Contents türkçesi Contents nedir
- İçindekilerin listesi.
- Bilgisayar alanında kullanılır.
- İçindekiler.
- Kapsam.
- Muhteva.
- İçerik.
- İçeriği.
Contents ile ilgili cümleler
English: Ali opened the small box and emptied the contents on the table.
Turkish: Ali küçük bir kutu açtı ve içindekileri masaya boşalttı.
English: Ali poured the contents of his glass into the sink.
Turkish: Ali bardağının içindekileri lavaboya döktü.
English: Ali displayed the contents of his wallet.
Turkish: Ali cüzdanının içindekileri gösterdi.
English: Ali looked through the contents of the package.
Turkish: Ali paketin içeriğine baktı.
English: Ali dumped the contents of his briefcase out on the table.
Turkish: Ali evrak çantasının içindekileri masaya döktü.
Contents ingilizcede ne demek, Contents nerede nasıl kullanılır?
Contents entry : İçindekiler öğesi.
Contents note : İçerik notu. Fişte, kitabın kaynakçasal kimliğinden sonra verilen; ciltler ya da bölümler üzerinde açıklık kazandıran bilgi.
Build table of contents from : İçindekiler tablosunun yaratılacağı kaynak.
Document contents architecture : Belge içerik mimarisi.
Mark table of contents entry : İçindekiler tablosu öğesini imle. İçindekiler girdisini imle.
Devoid of its contents : Boş. Maddesi olmayan. İçeriksiz. İçeriği olmayan. Hiçbir şey içermeyen.
Field contents : Alan içeriği.
Clear contents : İçeriği temizle.
Cell contents : Hücre içeriği. Bir elektronik devresinin içindeki bir hücrenin içerdiği bilgi.
Table of contents entry : İçindekiler girdisi.
İngilizce Contents Türkçe anlamı, Contents eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Contents ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Implicit : Örtülü. Tam. Kesin. Açık anlam ya da anlatımların altında yatan, üstü kapalı olan ya da bir nesnede gizil olarak bulunan. İtirazsız. Üstü kapalı. Dolaylı olarak anlaşılan. Dahili.
Toc : İçt. Bir kitap veya döküman içindeki bilgiler için düzenlenmiş başlıklar listesi ve karşılaştırmalı sayfa numaraları.
Extension : Uzantı. Bilgisayar, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ek süre. Genişletme. İlave. Uzatma. Dahili telefon hattı. Ekstensiyon. Aktarım eki. Bir olgu, kavram ya da anlatımın anlamsal çerçevesi ya da tanımsal kuşatımı. bk. içerim.
Abort sequence : Durdurma dizisi.
Accent char : Vurgu karakteri.
Contenting : Memnun kılmak. Öz. Mutlu etmek. Tatmin etmek. Olumlu oy miktarı. Esas. Hoşnut etmek. Memnun etmek. Lehte oy kullananlar.
Context : Bir olay ya da anlatımın anlamını belirten ve içerimlerini saptamaya yarayan olgusal, kavramsal ya da dizgesel çerçeve. Şartlar. Bir cümlede, bir konuşmada veya bir metin içinde yer alan herhangi bir kelimenin anlamının daha iyi belirlenebilmesi ve başka anlamlarından ayırt edilebilmesi için, kendisini çevreleyen ve karşılıklı ilişkide bulunduğu öteki öge veya ögelerle oluşturduğu bütün. söz gelişi baş kelimesi dün başım çok ağrıyordu ibaresinde «insan başı» anlamına geldiği halde, kumaşın iki başındaki eğrilik ibaresinde «kumaşın uçları», havuz başı, ocak başı, mangal başı sözlerinde «bir şeyin yakını, çevresi», başı çekmek deyiminde «bir işe önayak olmak, öncülük etmek»; her işin başı sağlıktır cümlesinde «esas, temel»; söz başı, ay başı, yıl başı kelime gruplarında «başlangıç», bu çocukla baş edemiyorum cümlesinde ise «hakim olamama, disiplin altına alamama» anlamlarını vermektedir. baş kelimesinin sıralanan örneklerdeki bu birbirinden farklı anlamları, ancak, o cümleler içinde kendisini çevreleyen ve karşılıklı ilişkilerde bulunduğu diğer ögelerle oluşturduğu bütün, yani bağlam sayesinde belirlenebilmektedir. Bağlam. Genel durum. Sözün gelişi. Ortam. Bir sözcüğün, tümce içinde birlikte geçtiği ve anlamının belirmesi için incelenmesi gerekebilen tümce kesimleri. bir bilgisayar dizgesindeki görevlerin işletilebilmeleri için işletim dizgesinin sağladığı ortam. Durum. Bilgisayar, bilişim, gramer alanlarında kullanılır.
Included : Dahil edilmiş. Dahil olan. İçinde. Dahil. Bağımlı. İçerilen.
Access control : Giriş kontrolü. Erişim denetim. Erişim denetimi. Erişim kontrolü. Sistemler veya dosyalara sınırlanmış erişim.
Access control entry : Erişim denetim girdisi. Erişim denetleme girişi.
Contents synonyms : tabular array, coverage, ingredients, comprehension, contains, accelerator key, abbreviate, substance, abort, ingredient, gauges, deref, contextual meaning, enclosures, abnormal end, access mechanism, access key, contextual mea ning, substances, ac adapter, coverages, extent, enclosure, meanings, meaning, acception, content, extents, gauge, absolute loader, contexts, list, table.
Contents ingilizce tanımı, definition of Contents
Contents kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : [Bakınız: Content].

Bu kısımda Contents kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Contents ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Contents anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Contents ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.