Table of contents türkçesi Table of contents nedir

  • İçindekiler.
  • İçerikler.
  • Sayfa sırasına göre bir kitap veya broşürde yer alan konuları gösteren liste.
  • İçindekiler listesi.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Kitabın başında bulunan ve alfabetik dizin olmayan içindekiler.

Table of contents ingilizcede ne demek, Table of contents nerede nasıl kullanılır?

Table : Görüşmeyi veya tartışmayı ileri bir tarihe bırakmak (bir tasarı veya mesele hakkındaki). Listeye geçirmek. Sunmak. Yemek. Tablo. Ertelemek. Çizelge. Cetvele yazmak. Üzerinde masatopu oynamağa yarayan, uzunluğu 274 cm., genişliği 152,5 cm., yerden yüksekliği 76 cm. olan, üstü koyu donuk boyalı, kenarlarına oyun alanını belirten 2 cm. kalınlığında beyaz çizgiler çekilmiş masa. Her öğesi, hiçbir belirsizlik söz konusu olmadan bir ya da birkaç dizin sayısı ile belirtilebilen bir veri dizisi.

Of : -dan. -in. -den. Karşı. Li. -nın. Yüzünden. -li. İle ilgili. -nin.

Contents : Kapsam. İçeriği. İçerik. İçindekilerin listesi. Muhteva. İçindekiler.

Table of contents entry : İçindekiler girdisi.

Table of contents options : İçindekiler seçenekleri.

Table of random numbers : Rastlantılı sayılar çizelgesi. Rastlantılı seçimler yapmak üzere başvurulan, 0'la 9 arasındaki tam sayılardan tümüyle rastlantılı olarak seçilip beşli kümeler biçiminde sıralanmış sayılar dizisi.

 

Table of figures : Şekiller dizini. Şekiller tablosu.

Table of authorities : Kaynakça.

Table of points : Durum göstergesi. Ayaktopu kümesinde takımların her karşılaşmada elde ettikleri sayıların toplamını gösteren çizelge. bu sayıların toplamı ile ortaya çıkan gösterge küme birincisini belli ettiği gibi tüm öteki takımların dizisini de ortaya koyar.

Table of logarithmus : Logaritma tablosu. Tersüstel tablosu.

İngilizce Table of contents Türkçe anlamı, Table of contents eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Table of contents ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abort : Düşük yapmak. Bebek düşürmek. Dölütünü düşürtmek. Yarımcık saklamak. Baş tutmamak. Bir işi yarım bırakmak. Boşa çıkmak. Durdurmak. Lağvetmek. Çocuk düşürmek.

Compends : Özet. Kısaltma. Envanter.

Abnormal end : Olağandışı sonlanma.

Absolute device : Salt aygıt. Mutlak aygıt.

Acception : Benimseme. Kabul. Kabul edilmiş anlam. Onaylama.

Absolute loader : Mutlak yükleyici. Salt yükleyici.

Ingredients : Malzemeler. İçerik maddeleri. İçindeki malzemeler. Harç. Malzeme. İçerik öğeleri. İçerik.

Abbreviate : Kısaltmak. Sadeleştirmek. Özetlemek. Kırpmak. İhtisar etmek.

Toc : İçt. Bir kitap veya döküman içindeki bilgiler için düzenlenmiş başlıklar listesi ve karşılaştırmalı sayfa numaraları.

Ac adapter : Aa bağdaştırıcısı. Da bağdaştırıcısı. Ac bağdaştırıcısı.

Table of contents synonyms : accelerator key, abort sequence, access key, contents, access mechanism, access control, abstract syntax tree, compend, access control entry, accent bar, accent char.