Grapevine türkçesi Grapevine nedir
- Çoğu örgütlerde rastlanan informal iletişim ağı.
- Söylenti.
- Asma.
- Fısıltı gazetesi.
- Dedikodu yayma.
- Rivayet.
- Asma (üzüm).
- Dedikodu gazetesi.
- Dedikodu.
Grapevine ile ilgili cümleler
English: Hey Tom, I heard through the grapevine that you and Susie are going out. Way to go!
Turkish: Hey Tom, dedikodu vasıtasıyla senin Susie ile çıktığını duydum. Tebrikler.
English: I heard the news through the grapevine.
Turkish: Haberi söylentilerden duydum.
Grapevine ingilizcede ne demek, Grapevine nerede nasıl kullanılır?
Hear through the grapevine : Üçüncü kişilerden haber almak. Söylenti ve dedikodular hakkında bilgi edinmek. Üçüncü kişilerden bilgi almak. Kulağına çalınmak. Kulağına gelmek.
Grapevines : Dedikodu. Rivayet. Dedikodu gazetesi. Fısıltı gazetesi. Söylenti. Asma. Asma (üzüm). Çoğu örgütlerde rastlanan informal iletişim ağı.
Grape berry moth : Tırtıl çağında, çiçek tomurcuklarını, korukları ve olgun salkımları yiyerek, bağlara büyük zarar veren küçük kelebek; balgam. Salkım güvesi.
Grape fruit : Turunçgiller (rutaceae) familyasından, ülkemizin akdeniz kıyılarında meyveleri için kültürü yapıları, her dem yeşil bir bitki. Greyfurt.
Grape hyacinth : Salkımlı sümbül. Türk sümbülü.
Grape sugar : Üzüm şekeri. Hayvan ve bitkilerde bulunan altı karbonlu bir şeker; monosakkarit. üzüm şekeri, dekstroz, glukoz. C6h12o6, glikoz, dekstroz; pek çok hayvansal ve bitkisel sıvıda bulunan ve önemli bir besin olan monosakkarkitler sınıfından bir karbonhidrat. Hayvan ve bitkilerde bulunan altı karbonlu basit şeker, dekstroz, glükoz, monosakkarit, üzüm şekeri. Dekstroz. Glikoz. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Grape pulp : Üzüm cibresi. Üzüm posası.
Boiled grape juice : Pekmez.
Grape oil : Üzüm yağı. Üzüm bitkisinin çekirdeklerinden elde edilen, doymamış yağ asitlerince zengin, güçlü antioksidan etkili maddeler içeren yağ.
Sour grape : Kedi uzanamadığı ciğere murdar der. Henüz olgunlaşmamış üzüm. Koruk. Ekşi üzüm. Elde edilemediği için hor görülen şey (ezop'un the fox and the grapes {tilki ve üzümler} adlı masalından).
İngilizce Grapevine Türkçe anlamı, Grapevine eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Grapevine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Haltered : Yular. İpe çekmek. Kement. İp. Dizgin. Asmak. Korkuluk. Yular takmak. Yedek.
Hearsays : Bir tanığın başka bir kimseden aldığı bilgilere dayanarak yaptığı tanıklık. Şayia. Kulak dolgunluğu. Söz. Kulaktan dolma. Duyuma dayalı anlatım.
Faming : Şöhret. Yaymak. Şan. Söylemek. Ad. Nam. Ün.
Gossips : Kaynatmak. Gevezelik. Dedikodu etmek. Kov. Dedikodu yapmak. Çene çalmak. Gevezelik etmek. Söz. Laf yetiştirmek.
Muscadine : Misket. Misket şarabı. Misket üzümü.
Chitchats : Gevezelik. Çene. Havadan sudan konuşmak. Sohbet. Muhabbet. Laklak. Çene çalmak. Çene çalma. Hasbıhal.
Chat up : (birine) yazılmak. (argo) havadan sudan konuşma. Konuşarak tavlamaya çalışmak. Tavlamaya çalışmak. Birine yazmak veya asılmak. (birine) asılmak. Ayarlamak. Flört etmek. Tavlamak.
Floating : Değişen. Yerleşik olmayan. Değişken. Perdah. Dalgalanan. Yüzen. Kayan. Sabit olmayan. Yüzer.
Story : Anlatı. Yalan. Hikaye. Efsane. Sinema ve televizyon alıcısının, fotoğraf aygıtının merceğinin, üzerine yöneltildiği ve görüntüsünü saptamayı amaçladığı temel varlık, nesne, görünüm. bu yolda saptanmış olan nesne. öykülü bir filmin ya da televizyon oyununun en kısa biçimde anlatılabilecek olgusu. Masal. Kat. Öykü. Bina katı. Henüz oyunluk biçiminde işlenmemiş bir film konusuna verilen yazınsal biçim. bir film tamamlandıktan sonra, bu filmin konusundan çıkarılan ve çeşitli amaçlarla kullanılan yazınsal biçimi.
Grapevine synonyms : vitis labrusca, grape vine, vitis vinifera, vinifera grape, pipeline, vitis rotundifolia, vinifera, common grape vine, genus vitis, vitis, suspension, scandal sheet, gossipry, grapevines, cank, grapes, hanging, overhead, rumors, fox grape, hearsay, gossiped, haltering, narrative, halter, comment, account, gossip, vine, goss, hung, scuttlebutt, halters.
Grapevine ingilizce tanımı, definition of Grapevine
Grapevine kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A vine or climbing shrub, of the genus Vitis, having small green flowers and lobed leaves, and bearing the fruit called grapes.

Bu kısımda Grapevine kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Grapevine ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Grapevine anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Grapevine ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.