar-; ya-pı tar-tı ve benzeri

Bir nefes hamlesi içinde çıkan, tek bir ses veya ses grubundan oluşan, yalnız başına kelime olabilen veya kelime oluşumunda görev alabilen ses birliği, Türkçenin kök kelimeleri genellikle tek hecelidir: O teklik

Edebi terim anlamı:

(Divan edebiyatı terimi) Hicvin başka bir adı.

Diğer sözlük anlamları:

Mezar taşı.

Bilimsel terim anlamı:

Kelimeyi meydana getiren boğumlardan her biri, ki en az bir açınıktan ve bazen bir açınıkla birlikte bir arada söylenebilen birkaç abanıktan ibarettir. Hecede yer alan açınığa veya bazı dillerde kimi vakit selenliye HECE ÖZEĞİ veya DORUĞU, bazen de HECELİKLİ SESLİK (Centre ou sommet de la syllabe, Phonème syllabant) denir. AÇIK HECE (Syllabe ouverte) sonu agınık, KAPALI HECE (Syllabe fermée) de sonu abanık olan hecedir.

 

Azerbaycan Türkçesi: heca; Türkmen Türkçesi: bogun; Gagauz Türkçesi: kısım; Özbek Türkçesi: boğin; Uygur Türkçesi: boğum;Tatar Türkçesi: icek; Başkurt Türkçesi: ijek; Kmk: buwun; Krç.-Malk.: bölüm; Nogay Türkçesi: buwın;Kazak Türkçesi: buwın; Kırgız Türkçesi: muun; Alt:: üye; Hakas Türkçesi: uya; Tuva Türkçesi: slog; Şor Türkçesi: kezek~pölük; Rusça: slog

İngilizce'de Hece ne demek? Hece ingilizcesi nedir?:

syllable

Fransızca'da Hece ne demek?:

syllabe

Hece hakkında bilgiler

Kelimeleri oluşturan, en küçük birimi harf olan ve ağzın tek hareketinde sarf edilebilen ses modelidir. Türkçede en az bir harf, en çok dört harften oluşur ve içinde en fazla bir tek sesli harf bulunur.

Hece ile ilgili Cümleler

  • İngilizce'de "-est" eki tek heceli kelimelere gelip "en" manası verir istisnalar dışında.
  • Onu senin için heceleyerek okuyayım.
  • "Bludgeon"'u nasıl hecelersin?
  • Bu nasıl heceleniyor?
  • Bunu heceleyebilir misin?
  • Birçok kadın zar zor isimlerini heceleyebildi.
  • Bu kelimenin üç hecesi var.
  • Heceler misiniz, lütfen?
 

Hece anlamı, tanımı:

Hece ölçüsü : Belirli sayıdaki hece kümelerine dayanan şiir ölçüsü, parmak hesabı, hece, hece vezni.

Hece taşı : Mezar taşı.

Hece vezni : Hece ölçüsü.

Hece yutumu : Kelime içinde benzer hecelerden birinin düşmesi: -turur -tur, -dur.

Açık hece : Ünlü ile biten hece.

Kapalı hece : Ünsüzle biten hece: Kalk, bak gibi.

Orta hece düşmesi : Orta hecede bulunan vurgusuz ünlünün bazı durumlarda düşmesi, haploloji.

Uzun hece : İçinde uzun ünlü bulunan hece: Âdet, kâtip gibi.

Vurgulu hece : Bir kelimede vurgunun bulunduğu hece.

Vurgusuz hece : Bir kelimede vurgu bulunmayan hece.

Hececi : Millî Edebiyat döneminde hece ölçüsüyle şiirler yazan beş şairden her biri. Hece ölçüsüyle şiir yazan şair.

Hececilik : Hececi olma durumu.

Heceleme : Hecelemek işi.

Hecelemek : Bir kelimenin hecelerini teker teker söylemek. Bir kelimeyi ilk bakışta okuyamayıp heceleri teker teker okumak.

Heceletme : Heceletmek işi.

Heceli : Herhangi bir sayıda hecesi olan.

Hecelik : Hece miktarında olan.

Elifin hecesi var gündüzün gecesi var : "kolay ve düzgün başlayan bir iş hep öyle sürüp gitmez, güçlüklerle ve aksaklıklarla da karşılaşılabilinir" anlamında kullanılan bir söz.

Tek heceli dil : Çince ve Tibetçe gibi kelimeleri tek heceden oluşan dil.

Soluk : Rengi kaybolmuş, matlaşmış (nesne). Rengi atmış olan, solmuş, uçuk. Akciğerlere çekilen, akciğerlerden atılan hava, nefes. Tarz. Ciğerlere hava alıp verme. Parlaklığını, gücünü yitirmiş (ışık).

Birli : As. Bir parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden bir tane bulunan.

Seslem : Hece.

Ölçü : Değer, itibar. Belirlenmiş boyut. Ölçme sonucu bulunan rakam. Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan. Bir ezginin eşit bölümlere ayrılışı. Ölçüt. Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi. Aşırı olmama, ılımlı, uygun olma durumu. Bir şiirdeki dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu, vezin.

Kelime : Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük.

Küçük : Niceliği az olan. Geri aşamada. Niteliği aşağı olan, bayağı. Küçük abdest. Yaşı daha az olan. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Değersiz, önemsiz. Kısık, parlak olmayan (ses).

Birim : Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir kümenin her elemanı. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri.

Hece : Hece ölçüsü. Bir solukta çıkarılan ses veya ses birliği, seslem.

Hece bilmecesi : Bir kelimeyi meydana getiren heceleri örtülü bir tarzda söyliyerek o kelimenin bilinmesini istemek esasına dayanan bilmece.

Hece binişmesi : Yanyana gelen iki benzer heceden birinin yok olması: Pazar ertesi'nden Pazartesi gibi.

Hece bölümü : Yabancı dillerden gelen bazı sözcüklerdeki Türkçenin yapısına uymayan tek hecelerin, Türkçede iki heceye ayrılması : (emr) > emir, (hükm) > hüküm, (nötr) > nötür vb.

Hece dengesi : Uzun ünlüsü olan bir hecenin kısa ünlüsü olan iki heceye ayrılıp denkleşmesi: Ana Türkçede kök: Moğolcada küke; Ana Türkçede âb: Türkçede av, Moğolcada aba.; Ana Türkçede küç: Yakutçada küüs vb.

Hece denkleşmesi : Uzun ünlü taşıyan bir hecenin kısa ünlüsü olan iki heceye ayrılarak denkleşmesi olayı: Ana Altayca köke> Ana Türkçe kök «gök», Moğ. köke; ana Altayca ere> T. er, Moğ. ere; Tkm beş >Yak. bies «beş»; Tkm. bol-> Yak. buol- «olmak»; Tkm. ot, Yak. uot «ot»; Tkm. tört> Yak. tüört «dört» vb.

Hece doruğu : [Bakınız: Doruk ve Hece] (Derleme., yükseklik doruğu) Hece içinde en yüksek olan ses: Bal, alt, üst, Türk sözcüklerindeki ünlüler gibi.hece kapanması(Derleme.. hece değişmesi, hece niteliği değişirimi) Çok heceli bazı sözcüklerde açık olan birinci hecenin kapanması ve kapalı olan ikinci hecenin açılması Komisyon< (komsiyon) , sarmısak< (sarımsak) , tomurcuk< (tomrucuk) , yumurcak< (yumrucak) vb. Hecenin duyulma gücünün en yüksek olduğu nokta. Hece doruğunu, duyulma güçlerinin yüksek olduğu görülen ünlüler, kayan ünlüler ve bazen de ünsüzler oluşturur. || Türkçede hece doruğunu her zaman bir ünlü oluşturur ve hecenin diğer sesleri doruğun bir veya iki yanında açıklık derecelerine göre sıralanır. ak, su, kal, alt, sarp, brak, bronz gibi. || Bazı ünlemlerde akıcı ve hışıltılı sesler de hece doruğu olabilir; kşt, pst, prt gibi || Türkçenin heceleri hep tek dorukludur. Diğer dillerde Ar. sabr, ömr, nakl, devr, zehr; Almanca Stamm, Zahl; İng. sleep, stop örneklerinde görüldüğü üzere çift doruklu hece türleri de vardır.

Hece düşmesi, haploloji : Azerbaycan Türkçesi: heca düşümü ~ gaplologiya; Türkmen Türkçesi: gaplologiyaa ~ bogun düşmesi; Gagauz Türkçesi: gaplologiya ~ *kısım düşmesi; Özbek Türkçesi: boğin tuşişi ~ gaplologiya; Uygur Türkçesi: gaplologiyä ~ boğumniň çüşüp qelişi; Tatar Türkçesi: icek qısqaru ~ gaplologiyä; Başkurt Türkçesi: gaplologiya ~ ijekten töşöp qalıwı; Kmk:gaplologiya ~ *buwunnu yutuluwu; Krç.-Malk.: gaplologiya; Nogay Türkçesi: buwmtüsüwî ~ gaplologiya; Kazak Türkçesi: buwın tüsüwi; Kırgız Türkçesi: muundun sıygılışıp tüşüpkalışı; Alt:: gaplologiya ~ üyede tüňey tabıştardıň tüjeri; Hakas Türkçesi: gaplologiya ~uyalar tüsçetkenî; Tuva Türkçesi: gaplologiya; Şor Türkçesi: gaplologiya ~ *kezek tüşçatkanı;Rusça: gaplologiya

Hece işareti : Ses bakımından değeri hece olan işaret: v=ev, q=aq, l=al vb.

Hece kaynaşması : Bir kelimede yanyana bulunan iki veya daha çok hecedeki seslerin yahut da yanyana bulunan iki kelimeden birincinin son sesi ile ikincinin önsesinin birleşip kaynaşması ve dolayısıyla hece sayısının azalması olayı: ET. -ne erse ne > EAT. nesene > TT. nesne; ET. yiğirmi >TT. yirmi, EAT. ol ara >TT. ora, EAT. şol ara >TT. şura, EAT. bu ara >TT. bura; bad-i hevâ>bedava, kahve altı>kahvaltı, çehâr şenbe>çarşamba, yaz-a u-madım>yazamadım, ne için>niçin?, ne asıl>nasıl?, sütlü aş>sütlaç, ne edeyim?>nideyim? Anad. ağzl.: geliyorum>geliyom, alıp beri gelmek>Babermek «getirmek», ne şekil>neşBal «nasıl?» vb. Azerbaycan Türkçesi: afrikat; Türkmen Türkçesi: boğun gnsgalması; Gagauz Türkçesi: *kısımkauşması; Özbek Türkçesi: boğinlar ixçamlasuvi; Uygur Türkçesi: addiylişiş; Tatar Türkçesi: ike süzarasındağı iceklär berläsüwe; Başkurt Türkçesi: ijektärzen tarqaliwi; Kmk: buwundagisozuk awazni tüsüwü; Krç.-Malk.: bölümleni kıshartılması; Nogay Türkçesi: buwinbîrîguwî; Kazak Türkçesi: buwindardin kirigüwi; Kırgız Türkçesi: muundardm şireşüüsü; Alt::üyenin kıskartılganı; Hakas Türkçesi: uyalarnın hısharalthanı; Tuva Türkçesi: diyereza; Şor Türkçesi: *kezek kıskartılganı; Rusça: oproşçeniye slogov

Hece koşuğu : Hece ölçüsüyle söylenen koşuk.

Diğer dillerde Hece anlamı nedir?

İngilizce'de Hece ne demek? : adj. syllabic

n. syllable

Fransızca'da Hece : syllabe [la]

Almanca'da Hece : n. Silbe

Rusça'da Hece : n. слог (M)