Telltale türkçesi Telltale nedir

  • İspiyoncu.
  • Sayaç.
  • Muhbir.
  • Gaz sayacı.
  • İşe giriş saatini yazan makine.
  • Dedikoducu.
  • Gerçeği açığa çıkaran şey.
  • Gammaz.
  • Başkalarının sırlarını açığa vuran kimse.
  • Sırrı açığa vuran kimse.
  • Gösterge.

Telltale ingilizcede ne demek, Telltale nerede nasıl kullanılır?

Telltale clock : Kontrol saati. Bekçi saati.

A telltale tear : Sahte gözyaşı.

Telltales : Muhbir. Gerçeği açığa çıkaran şey. Gösterge. Başkalarının sırlarını açığa vuran kimse. Gammaz. İspiyoncu. Sayaç. Gaz sayacı. İşe giriş saatini yazan makine. Sırrı açığa vuran kimse.

Tell a fib : Uydurmak. Atmak. Yalan söylemek.

Tell a joke : Fıkra anlatmak.

Tell a secret : Sır söylemek. Sır vermek. Sırrı söylemek.

Tell briefly : Kısa kesmek.

Tell a pack of lies : Bir yığın yalan söylemek.

Tell a white lie : Beyaz yalan söylemek.

Tell against : Bir şey birinin aleyhinde olmak.

İngilizce Telltale Türkçe anlamı, Telltale eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Telltale ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Whistle blower : Başka birinin yasa dışı veya gayri ahlaki hareketini açıklayan kimse.

Snitcher : Ajan. Polis ajanı.

Peddlers : İşportacı. Seyyar satıcı. Çerçi. Lafçı. Uyuşturucu satıcısı. Tablacı. Dağıtıcı. Satıcı. Bohçacı.

 

Rat : Parti değiştiren milletvekili. Parti değiştirmek. Kalleşlik etmek. İri fare. İspiyonlamak. İhanet etmek. Hain. Döneklik etmek. Sıçan.

Countered : Kontra yumruk atmak. Karşı gelmek. Karşı atak yapmak. Tezgah. Karşılık vermek. Karşı çıkmak. Karşı koymak. Sayıcı. Karşılıkta bulunmak.

Titular : Yalnız unvandan ibaret. Adı var kendisi yok. Sadece unvanı olan. Yalnızca ünvanı olan kimse. Ünvandan ibaret olan. İtibari. Hak olarak elde tutulan. Lakaba ait. İsmi var cismi yok.

Titulars : Yalnızca ünvanı olan kimse. Adı var kendisi yok. Sadece unvanı olan. İtibari. Lakaba ait. Yalnız unvandan ibaret. Hak olarak elde tutulan. İsmi var cismi yok.

Quidnunc : Meraklı. Meraklı taze.

Countering : Karşılıkta bulunmak. Karşı gelmek. Karşı koymak. Sayıcı. Kontra yumruk atmak. Tezgah. Karşılık vermek. Karşı çıkmak. Karşı atak yapmak.

Legend : Lejand. Söylence. Kitabe. Yazıt. Dinsel nitelikleri olan erkek ve kadınlarla ilgili olaylarla, kutsal varlıklarla ilişkili hayvan, bitki ve nesneleri konu alan masal türü. bk. yerel söylence, tarihsel söylence, nedenli söylence. Bir haritanın türünü, ölçeğini, eşit aralık değeri ve öteki özelliklerini belirlemek için yanlarına eklenen açıklamalar. (harita vb'de) açıklayıcı bilgiler. Bilgisayar, coğrafya alanlarında kullanılır. Açıklamalar. Efsane.

Telltale synonyms : informatory, rumourmonger, peddler, finger man, index, delator, boy scout, denouncer, indicant, cursors, denouncers, babbler, manifestation, indexes, backbiter, recorders, gas counter, indicator, indicants, tattletale, pedlars, tattler, narcs, gas meter, gossip, blabbermouth, whistleblower, denunciator, denotement, meters, telltales, tattletales, narc.

 

Telltale zıt anlamlı kelimeler, Telltale kelime anlamı

Uninformative : Bilgi içermeyen. Bilgi sağlamayan. Bilgilendirmeyen. Aydınlatıcı olmayan. Bilgi vermeyen. Bilgilendirici olmayan.

Telltale ingilizce tanımı, definition of Telltale

Telltale kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Telling tales. A hint or indication. One who officiously communicates information of the private concerns of others. One who tells that which prudence should suppress. Babbling. A thing that serves to disclose something or give information.