Tailbone türkçesi Tailbone nedir

  • Belirli ağırlıktaki kimse.
  • Kuyruk kemigi.

Tailbone ingilizcede ne demek, Tailbone nerede nasıl kullanılır?

Tailbones : Kuyruk kemigi. Belirli ağırlıktaki kimse.

Tailboard : Arka kapak. Arka panel. Egzoz uç borusu. Bagaj kapağı. Yükleme kapağı.

Tailback : Trafik tıkanıklığı nedeniyle oluşan kuyruk. Arka. Araba kuyruğu.

Tailbacks : Trafik tıkanıklığı nedeniyle oluşan kuyruk. Araba kuyruğu.

Tail absense : Kuyruksuzluk. Sığır, kedi ve domuzlarda görülen ve kuyruğun biçimlenmemesiyle belirgin kalıtsal yapılış bozukluğu. kimi koyun ve köpek ırklarında bir ırk özelliği olarak biçimlenir.

Tail after : Peşine takılmak.

Tail assembly : Kuyruk takımı.

Tail beam : Bindirme kiriş.

Tail end : Son. Arka kısım. Kuyruk. Son uç. En son kısım. Uç. Arka uç. Kıç.

Tail bone : Kuyruk kemiği.

İngilizce Tailbone Türkçe anlamı, Tailbone eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tailbone ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pelvis : Havsala. İdrar boşluğu. Üreterin böbrek ile birleştiği yerde genişleyen bölgesi. kuyruk sokumu kemiği ile kalça kemiği arasında kalan boşluk. pelvis. Alt karın. Leğen kemiğinin kapsadığı içbükey boşluk. Küçük leğen. Leğen. Pelvis. Leğen kemiği.

 

Vertebral column : Vertebral kolon. Belkemiği. Hayvanların sırt bölgesinde bulunan ve eğe kemikleri ile etraf iskeletini taşıyan omurlardan oluşan sütun. Omurga. Bel kemiği.

Coccyx : Kuyruksokumu kemiği. Kuyruk kemiği. Uca. Omurganın sakrum ucundaki son parçası. Koksiks. Koksıks. Kokiks. Kuyruk sokumu.

Backbone : Şey. Omurga. Direk. Karakter kuvveti. Belkemiği. Maneviyat. Temel. Karakter gücü. Esas. Hayvanların sırt bölgesinde bulunan ve eğe kemikleri ile etraf iskeletini taşıyan omurlardan oluşan sütun.

Bone : Tartışma konusu. Sünük. Kemik fosfatı. Kılçıklarını ayıklamak (balık). Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kemiğin önce bir alkali çözeltisinde, sonra bir hidroklorik asit çözeltisinde işlenip daha sonra kireçle çöktürülmesiyle elde edilen, en az % 17 fosfor içermesi koşul olan bir ürün. Hafızlamak. İskeleti oluşturan, içinde kollagen teller ve kalsiyum tuzları bulunan, süngerimsi kemik ve sert kemik olmak üzere iki tipi olan, kasların bağlanmasıyla hareketi sağlayan, uzun, kısa ya da değişik boylarda olabilen, sertleşmiş bir özelleşmiş bağ dokusu tipi. Omurgalı hayvanlarda iskeleti oluşturan, kemik dokusundan meydana gelmiş, çeşitli büyüklüklerde, sert, dayanıklı parçalar. Kemikler.

Rachis : Orta damar (yaprak vb.). Başak ekseni. Tüy sapı (zooloji terimi). Eksen. Belkemiği. Omurga. Rakis.

Pelvic girdle : Leğen kuşağı kemikleri. Pelvis kemeri. Omurgalılarda kalça bölgesinde omurgaya bağlanmış ve art bacakları taşıyan kemik ve kıkırdak iskelet. insanda tek parçalı kalça kemiği halinde bulunur. pelvik kemeri, aya kemeri. Pelvik kemer. Kalça kemeri.

 

Spinal column : Sırtın arkasından dikey olarak inen birbirine bağlı omur. Omurga bel kemiği. Belkemiği. Spinal kolon. Sulp. Omurilik belkemiği. Omurga.

Os : İçerisinde hava boşluğu bulunan kemik. Ön ayak bilek kemiklerinden alt sıradaki kemiklerin en dışta olanı, os hamatum. Os tarsale ıv. Os kuneiforme intermediolaterale. Geviş getirenlerde ayak bilek kemiklerinden os tarsale ıı ve ııı’ün kaynaşması sonucu oluşan kemiğe verilen ad. Köpekte, ratta ve porsukta varlığı bildirilmiş oluklu sonda biçiminde bir kemik. Os pnömatikum. Os lunatum. Os planum. Osmium.

Tailbone synonyms : coccygeal vertebra, caudal vertebra, pelvic arch, tailbones, hip, back, spine.