Talebear türkçesi Talebear nedir
Talebear ingilizcede ne demek, Talebear nerede nasıl kullanılır?
Talebearer : Gammaz. Boşboğaz. Dedikoducu. Müzevir. Laf taşıyan. Dedikoducu kimse.
Talebearers : Dedikoducu. Boşboğaz. Dedikoducu kimse. Laf taşıyan. Müzevir.
Talebearing : Dedikoducu. Gammazlık. Dedikodu yapma. Kovuculuk. Dedikoduculuk. Kovucu.
Tale of lying : Yanıltmacalı masal. Yalan ve abartmalar üzerine kurulmuş masal türü. bk. yanıltmacalı masalcık.
Fairy tale comedy : Peri oyunu biçiminin kapsamına giren, cinler, periler içinde geçen ve çevre olarak bir düş dünyasını ele alan komedya. Peri komedyası.
Conglomerate tale : Arka arkaya anlatılan değişik konulu küçük masallardan oluşan anlatı birimi. (kimi durumlarda, bu masallar dizisinin bir tek masalı oluşturduğu görülmüştür.). Küme masal.
Fairy tale : Kuyruklu yalan. Masal. Peri masalı. Önceleri yoksul ve umutsuz bir durumda iken, doğaüstü güçlerin yardımıyla mutluluğa ve iyi günlere erişen genellikle bir genç kız ya da delikanlının çevresinde oluşan olayları kapsayan güldürüsü az masal türü.
Aetiological tale : Konusunu oluşturan nesnelerle olayların nedenlerini çözümlemeyi amaçlayan anlatı türü. bk. nedenli saga krş. doğa sagası. Nedenli masal.
Explanatory tale : Açıklayıcı masal. Konusunu oluşturan usdışı olaylara açıklık getirmeye çalışan anlatı türü. bk. masal krş. nedenli masal.
Circular tale : Dönüp dolaşıp yine aynı noktaya gelindiğinden bir türlü sonuçlanamayan masal türü. krş. bitimsiz masal, döner masal. Çember masal.
İngilizce Talebear Türkçe anlamı, Talebear eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Talebear ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Telltale : Muhbir. Sayaç. Gösterge. Başkalarının sırlarını açığa vuran kimse. Sırrı açığa vuran kimse. Dedikoducu. Gammaz. İşe giriş saatini yazan makine. İspiyoncu. Gerçeği açığa çıkaran şey.
Rumormonger : Ayaklı gazete. Dedikoducu. Söylentileri veya raporları yayan kimse. Dedikodu yayan kimse.
Gossipmonger : Dedikoducu. Ayaklı gazete. Dedikodu yayan kimse.
Claver : Sohbet. Çene çalmak. Boş aylak işi konuşma. Muhabbet. (esas olarak iskoçça) sohbet. Sohbet etmek.
Newsmonger : Dedikoducu. Ayaklı gazete.
Dirt : Çerçöp. Toprak. Müstehcen söz. Alçaklık. Maden içeren toprak. Kir. Namussuzluk. Çamur. Çer çöp. Pislik.
Chat up : (birine) yazılmak. Ayarlamak. (birine) asılmak. Tavlamak. Flört etmek. Tavlamaya çalışmak. (argo) havadan sudan konuşma. Birine yazmak veya asılmak. Konuşarak tavlamaya çalışmak.
Cank : Konuşmak. Laklak etmek. (argo) sohbet.
Grapevine : Asma. Fısıltı gazetesi. Asma (üzüm). Rivayet. Dedikodu gazetesi. Dedikodu yayma. Söylenti. Çoğu örgütlerde rastlanan informal iletişim ağı.
Gossips : Gevezelik etmek. Dedikodu etmek. Gevezelik. Kaynatmak. Dedikodu yapmak. Çene çalmak. Söz. Laf yetiştirmek. Kov.
Talebear synonyms : rumourmonger, religious movement, gossiper, chitchat, tattler, goss, grapevines, blabbermouth, gossip, taliban, tattletale, chitchats, grapes, gossipry, taleteller, gossiped, hearsay, hearsays.

Bu kısımda Talebear kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Talebear ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Talebear anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Talebear ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.