Be effective türkçesi Be effective nedir

  • Yürürlükte bulunmak.
  • Sökmek.
  • Hüküm doğrumak.
  • Tesirli olmak.
  • Etkin olmak.
  • Etkili olmak.
  • Etkisi olmak.

Be effective ile ilgili cümleler

English: The law will be effective from the 1st of April.
Turkish: Yasa 1 Nisan'dan itibaren geçerli olacak.

English: The art of modern warfare does not necessarily require soldiers to be armed to the teeth to be effective as combatants.
Turkish: Modern savaş sanatı dövüşçüler gibi etkili olmak için tepeden tırnağa silahlandırılacak askerleri muhakkak gerektirmez.

Be effective ingilizcede ne demek, Be effective nerede nasıl kullanılır?

Be : Anlamına gelmek. -dir. -di. Olmak. -dır. Berylliumb (berilyum). Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. Kalmak. Var olmak. Durmak.

Effective : Yürürlükte. Etken. Yürürlükte olan. Sonuçlandırıcı. Etki yaratan. Geçerli olan. Efektif. Verimli. Sökmek.

Be a bad judge of : Anlamamak.

Be a bad sailor : Deniz tutmak.

Be a bad whip : Kötü araba kullanmak.

Be a bit on : Çakırkeyif olmak.

Be a ball of fortune : Bir durumun kurbanı olmak. Değişikliğe maruz kalmak. Şans topu olmak.

İngilizce Be effective Türkçe anlamı, Be effective eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Be effective ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Be active : Enerjik olmak. Faaliyet göstermek. Hareketli olmak. Aktif olmak. Canlı olmak. Faaliyette olmak. Faal olmak. Meşgul olmak.

Take : Alınan taş. Tutuş. Ele almak. (fotoğraf) çekmek. Götürmek. Çekim. Çevirim eylemi. Kavramak. Yakalamak. Kabul edilmek.

Detaching : Ayırmak. Kopmak. Özel görevlendirmek. Çözmek. Sökme. Çıkmak.

Come into play : Devreye girmek. Meydana çıkmak. Kullanılmaya başlamak.

Effecting : Sonuca vardırmak. Etki etmek. Sonuç verme. Etkileme. Ulaşmak. Gerçekleştirmek. Tesir etme. Üretme. Meydana getirmek.

Have influence : Sözünü geçirmek. Sözü geçmek. Hatırı sayılmak. Sözü geçen olmak. Nazı geçmek. Torpilli olmak. Forsu olmak.

Influence : Tesir. Ses getirmek. Özdeğin sonsuz türlerinden bir ya da birkaçının, başkalarında uyandırdığı her türlü iz ve iz bırakma eylemi. nedensellik,bağlantısı içinde bir nedenin sonucu. Söz geçirmek. Tesir etmek. Nüfuz etmek. Etki. Nüfuz. İkna etmek.

Effected : Gerçekleştirmek. Ulaşmak. Sonuca vardırmak. Meydana getirmek. Etkilenmiş. Etki etmek.

Disjointing : Parçalarına ayırmak. Eklem yerinden ayırmak. Dağıtmak. Ayırmak. Ayrışık. Yerinden çıkarmak. Birleştiği yerden ayırmak. Ek yerlerinden ayırmak. Parçalamak.

Disjoints : Birleştiği yerden ayırmak. Ek yerlerinden ayırmak. Parçalamak. Ayırmak. Yerinden çıkarmak. Dağıtmak. Ayrışık. Parçalarına ayırmak. Eklem yerinden ayırmak.

Be effective synonyms : demounting, demount, disassembles, come into effect, disjoint, prevail, detaches, prevails, having clout, demounted, disassembling, carry weight with, prevailed, apply, demounts, disassemble, bear on, bear upon, influences, break through, cut loose, be in effect, influencing, have control over, detach, effect, take effect, takeing, applicable, become effective, be in force.