Take the opportunity türkçesi Take the opportunity nedir

  • Fırsat bulan.
  • Fırsat elde etmek.
  • Anın avantajını yakalayan.
  • Fırsat yakalamak.
  • Fırsat geçmek.
  • Fırsatını elde etmek.
  • Şans yakalayan.
  • Eline fırsat geçmek.

Take the opportunity ingilizcede ne demek, Take the opportunity nerede nasıl kullanılır?

Take : Pay. Hasat. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tutuş. Ele almak. Yazmak. Çekim. Tutma. Götürmek. Alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası. çevirim oyunluğunda, alıcının sürekli olarak bir kez çalıştırılmasıyla elde edilecek olan, her biri ayrı bir sayıyla belirtilen bölüm. alıcının bir kez çalıştırılması sırasında alıcı açısı, alıcı görüş noktası, alıcı ile çevrilen görünçlük arasındaki uzaklık, mercek çeşidi, vb. etkenlere göre başka başka özellikler gösteren görüntülerin tümü. (bu son durumda görüntüler gerek çerçeve içinde kapladıkları yer, gerek görüş açısı ve noktası, gerekse çevirim sırasında alıcının devinimiyle değişik özellikler kazanır ki, bunların her biri özel bir terimle belirtilir). tv. televizyon yayınında, sinemadaki çekimin özelliklerine karşılık olan durumlar.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık.

 

Opportunity : Elverişli zaman. Meydan. Uygun durum. Münasebet. Elverişli durum. Olanak. Şans. Fırsat. İmkan. Vesile.

Take the action : Harekete geçmek. El koymak.

Take the air : Dışarıya çıkmak. Tenek almak. Dışarıya çıkıp dolaşmak. Hava almak. Hava almak için yürüyüşe çıkmak.

Take the bitter with the sweet : Gülü seven dikenine katlanır. Gülü sevip dikenine katlanmak.

Take the bait : Tuzağa düşmek. Zokayı yutmak. Oltaya takılmak. Zokayı yutturmak. Zokaya gelmek. Yemi yutmak. Oltaya gelmek.

Take the bus : Otobüse binmek. Otobüsle gitmek.

Take the bad with the good : İyi ve kötüyü bir arada kabul etmek. Gülü sevip dikenine katlanmak.

Take the blame : Sorumluluğu üstlenmek. Suçu üstlenmek.

İngilizce Take the opportunity Türkçe anlamı, Take the opportunity eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Take the opportunity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Seize an opportunity : Fırsat bulmak.

Take an opportunity : Fırsat bulmak.

Stand a chance : Şansı olmak.

Take the opportunity synonyms : taking the opportunity.