Take apart türkçesi Take apart nedir

Take apart ingilizcede ne demek, Take apart nerede nasıl kullanılır?

Take : Reaksiyon. Çekim. Kabul etme (vücut). (sınava) girmek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası. çevirim oyunluğunda, alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilecek olan, her biri ayrı bir sayıyla belirtilen bölüm. alıcının bir kez çalıştırılması sırasında alıcı açısı, alıcı görüş noktası, alıcı ile çevrilen görünçlük arasındaki uzaklık, mercek çeşidi, vb. etkenlere göre başka başka özellikler gösteren görüntülerin tümü. (bu son durumda görüntüler gerek çerçeve içinde kapladıkları yer, gerek görüş açısı ve noktası, gerekse çevirim sırasında alıcının devinimiyle değişik özellikler kazanır ki, bunların her biri özel bir terimle belirtilir). tv. televizyon yayınında, sinemadaki çekimin özelliklerine karşılık olan durumlar. Etkili olmak. Yakalamak. Yazmak. Alınan taş.

Apart : Uyuşmayan. Parçalar halinde. Uzağa. Ayrı. Uzakta. Ayrı bir yere. Başka. Birbirinden ayrı. Bölüm bölüm. Düşünce olarak farklı.

Take a back : Arka planda kalmak. Kendini göstermemek.

 

Take a back seat : Önemini yitirmek. Bir kenara çekilmek. Geri plana çekilmek. Geri planda yer almak. Arka planda kalmak. Köşesine çekilmek. Kenara çekilmek. Ön plana çıkmamak. Arka planda yer almak.

Take a bad turn : Kötü yönde değişmek.

Take a bashing : Sopa yemek. Dayak yemek.

İngilizce Take apart Türkçe anlamı, Take apart eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Take apart ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Detaches : Çözmek. Ayrılmak. Kopmak. Özel görevlendirmek. Çıkarmak. Çıkmak. Kaldırmak.

Break into pieces : Parçalamak. Parçalanmak.

Dismembered : Uzuvlarını kesmek. Bölmek. Organlarını ayırmak. Parçalamak. Uzuvları bedenden ayırmak.

Detaching : Çıkmak. Özel görevlendirmek. Kopmak. Sökme. Çözmek.

Be effective : Hüküm doğrumak. Etkili olmak. Tesirli olmak. Etkisi olmak. Etkin olmak. Yürürlükte bulunmak.

Allocate : Bölüştürmek. Tahsis etmek. Yer ayırmak. Yerini tayin etmek. Paylaştırmak. Ödenek ayırmak. Pay etmek. Tertip etmek.

Break off : Kopmak. İlişik kesmek. Kat etmek. Birdenbire durmak. Bitmek. Son vermek. Kesmek. İlişiğini kesmek. Kopartmak.

Allotting : Hisselere ayırmak. Hisseye ayırmak. Tahsis etmek. Tanımak (süre). Bölüştürmek. Paylaştırmak. Pay etmek. Vermek (süre). İfraz etmek. Kura ile belirlemek.

Break through : Çıkmak. Engeli geçmek. Görünmek. Yarıp geçmek. Ortaya çıkmak. Atılım yapmak. İlerleme kaydetmek. Üstesinden gelmek. Zorla geçmek.

Take apart synonyms : break into splinters, dismantles, allocates, disjoint, break into fragments, allocated, break, cozening, deflower, allows, coaxed, appropriates, cut into pieces, breaks, cull, demount, detach, allocating, abstract, allots, dismember, cozen, allot, cut to pieces, cozens, abstracts, appropriate, allow, demounting, allowing, disjoints, break into parts, compartmentalised.