Talesmen türkçesi Talesmen nedir

  • Yedek jüri üyeleri.

Talesmen ingilizcede ne demek, Talesmen nerede nasıl kullanılır?

Talesman : Jürideki eksikliği tamamlaması amacıyla çağrılan jüri üyesi. Yedek jüri üyesi.

Tales from shakespeare : 1807 yılında kızkardeşi mary lamb ile beraber charles lamb tarafından yazılan çocuk kitabı. Shakespeare'den hikayeler.

Tell tales out of school : Sırları ifşa etmek. Dedikodu yapmak.

Bear tales : Dedikodu yapmak.

Carry tales : Dedikodu yapmak.

Glandulae genitales accessoriae : Glandula genitales aksessoriya. Glandula vesikularis, prostat ve glandula bulboüretralis bezlerine verilen ortak ad, glandula genitales aksessoria. Erkek üreme eklenti bezleri.

The canterbury tales : Canterbury hikayeleri. Geoffrey chaucer (14'üncü yüzyıl ingiliz şairi) tarafından yazılan çalışma.

Stales : Bayatlamak. Kaşanmak. Bayat. Bayatlatmak. Yorgun. Tükenmiş. Eskimek. Yatkın. İşemek (sığır). Çiş (at, sığır).

Alveoli dentales : Diş yuvaları. Alveoli dentales. Diş köklerinin içine gömüldüğü çukurcuklar, alveoli dentales.

Gyri centripetales : Geviş getirenlerde kalın bağırsakların flexura centralis’ten önce iki kez çevreden merkeze doğru yaptığı kıvrım. Giri sentripetales.

İngilizce Talesmen Türkçe anlamı, Talesmen eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Talesmen ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Commercial traveller : Gezici satış görevlisi. Seyyar satış memuru. Satış temsilcisi. Tecimciler adına ve sayışımına gezerek mal satan ya da mal verme işlemi kabul eden kişi. Gezici satış temsilcisi. Seyyar ticaret acentası. Seyyar ticarethane memuru. Gerici tecim görevlisi.

Greegree : Afrika muskası. Afrika nazar boncuğu.

Traveling salesman : Gezici satış temsilcisi.

Sales representative : Satış danışmanı. Pazarlama mümessili. Plasiyer. Satış temsilcisi. Şirketin ürünlerini pazarlayan satış ajanı. Satış sorumlusu. Pazarlama temsilcisi.

Amulet : Nazar boncuğu. Tılsım. Nazarlık. Nazarı uzaklaştırdığına ve etkisiz duruma soktuğuna inanılan kumaş parçası, mavi boncuk, üzerlik otu, sarımsak, leylek pisliği, deniz hayvanları kabuğu, eski para, kurşun, dua yazılı kağıt, muska vb. Hamail. Hamaylı. İnsan, hayvan, bitki, nesne ve ürünlerinin uygun düşen bir yerine asıldıkları, bağlandıkları, dikildikleri ya da konuldukları zaman onları ölüm, salgın,yersarsıntısı.subaskını, yıldırım, yangın, savaş, büyü, gözdeğmesi gibi daha birçok dokuncalardan koruduğuna ve onlara bolluk, varsıllık, iyi bir gelecek, aşılmaz bir güç sağladığına inanılan doğal ya da yapay nesnelerden her biri. bk. insan muskası, hayvansal muska, bitkisel muska, taş muska, ışıldak muska. krş. tapıncak, atasoy, din, kutyasak. Muska.

Charm : Nazarlık. Büyülemek. Çekmek. Korumak (sihirli bir güçle). Cazip gelmek. Aklını almak. Cezbetmek. Albeni. Büyü. Memnun etmek.

Commercial traveler : Seyyar ticaret acentası. Satış elemanı. Pazarlamacı.

 

Bagman : Gezgin satıcı. (kirli para) tahsildar. Tahsildar. Satıcı.

Travelling salesman : Gezici satış görevlisi. Seyyar satıcı. Kapı kapı dolaşan satıcı. Malları ile birlikte seyahat eden satış temsilcisi. Seyyar satış memuru. Seyyar satış görevlisi.

Pitchman : Tablacı. İşportacı. Boşboşçu. Gezginci esnaf. Seyyar satıcı.

Talesmen synonyms : book agent, gres gris, grigri, roadman, good luck charm, sales rep, salesperson.

Talesmen zıt anlamlı kelimeler, Talesmen kelime anlamı

Nonresident : Görevli bulunduğu yerde oturmayan (kimse). Ülke sakini olmayan kişi. Ülke sakini olmayan. Bölgeye ait olmayan. Yerleşik olmayan. Ülkesi dışında yaşayan (kimse). Geçici olarak oturan. İkamet etmeyen. Okuduğu yerin yerlisi olmayan (öğrenci).