Taking over türkçesi Taking over nedir

Taking over ile ilgili cümleler

English: Ali is taking over.
Turkish: Ali yönetimi alıyor.

English: Ali is taking over for me.
Turkish: Ali benim yerime geçiyor.

English: I'm taking over.
Turkish: Yönetimi devralıyorum.

English: Ali said he'd be interested in taking over Mary's job when she retires.
Turkish: Ali o emekli olduğunda Mary'nin işini devralmakla ilgileneceğini söyledi.

English: We're taking over.
Turkish: Şirketi devralıyoruz.

Taking over ingilizcede ne demek, Taking over nerede nasıl kullanılır?

Taking : Heyecan. Çalkalanma. Telaş. Alış. Alma. Ele geçirme. Sallanma. Çekici. Çevirim. Sari.

Over : Sona ermiş. Aşkın. Yukarıya. Üzerinden. Fazla. Yukarıda. Üzerine. Fazladan. Bitmiş. Devirmek.

Taking a bath : Banyo yapmak. Yıkanmak.

Taking a breath : Nefes alma.

Taking a long time : Uzun süren.

Taking a position : Bir ihtilafın hangi tarafında olduğuna karar veren. Pozisyon alan.

İngilizce Taking over Türkçe anlamı, Taking over eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Taking over ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Outstand : Tasarlamak. Tasarım yapmak. Katlanmak. Belirgin olmak. Direnmek. Denize açılmak. Limanı terketmek. Dayanmak. Dışında kalmak.

 

Shouldering : Bir sorumluluğu kabul etme eylemi. Omzuna alma. Omuzunda bir yük taşıma eylemi. Omuzla iterek açma. Üstüne alma. Omuzlama. Omuzuna bir silah yerleştirmesi eylemi (askeriye).

Receipting : Alma. Fiş vermek. Makbuz. Kazanç. Tahsilat. Fatura. Alındı. Makbuz vermek. Fış.

Changeovers : Geçiş (bir uygulamadan başka bir uygulamaya). Aktarma. Konum değiştirmek. Yöntem değiştirme. Köklü değişim. Büyük değişiklik. Kale değişimi. Değiştirme. Geçiş.

Assumptions : Sanı. Varsayımlar. Taslama. Takınma. Üstüne alma. Havalara girme. Farzetme.

Commitment : Hapis hükmü. Taahhüt. Bağlanma. Suç işleme. Bağlılık. Sorumluluk. Sadakat. Vaat.

Assumption : Sanı. Hazreti meryem'in göğe kabulü. Üstüne alma. Farzetme. Üzerine alma. Faraziye. Kibir. Tavır.

Endue : Giydirmek. Sağlamak (bazı şeylerle). Elbise giymek. Üzerine almak. Vermek. Giyinip kuşanmak. Örtmek. Giymek. Bazı vasıflarla veya yeteneklerle donatmak.

Punishment : Ağır çalıştırma. Ceza. Sert davranma. Zahmet. Cezalandırma. Ukubet. Hırpalama. Terbiye. Zarar verme.

Absorb : Absorbe etmek. Sönümlemek. İşgal etmek. Çekmek. Kavramak. Bir madde veya sıvıyı emmek, içine çekmek, içine almak, yutmak, absorbe. Almak (dikkati veya enerjiyi veya zamanı veya parayı). İçine çekmek. Absorbe. Özümsemek.

Taking over synonyms : come into prominence, taken over, failover, commissive, takeover, support, be stuck with, bear, punishments, changeover, stands, accept, bears, took over, endues, enduing, endued, own up to, stood, acceptance, accepts, undertaking, undertakings, receipt, stand, adopting, embarkations, liability, absorbs, takeovers, being loaded, liabilities, acceptances.