Take a shortcut türkçesi Take a shortcut nedir

  • Kestirmeden gitmek.
  • Kestirme yoldan gitmek.

Take a shortcut ile ilgili cümleler

English: I'll take a shortcut across the garden.
Turkish: Ben bahçenin içinden kestirmeden gideceğim.

English: We won't be able to arrive at the harbor in time. Let's take a shortcut.
Turkish: Biz zamanında limana varamayacağız. Kestirmeden gidelim.

Take a shortcut ingilizcede ne demek, Take a shortcut nerede nasıl kullanılır?

Take : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Almak. Kabul edilmek. Yazmak. Tepki. Yakalamak. Alıntı. Çevirim eylemi. Kabul etme (vücut). Etkili olmak.

A : La (müzik terimi). Miktar belirtir. Bir. Herhangi bir. Amperin simgesi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Pek iyi. (herhangi) bir. Belirli bir tür veya nitelikteki. En yüksek not.

Shortcut : Kestirme. Kısaltmalar. Kısayol. Kestirme yol. Kısa yol.

Take a back : Arka planda kalmak. Kendini göstermemek.

Take a back seat : Arka planda kalmak. Geri plana çekilmek. Ön plana çıkmamak. Bir kenara çekilmek. Arka planda yer almak. Önemini yitirmek. Kenara çekilmek. Geri planda yer almak. Köşesine çekilmek.

Take a bad turn : Kötü yönde değişmek.

Take a bathroom : Banyo yapmak. Yıkanmak.

Take a break : Aralık vermek. Aktivitelerde kısa bir araya giden. Paydos etmek. Teneffüse çıkmak. Mola alan. Ara vermek. Mola vermek.

 

Take a breath : Soluk almak. Nefes almak. Ferahlamak. Soluklanmak.

Take a beating : Bozguna uğramak. Dayak yemek. Yenilmek. Çok para kaybetmek. Fark yemek.

İngilizce Take a shortcut Türkçe anlamı, Take a shortcut eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Take a shortcut ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Take a short cut : Keseden gitmek.

Take the shortcut : Kestirme yoldan git. Kestirme yolu kullan.

Cut across : Yolu kısaltmak. Karşı gelmek. Sınırlarını aşmak. Ötesine gitmek. Ötesine geçmek. Keseden gitmek. Geniş kapsamlı olmak. Geçmek. Üstün olmak.

Cut off a corner : Daha kısa mesafeden geçmek. Kısa yol yapmak.

Make a beeline for : Dosdoğru ve çabucak gitmek. Dosdoğru bir yere gitmek. -e hemen gitmek. Doğruca gitmek.

Cut corners : Kısa yoldan gitmek. Keseden gitmek. Bir işte kestirme yollara başvurmak. Kestirme yoldan halletmek. İşin kolayına kaçmak. İşi kısa yoldan çözmek. Ucuza halletmek.