Systemic disease türkçesi Systemic disease nedir

  • Tüm vücudu etkileyen hastalık.
  • Sistemik hastalık.

Systemic disease ingilizcede ne demek, Systemic disease nerede nasıl kullanılır?

Systemic : Sistemli. Sistemik. Vücudu tümüyle tutan, tüm vücudu etkileyen, sistemle ilgili olan. Vücut sistemiyle ilgili. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Vücuda ait. Sistemik (ilaç). Bir sistemle ilgili. bir organizmanın bir kısmıyla değil tümüyle ilgili. Vücut ile ilgili. Dizgesel.

Disease : Sayrılık. Lyme hastalığı. Hastalık. Çeşitli dış faktörlerin etkisi sonucu vücudun bir bölümü veya tamamında normal fonksiyonun bozulması durumu. Rahatsızlık. Nedeni, vücutta oluşturduğu değişimleri ve iyileşme olanağı bilinen veya bilinmeyen, karakteristik belirtiler ve bulgular dizisiyle kendini gösteren vücudun herhangi bir bölümü, organ veya sisteminin normal yapısı ve işlevlerinin kesilmesi veya sapması, sayrılık, maraz, rahatsızlık, hlk. illet, kem, morbus, toga. Maraz. İllet. Dert.

Systemic amyloidosis : Eozinofilik, bağdaşık, hiyalini görünümdeki amiloid maddesinin birçok organ ve dokuda birikimiyle belirgin hastalık, sistemik amiloidozis sendromu. Sistemik amiloidozis.

Systemic amyloidosis syndrome : Sistemik amiloidozis. Sistemik amiloidozis sendromu.

Systemic bioavailability : Sindirim kanalından emilip karaciğere geldikten sonra metabolize olup vena cava inferiyor aracılığında sistemik dolaşıma geçen ilaç oranını ifade eden terim. Sistemik biyoyararlanım.

 

Systemic circulation : Büyük dolaşım. Besinleri dokulara taşımak ve artık maddeleri dokulardan uzaklaştırmak amacıyla kuşlarda ve memelilerde, sol kulakçıktan, sol karıncığa geçen kanın oradan aortayla diğer atardamarlara taşınarak bütün organ ve dokulara kadar gidip kılcal damarlar aracılığıyla toplardamarlara geçerek sağ kulakçığa gelmesiyle meydana gelen kan dolaşımı, sistemik dolaşım, periferik dolaşım. Büyük kan dolaşımı. Sistemik dolaşım. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kuşlarda ve memelilerde, sol kulakçıktan, sol karıncığa geçen kanın oradan ana atardamar (aort) ile diğer atardamarlara taşınarak bütün organ ve dokulara kadar gidip kılcal damarlar aracılığıyla toplardamarlara geçerek sağ kulakçığa gelmesiyle meydana gelen kan dolaşımı.