Tach türkçesi Tach nedir

Tach ile ilgili cümleler

English: A guy with a big mustache started following me.
Turkish: Büyük bıyıklı bir adam beni takip etmeye başladı.

English: A card was attached to the gift.
Turkish: Hediyeye bir kart tutturulmuştu.

English: A fat guy with moustache just walked in.
Turkish: Bıyıklı şişman adam sadece içeri yürüdü.

English: A kiss without a mustache is like a bowl of soup with no salt.
Turkish: Bıyıksız bir öpücük bir kase tuzsuz çorba gibidir.

English: A kiss without a mustache is like an egg without salt.
Turkish: Bıyıksız bir öpücük tuzsuz bir yumurta gibidir.

Tach ingilizcede ne demek, Tach nerede nasıl kullanılır?

Tache : Taş.

Tacheometer : Takometre.

Tachi : Taşi.

Tachina flies : Tırtılsinekleri. Gelişme evresini zorunlu olarak bir başka böcek kurtçuğu, özellikle bir tırtıl üzerinde geçiren, kısa duyargalı sinekler familyası; asalak sinekler. ipek böceğine saldıran türleri de vardır.

Tachistoscope : Projeksiyon makinesi. Bir göstericiye takılarak kullanılan, sayı ya da sözcüklerin görüntü ile parlaklık derecesini denetleyen, hızla değişen görsel uyaranlar oluşturarak genellikle okuma yazma öğretiminde görsel algılamanın geliştirilmesine yardımcı olan araç. Takistoskop. Algılatma aygıtı. Hızlı göstergeç.

 

Tachometer : Devirölçer. Fizik, madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Devir sayacı. Hızölçer. Motorun devir sayısını ölçen alet. Devir sayısı ölçer. Dönüşölçer. Devir ölçer. Takometre. Donüşölçer.

Tachography : Takografi.

Tachistoscopic : Takistoskop ile ilgili.

Tachograph : Takoğraf. Takograf. Devir saati. Otobüs gibi taşıtlarda bulunan ve yapılan hızı. Takometre. Kilometre saati. Duraklamaların süresini ve sürücünün ne kadar direks.

Tachs : Kopça.

İngilizce Tach Türkçe anlamı, Tach eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tach ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Claps : Alkışlamak. Oturtmak. El çırpmak. Yerine koymak. Çarpmak. Dokunmak. Kemer tokası. Çırpmak. Hafifçe vurmak.

Hasping : Çile. Kopçalamak. Tutturmak. Kilitlemek. Toka. Asma kilit. Çengelli iğne. İplik makarası. Makara.

Speedometer : Hız göstergesi. Hızölçer. Hız saati. Kilometre saati. Hız ölçer. Kilometre saati dişlisi. Spidometre. Kilometre göstergesi. Sürat saati.

Tachometer : Donüşölçer. Takimetre. Devirölçer. Motorun devir sayısını ölçen alet. Fizik, madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Devir sayacı. Hızölçer. Hız ölçen aygıt. (bunun alıcıya takılan ve saniyedeki resim sayısını gösterenleri alıcıya ekli motora takılınca, hangi hızda çalıştığını gösterir). Devir ölçer. Devir sayısı ölçer.

Tachograph : Takograf. Duraklamaların süresini ve sürücünün ne kadar direks. Otobüs gibi taşıtlarda bulunan ve yapılan hızı. Kilometre saati. Takoğraf. Devir saati.

 

Speedometers : Hız saati. Hızölçer. Hız ölçer. Sürat saati. Kilometre saati dişlisi. Spidometre. Kilometre göstergesi. Kilometre saati. Hız göstergesi.

Measuring system : Ölçme dizgesi. Ölçüm sistemi. Ölçüm dizgesi. Ölçme sistemi.

Tachometers : Takometreler. Hızölçer.

Tach synonyms : tacheometer, tachs, frogs, speedo, measuring instrument, hasp, fastener, hasped, buckle, measuring device, clasp, speed indicator, tachographs, buttonhook, revolution counter, frog, hasps.