Synergie türkçesi Synergie nedir

  • Sinerjik.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Birlikte faaliyet gösteren ve ayrı ayrı yaptıklarından daha fazla etki yapan.

Synergie ingilizcede ne demek, Synergie nerede nasıl kullanılır?

Synergies : Eş etkime. Birliktelik. Eş etkinlik. Görevdaşlık. Sinerji.

Synergic : Sinerjik. Diğer bir şeyle aynı hedefe yönelik hareket, faaliyet veya etki gösteren. Birlikte çalışan. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Karşılıklı. Birlikteli.

Synergid : Sinerjit. Ovülün mikropil ucunda, ovumun yanında duran, hücre duvarı olmayan iki hücreden biri. sinergit.

Synergism : Sinerjik olma durumu. sintropi, sinerjizm. Bir şeyin, diğer bir şeyle aynı amaca yönelik, faaliyet, hareket veya etki göstermesi, özellikle diğer bir şeyle beraber çalıştığı veya uygulandığı zaman her birirnin tek başına oluşturduğu hareket, faaliyet veya etkiden daha fazlasını oluşturması hali, sinerji. İki veya daha fazla mikroorganizmanın birbirinin etkisini destekleyerek birlikte oluşturdukları bir sonucu, enfeksiyonu veya durumu ifade eden terim. Güçlendirici. Sinerjizm. Sinerji. Eş etkinlik. Sinergizm. Sinerjizma. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Synergist : Sinerjist. Aynı yönde etki eden. Görevdeş. Eş etkin ilaç.

Synergistic : Karşılıklı etkili olan. Birbirine bağlı. Diğerinin etkisini arttıran. Sinerjik. Eş etkin. Etkileşen. Sinerjistik.

 

Sulphonamide synergists : Folik asit sentezi sırasında, dihidrofolatın trihidrofolata indirgenmesini sağlayan dihidrofolat redüktaz enzimini baskılayarak etki gösteren ve bu şekilde sülfonamidlerle sinerjik etki oluşturan trimetoprim ve ormetroprim gibi dap türevleri. Sülfonamid sinerjistleri.

Viral synergism : Viral sinerjizim. Bir konağın birden fazla virüsle birlikte enfekte olması durumunda, konakta her virüsün ayrı ayrı neden olduğu semptomlardan daha şiddetli semptomların ortaya çıkması durumu.

Syneresis : Büzülme (pelte). Sinerez. Birleme. Birlenme. Bir peltenin, sıvı kesimini birden geri vererek oylumunu küçültmesi. Büzülme. Sineresis. Serum ayrılması. Sıvı bırakımı.

Synergistic action : Sinerjik etki.

İngilizce Synergie Türkçe anlamı, Synergie eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Synergie ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Synergic : Birlikte çalışan. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Birlikteli. Diğer bir şeyle aynı hedefe yönelik hareket, faaliyet veya etki gösteren. Karşılıklı.

Action : Devinme. Öykülü bir filmin, bir televizyon oyununun konusunu oluşturan olaylar dizisi. bu konuyu başlatan, geliştiren, sonuca ulaştıran olayların sıralanmasından oluşan durum. Olgu. İs. Savaş. Etki. Amel. Çarpışma. Eylem: bir iş, hareket yapmak, bir davranışta bulunmak. davranış: bir değişiklik getirebilecek etki uyandırabilecek düşünce ya da hareket. bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi; bu hareketten ortaya çıkan gelişim. baş olgu: oyunun temasını geliştiren başlıca olay, öykü, gelişim. sıra olaylar: bir oyunun metninde yer alan arka arkaya sıralanmış durumlar ve olaylar. iç aksiyon: oyunun havasını kuran gelişim. dış aksiyon: oyunun olaylarında var olan hareket ve durumların gelişimi. konuşma aksiyonu: oyunun konuşmalarında var olan devingenlik. oyunu ileriye götüren anlatımdaki itici güç. Hukuk, gitar, sinema, televizyon, tiyatro, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Potentiation : Potansiyelizasyon.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Synergistic : Etkileşen. Eş etkin. Diğerinin etkisini arttıran. Birbirine bağlı. Karşılıklı etkili olan. Sinerjistik.

Activity : Gaz karışımında ya da sıvı çözeltide bulunan bir özdeğin etkin derişimi. bir ışınetkin özdekte birim zamandaki parçalanma sayısı. Faaliyet. Bilgisayar, bilişim, eğitim, fizik, kimya, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Eylem. Etkin olma durumu, bazı etkileri oluşturma yeteneği. ilaç veya zehirli maddelerin vücuda alındıktan sonra etkisini gösterme durumu, aktivite, ilaç molekülünün almaçları uyarma veya baskılama yeteneğinin bir ölçüsü. İşlem. Kimyasal gerilimi logaritmik olarak veren nicelik. İşleklik. Etki. İş.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Aardvarks : Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Synergie synonyms : natural process, natural action, theological doctrine, acacia, a site, abductor muscle, abambulacral area, abo blood groups system, a cells, synergy, abiotic factor, aardwolf, a protein, abiotic environment, aardvark.

Synergie zıt anlamlı kelimeler, Synergie kelime anlamı

Antagonist : Hasım. Rakip. Muhalif. Düşman. Bir ilacın, hormonun veya nörotransmitterin etkisine zıt etki yapan herhangi bir madde. karşıt olarak hareket eden, kasların kasılmasında iten ve çeken kasların bir birine karşıt hareketi. Karşıt kişi. Baş oyun kişisinin karşısında bulunan, onunla çatışan oyun kişisi. Karşı çıkan. Karşıt olarak hareket eden; kasların kasılmasında iten ve çeken kasların birbirine karşıt hareketi. bir hormonun, nörotransmitterin ya da ilacın etkisine zıt etki yapan herhangi bir madde. Antagonist.